­ İL PROJELERİ | ŞIRNAK
İl Adı Projeyi Düzenleyen Kuruluş Açıklama Detay
MEHMET AĞA KASRI’NIN RESTORASYONU VE TURİZME AÇILMASI PROJESİ
...Devamını Oku
DİKA VE CİZRE BELEDİYESİ
...Devamını Oku
Kentsel altyapının iyileştirilmesine katkı sağlamak, kentin tarihi kültürel kimliğini simgeleyen yapıların korunması için örnek uygulama geliştirmek amacıyla hazırlanan proje DİKA'nın desteğiyle ve Cizre Belediyesi'nin eş finansmanıyla hayata geçirilmiştir. 27.12.2011 tarihinde başlatılan projenin süresi 15 aydır. Konağın restorasyonu bitme aşamasındadır. Sırasıyla aşağıdaki çalışmalar yapılmıştır: 1. Yıkılmak üzere olan bir yapı olan Mehmet Ağa Kasrı’nda 123 Ada 3 parselde yer alan 412, 71 m2 metrekarelik alan restore edildi. 2. Restore edilen bölümden başlayarak yapının kullanılabilir 3 farklı bölümünde, 3 farklı güncel işlevle işlevlendirildi. 3. Geleneksel evlerde oturanlara, mülkiyetine sahip olanlara koruma bilinci geliştirildi. 4. Kentsel yaşam kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlandı.
...Devamını Oku
SOSYAL KALKINMADA SANAT (MEM U ZİN)
...Devamını Oku
ŞIRNAK İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ
...Devamını Oku
Ahmed-i Hani 17. yüzyılda yaşamış edip, şair ve mutasavvıftır. Doğu Bayazıt medreselerinde müderrislik ve İshak Paşa Sarayında kâtiplik yapmıştır. Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe bilen Hani, eserlerini Kürtçe yazmıştır. En bilinen eseri, 17. yy. da Kürtçe yazdığı Mem u Zin’dir. Hanî, Mem û Zîn adlı eserinde, Emir Zeynettin'in güzellikleriyle dillere destan olan Zin ve Sti adlı iki kız kardeşinin Mem ve Tajdin ismindeki iki gençle olan aşklarını şiir şeklinde anlatır. Cizre hükümdarlarından Emir Abdal (Abdullah) oğlu Emir Zeynuddin zamanında hicri 854, Miladi 1450/1451 yılında olay meydana gelmiştir. Mem u Zin’in hayat hikâyesini Hakkârili şair Ahmed-i Hani manzum bir şekilde 1690 yılında kaleme almıştır. Mem u Zin mesnevisinde birbirine âşık olan ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsü, beşeri aşk çizgisinde başlar ve nihayet İlahi aşka dönüşen bir ruhsal yolculukla son biter. Şair; kötülüğü, ikiyüzlülüğü, fitne ve fesatçılığı, dalkavukluğu Bekir’de toplamıştır. Doğruluğu, iyiliği, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği de Mem ve Zin’in şahıslarında toplamıştır. Eser, Türkçe, Farsça, Arapça, Fransızca ve Rusçaya tercüme edilmiştir. Bu hikâye Anadolu’muzda ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da halk arasında çok tanınmıştır. Okumamış kimseler dahi, bazı bölümlerini ezbere okumaktadırlar. Eğitimde tiyatronun bir yöntem olarak kullanılması çağdaş insanın toplumsal ilişkilerini düzenlemesine, kendisini tanımasına, üretmesine ve varlığını sergilemesine olanak sağlamaktadır.Tiyatro aracılığıyla olaylar ve durumlarla bunların arasındaki bağlantılar kolayca öğrenilebilir.Tiyatro dolaylı yoldan anlatılır, bu nedenle başkalarının davranışlarını ve insanın kendi davranışlarını emin bir mesafeden gözleme imkânı vardır. Bugünün sorunları, geçmiş ve gelecekte araştırılabilir. Tiyatroda bir durum somut, aynı zamanda soyut ifadelerle keşfedilir. Olayların yaşanarak gelişmesini içeren aktif bir yöntemdir. Böylece unsurları somutlaştırarak durumu açıklığa kavuşturur. Sosyolojik bir perspektiften bakıldığında bireyler, sadece kendileri değil, içinde yaşadıkları toplumun geçmişi, şimdiki zamanı, geleceği ve aynı zamanda insanlık hakkında da daha derinlemesine bilgi sahibi olabileceklerdir. Tiyatronun bu sosyolojik etkisi göz önünde bulundurulduğunda tiyatro ile ciddi sosyal başarılar elde edilebilir. Bundan dolayı kurumsal olarak; ilimizin kültür ve sanat yelpazesinde çok önemli bir aşk öyküsü olan “Mem-U Zin” adlı öyküyü tiyatro ile canlandırmak, oyunda imkânı kısıtlı ve sanata ilgisi olan gençleri oynatmak ve yerelimizin sosyal kalkınmasına vesile olmayı düşünmekteyiz. İlimizin alameti farikalarından olan Mem u Zin adlı mesnevinin tanıtımının yapılarak bilinirliğinin artırılması için SODES kapsamında hazırlanan projenin uygulama/sahneleme süreci devam etmektedir.
...Devamını Oku
ŞEHRİ NUH DİRİLİYOR PROJESİ
...Devamını Oku
ŞIRNAK VALİLİĞİ
...Devamını Oku
Bu proje; Valiliğimiz tarafından 2012’nin öncelikli projesi olarak seçilmiştir. Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet YILMAZ’ın 09.08.2012 tarihinde Cizre’yi teşrifleri esnasında proje kendisine takdim edilmiştir. Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet YILMAZ; yapılan sunumdan sonra projenin yerindeliği hususundaki inancını beyan etmiştir. Projenin İsmi: Nuh Tufanı, Şırnak ve dünya tarihinde bitiş ve başlangıç anlamına geldiğinden projeye Şehri Nuh Diriliyor denilmiştir. Hz. Nuh’un türbesinin Cizre’de oluşu, Hud Suresinin 44. ayeti Tufan-Hz. Nuh Gemisi’nin Cudi Dağı’nda durduğunu belirtmesi, hayatın içinde, sokakta, mabette, tarihi eserlerde, yer isimlerinde Tufan ve Hz. Nuh’la her adımda karşılaşılması başlıca kültürel bakiyelerdir. Projenin Mahiyeti: Proje 3 Ağustos 2012 tarihinde başlatılmıştır. 31.12.2014’te bitirilmesi hedeflenmiştir. Gerekli olan ödenek Kalkınma Bakanlığı ve Özel İdaremiz tarafından sağlanmaktadır. Ödeneğin ilk dilimi Kalkınma Bakanlığımız tarafından Valiliğimize gönderilmiştir. Bu projenin bir sonraki adımı, bütün Cizre Surlarını ortaya çıkaracak büyük çaplı bir kentsel dönüşüm çalışması olacaktır. Projenin Amacı: İnsanlığın en eski yerleşimlerinden biri olan ve tarihte bilim ve medeniyet merkezi olan Şırnak’ın tarihi ve kültürel değerleriyle ilgili farkındalık yaratılması, Cizre’de bulunan kültürel mirasın gün yüzüne çıkartılması, korunması, projelendirilmesi, restorasyonunun tamamlanması, Bu alanların gençlerin, kadınların ve ailelerin sosyal ihtiyaçlarını giderecek rekreasyon alanlarına dönüştürülmesi, Turizm altyapısının oluşturulması. Projenin Çıktıları: Kışla İdari Binası restore edildikten sonra Kaymakamlık ve Kültür Merkezi olarak hizmete açılacaktır. Yıllardır dokunulamayan tarihi mirasın sahipsiz olduğuna dair algı değiştirilecektir. Kültürel miras korunmuş olacaktır. Genç nüfusun fazla, doğurganlığın yüksek olduğu Cizre’de, acil ihtiyaç olan rekreasyon alanları yaratılacaktır. Surlar gün ışığına çıkarılacaktır. Çarpık yapılaşmalar ortadan kaldırılacaktır. TOKİ marifetiyle yapılacak konutlar sayesinde, gençlerimiz daha sağlıklı ve hizmete ulaşabilir ortamlarda yaşama imkanı bulacaklardır.
...Devamını Oku
DEŞT KÖPRÜSÜ RESTORASYONU
...Devamını Oku
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
...Devamını Oku
Cizre şehir sularının dışında, Deşt Kapısının yakınındaki Yafes mahallesinde 12. yüzyılda yapılan köprü 8,40 m genişliğinde, 108 m uzunluğundadır. Ayakları en az 5 m toprak, moloz altında kalan köprünün kazı ve restorasyonu çalışmaları başlamıştır. Proje 01.01.2013 yılında tamamlanmıştır.
...Devamını Oku