­
Mardin

Genel Bilgiler

PALEOLİTİK DÖNEM

[3] . 

Anadolu, coğrafi konumuyla kıtalar arasında doğal bir köprü oluşturur. Asya’dan Avrupa’ya doğru uzanan bu yarımada boyutlarından beklenmeyecek kadar çok çeşitli iklim bölgelerine sahiptir. Kurak ve yarı kurak düzlüklerden, yayvan ya da iğne yapraklı ormanların olduğu dağlara, alüvyonlu kıyı ovalarından buzullarla kaplı yüksek dağlara kadar çok farklı iklim bölgesi bir aradadır.

Anadolu yarımadası, insanın bu yayılımında ve özellikle Avrupa’ya geçişinde bir köprüydü. Bunda Ege adaları’nın ve Marmara Denizi’nin bugünden çok farklı bir yapısı olduğu ve geçişi bugünden çok farklı bir yapısı olduğu ve geçişi bugüne göre daha kolaylaştırdı.

’Kampüs Alanı’’ yerleşkesinde paleolitik döneme ait önemli bir alandır. Bu alanda yoğun biçimde çakmaktaşları, nodüller ve el baltaları ile işlenmeye hazır taş alet örnekleri bulunmaktadır. Bunlardan da anlaşılacağı üzere, Mardin’in en erken dönemlerden itibaren yaşam izlerini taşıdığı görülecektir.

 

MEZOLiTiK DÖNEM

Mezolitik Çağ’ı insanların yeni çevre koşullarına önceki dönemden gelen kültür ve teknolojileriyle uyum sağlaması olarak tanımlayabiliriz.

. Bu, ilerde Neolitik Çağ’ı hazırlayan önemli etkilerden biriydi.

 

NEOLİTİK DÖNEM

[11]

 

 

KALKOLİTİK DÖNEM

[12]

TUNÇ ÇAĞLARI

‘eski’, döneminin ancak son evresinde tunç eşya ilk kez gerçekten çoğalmıştır.

[16]

[22]

 

; Boğazemri, Gıre Hıyale, Gıre Haramiye, Gıre Kızlare, Gıre Hileliye, Desi, Çıldız, Tell Bısım, Gir Bunas, Tell Minar, Kertvin ve Tell Girmira, Katarlı-Abukatter, Abdülimam Höyük yerleşmeleridir. Bu yerleşmelerin hepsi Tur Abdin Dağları’nın güneyinde, ovada ve nehir kenarlarındadır. Su anki bilgilerimizin ışığında Tur Abdin Dağları’nın bulunduğu coğrafyada bu döneme ait yerleşme tespit edilmemiştir. Ovadaki bütün bu yerleşmeler höyüktür ve Tur Abdin Dağları’nın bulunduğu alanda höyük yerleşmesi görülmemekte, yerleşmeler daha geç döneme aittir. Buradaki yerleşmeler daha çok yamaç ve vadi yerleşmeleri olmalıdır ve bu coğrafi alanlarda aranmalıdır.

 

 

Mardin sınırlarında tespit edilen 73 kadar yerleşmeden sadece 36 tanesinde yaşanan dönemler hakkında bilgi verilmektedir ve bunlardan da 19 tanesinde Orta Tunç Çağı’na tarihlendirilmektedir. Bu yerleşmeler: Girnavaz, Gire Herzem, Gire Alimısmıs, Tell Ermen, Gıre Karakuwe, Gıre Koriye, Gır Bunas, Tell Arrada, Gıre Haramiye, Gıre Kızlare, Gıre Hileliye, Tell Bisim, Gırharrin, Gıre Çeltük, Kertvin, Kilokki Rabiseki, Harabe Tepesi, Benuva Sengin, Kerküşti’dir. Bu yerleşmelerden 16 tanesi deniz seviyesinden 400-500 m arasındaki ovada ve nehir kenarlarında kurulmuşlardır. Diğer 3 tanesi Kilokki Rabiseki, Harabe Tepesi, Benuva Sengin Tur Abdin Dağları üzerinde vadi yamacı nehir terasında kurulmuş yerleşmelerdir.

 

Gırharrin ise günümüz İpek Yolu ile Mardin, Nusaybin yolu üzerinde önemli bir yerleşmedir.

görülmektedir.

 

DEMİR ÇAĞI

 

MÖ.1200-333 Tarihlerini içermektedir ve kendi içerisinde bölgelere göre küçük farklılıklar olsa da erken, orta ve geç demir çağı olmak üzere üç döneme ayrılır.

 

Mardin ilinde Nusaybin ilçesinde Girnavaz kazısı ve Dargeçit ilçesinde Zeviya Tivilki ve Kızıltepe- Viranşehir yolu üzerindeki Kerküşti yerleşmesinde düzenli kazılar yapılmış ve Demir Çağı’na tarihlenen eserler ele geçmiştir. Ayrıca bölgede yapılan yüzey araştırmalarında da bu dönemlerin tespit edildiği yerleşmeler bulunmuştur.

 

Bu dönemde yerleşmeler artarken yazılı kaynaklarda da artmaktadır. Demir Çağı’nda artık imparatorluklar kurulmuş, bölgeler eyaletlere, eyaletler devletlere, devletler köylere ayrılmıştır. Buna bağlı olarak yerleşme dokuları da değişmiştir. Bu dönemde ovada kurulan büyük kentlerin yanı sıra Tur Abdin Dağları’nın üzerinde vadilerde, yamaçlarda da kentlerin sayısı da artmıştır.

 

Mardin’de 73 adet yerleşme hakkında bilgimiz vardır. Bunlardan 37 tanesi kazılar ve yüzey araştırmaları ile tespit edilmiş ve arkeolojik buluntular toplanmıştır. Bu yerleşmelerden bir kısmı sadece yazılı kaynaklardan bilinmekte, arkeolojik çalışma yapılmamıştır. Bu tür yerleşmelere örnek Midyat, Savur, İzbırak, Nusaybin’dir. Demir Çağı tespit edilen yerleşmelerden 16 tanesinde arkeolojik buluntulara ulaşılmıştır. Bunlar Girnavaz, Zeviya Tivilki, Tell Ermen, Tell Herzem, Gırbel, Bozhöyük, Gırharrin, Gıre Koriye, Gıre Alimısmıs, Gıre Hıyale, Gıre Kızlare, Gıre Hileliye, Kertvin, Kerküsti, Kilokki Rabiseki, Kulahke Benabahlu yerleşmeleridir. Bunların dışında 6 tanesi yazılı kaynaklarda geçmektedir. Bunlar Nisibis, Midyat, Savur, İzbırak-Zaz, Baskavak-Ahmedi ve Dereiçi (Killit)’dir. Bu dönem tespit edilen 22 yerleşmeden 14 tanesi Tur Abdin Dağlarının güneyindeki ovada, nehir kenarlarında kurulmuştur. Diğer 8 yerleşme, Zeviya Tivilki, Kilokki Rabiseki, Kulahke Benabahlu, Midyat, Savur, İzbırak-Zaz, Baskavak-Ahmedi ve Dereiçi (Killit) ise Tur Abdin Dağları üzerinde vadilerde kurulmuştur. Mardin İli sınırları içerisindeki 73 adet yerleşmeden 39 tanesinin boyutları hakkında bilgi verilmektedir. Bu 39 yerleşmeden 22 tanesi Demir Çağına tarihlendirilmekte ve bunlardan 13 tanesinin boyutlarını bilmekteyiz. Bunlardan 7 tanesi büyük höyüktür. Bunlar, Girnavaz, Tell Ermen, Tell Herzem, Gırharrin, Gıre Koriye, Gıre Kızlare, Gıre Hileliye’dir. 2 tanesi orta büyüklükte olan Zeviya Tivilki ve Gırbella’dır. 4 tanesi de küçük höyüklerdir. Bunlar Gıre Hıyale, Kerküsti, Kilokki Rabiseki ve Kulahke Benabahlu’dur.

 

bu dönem için daha geçerli olmalıdır.

 

[41]

 

 

[45]”

KLASİK ÇAĞ:

Parthlar ve Helenistik Dönem

 

[46]

 

  (İÖ 171-138 ) önderliğinde Selevkoslardan VII. Antiokhos Sidetes ( İÖ 138-129 ) Partları güçlükle durdurabildi.

 

Abgarlar ve Romalılar

 

[58]

 

[59]

 

Zeugma ya da Samosata’da Fırat’ı geçerek Karacadağ / Tur Abdin Yükseltisinin güney yamaçlarından inen ve Urfa, Constantina (Viranşehir),Amuda ve Nusaybin üzerinden doğuya doğru inen yoldur. Nisibis’ten sonra yol ikiye ayrılmaktadır. Birincisi, Dicle’yi Cizre yakınlarındaki Bezabde’de geçerek Erbil’e uzanmakta ve buradan Dicle’nin doğu yakası boyunca, Güney Mezopotamya’ya doğru inen yolla birleşmekte; ikincisi ise Dicle’nin batı yakasını izleyerek güneydoğuya ilerleyip Musul yakınlarında ırmağa geçmektedir.

Zeugma ya da Europus’ta (Kargamış/Cerablus) Fırat Irmağı’nı Harrab üzerinde Yukarı Belih havzasına ve Reseyna ‘ya (Resülayn) ulaşan yoldur. Yol burada üçe ayrılır. Birinci yol kuzeye dönmekte ve Nisibis’te kuzey hattıyla birleşmektedir; ikinci yol doğuya doğru ilerleyerek Çagar Bazar’da Hanzir vadisini geçmekte ve oradan Musul kıyısında Dicle’ye ulaşmaktadır; üçüncü yol ise Tel Brak yakınlarında Çağ çağ vadisini aşıp Cebel Sincar’ı geçerek dağın güney eteklerine inmekte ve yine Musul’da Dicle Nehri’ne ulaşmaktadır.

Europus’ta Fırat’ı geçen yol, Belih havzasındaki Harran ya da Aynelarus üzerinden güneye döner ve Abdülaziz/Sincar yükseltilerinin güney eteklerini izleyerek Musul’a doğru ya da tartar vadisini izleyerek Hatra üzerinden Asur’a doğru ilerlediler.

 

Bu güzergâh üzerindeki Mardin geçişi önem taşır. Zira görece güvenli ovalık alanların aksine, yol bu bölgede önemli bir dağlık sahayı Mardin Eşiği üzerinden aşmaktadır.

 

Ancak, güneydeki ova üzerindeki karışık yol sistemini ortaya çıkarmak, kuzeyde vadilerin arasına sıkışmış olan ve antik dönem gezginlerinin betimlemeleriyle kestirilebilen yollara oranla güçtür.

 

Yolun kuzeyden gelen yolla birleştiği nokta olarak en akla yakın merkez ise Tel Ermen höyüğünün bulunduğu yerdir. Tel Ermen, Kuzey Mezopotamya’nın en büyük höyüklerindendir. Bugünkü Mardin kentinin o dönemde bulunduğuna ilişkin bir belirti olmadığına göre, Diyarbakır’dan gelen kavuştuğu merkez burası olmalıdır.

 

[64]

 

 

BÖLGENİN HIRİSTİYANLAŞMASI:

 

.

 

. Böylelikle bu dönemde Hristiyanlığın Mardinde de yayıldığını öğrenmekteyiz.

 

[73]

 

[78]

 

Nusaybin Hristiyan nüfusun çekilmesiyle ıssızlaşarak sadece, kırsal bölgelerinde Kürtlerin yaşadığı bir yer haline geldi.

 

[81]

 

431 yılında toplanan Birinci Efes Konsili’nde, Nastorius ve izleyicileri mahkûm edilerek bu görüşün taraftarları resmi kiliseden atıldılar ve 449’da toplanan ikinci Efes Konsili’nde Nastorius öğretisinin tersine, İsa’nın tek bir doğasının bulunduğunu savunan monofizitlik öğretisi benimsendi.

 

[83]

‘’İslam’dan önce Mezopatamya’nın bir kısmı Romalılara bir kısmı da İranlıların hâkimiyetindeydi. Resülayn ve Fırat’a kadar uzanan topraklar Romalılara; Nusaybin ve Dicle’ye kadar uzanan topraklarda İranlılara aitti. Sincar’a kadar Mardin ve Dara ovası ile çöl İranlılarındı; Mardin dağı, Dara ve Tur Abdin dağları Romalılara aittir. İki halkın arasındaki sınır Dara ile Nusaybin arasında Sarja kale olarak belirlenmiştir.’’ Diye aktarmıştır: İslam Tarihçisi Ebu Yusuf Yakup…

 

 

İSLAMİ DÖNEM:

 

[90]

 

ARTUKLULAR DÖNEMİNDE MARDİN

 

Diyarbakır ve Mardin yöresinin fethinde büyük rolü bulunan Artuk Bey’i bundan sonra daha çok Suriye bölgesinde görüyoruz. Mardin, Diyarbakır, Hasankeyf, Silvan ve Harput’a kadar uzanan geniş bir alana hâkim olan Artuklular bu dönemi yansıtan birçok mimari esere imza atmışlardır.

Artuklular sonrasında Mardin ve çevresinde Karakoyunlu, Akkoyunlu hâkimiyeti sonrasında, bölgede Safevi-Osmanlı çekişmesinden galip çıkan Osmanlılar uzun bir müddet bölgeye hâkim olmuşlardır.

 

 

OSMANLILAR DÖNEMİNDE MARDİN

 

[95]

 

Evliya Çelebi’nin anlatımında, Sultan Selim kaleyi almak için Bıyıklı Mehmet Paşa ile Molla İdris-i İmadi’yi göndermiş ve 17. Günde, içindeki Kürtler barış talep ederek kaleyi teslim etmiş ve Sincar Kalesi’ne gitmişlerdir.

 

.

 

Şeref Han’a göre Şam Araplarından olan Şeyh Hasan Ezraki Mardin Kürtleri üzerinde dinsel bir nüfus sağlayarak yönetici hanedanın kurucusu olmuştur. Bu ailenin bir kolu Safevi Şah İsmail zamanında Hıristiyanların elindeki Derzin ya da Derzos kalesini ele geçirerek Şah’ın emriyle orada Derzine beyliğini kuran Şeyh Hasan’ın oğlu Emir Hasan’ın ardılları Kürtleşen Derzinlerdir. Bu aile Osmanlı yönetimini kabul ederek bölgedeki egemenliği sürdürdü.

 

Mardin her yönüyle bölgesinin önemli bir kenti olarak Artuklular zamanında ortaya çıkmış ve kendini kabul ettirmiştir. Artuklulara gelinceye kadar bölgenin kültürel ve ticari merkezleri olarak daha çok Nusaybin ve Cizre öne çıkmış, Mardin bunların arasında bir bakıma bağlantı noktası işlevi gören, ikinci planda bir kent olarak daha çok da yakın çevresindeki önemli dinsel merkezle (Mardin’in hemen güneydoğusundaki Deyruzzaferan) ismini duyurmuştur. Bu dönemlerde, nüfusu ve ekonomik yapısına dair pek bir şey bilmediğimiz Mardin, Artuklularla birlikte siyasi bir merkez, bir başkent kimliği kazanmıştır. Kentin fiziki yapısı ve mimari dokusunun, tam anlamıyla bölgesel bir merkez olarak 12. yy’dan itibaren Artuklularla gelen bu ‘Rönesans’ döneminde gelişip biçimlendiği söylemek pek yanlış olmayacaktır. Bu yapı, sonraki Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerinde pek fazla değişikliğe uğramamıştır.16.yüzyılın nüfus artışıyla birlikte, mahallelerin muhtemel gelişimi ve mesken ağırlıklı sivil mimarisinin yoğunlaşması dışında, esas olarak muhafaza edilmiştir. Osmanlı hâkimiyetindeki ilk yüzyılında, bağlı bulunduğu eyaletin merkezi Diyarbakırla yarışan Mardin ‘in17.yy’a kadar bölgenin en canlı ekonomik ve ticari merkezi olma özelliğini koruduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, fiziki ve mimari dokusuyla Mardin kentinin ve ticari hayatının, Osmanlı egemenliği altında önemli bir değişim yaşadığını ileri sürmek pek kolay değildir. Bu anlamda Osmanlı egemenliği Mardin’de bir kopuşu temsil etmemekte, esas olarak Osmanlı öncesi yapının sürekliliği dikkat çekmektedir. Osmanlı egemenliğini kentte, genel olarak da bölgede hissettiren asıl değişikliğin siyasi kertede yaşanmıştır. Osmanlı Mardin’inden tam olarak söz etmek, ancak 19.yy’da Tanzimat döneminin ilk kapsamlı modernleşme girişimi ile yaşanan yapısal dönüşümler sonunda mümkün olmuştur. O halde 19 yy ortalarına kadarki yaklaşık üç yüz yıllık Osmanlı dönemini, bir bakıma büyük ölçüde önceki dönemlerden tevarüs ettiği, kendi dinamikleriyle ayakta durduğu, İstanbul’un tam egemenliğinde değil, ancak ‘gölgesinde’geçen bir dönem olarak değerlendirmek doğru olur.

 

 

 

 

     Hazırlayanlar:

 

 Seher İVRENDİ (Sanat Tarihçi)

 

 Fırat Ulaş TUR (Arkeolog)

 

Mardin Müze Müdürlüğünün 03.09.2014 tarih ve 150-99/805 sayılı yazısının ekidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                      

                                       Dipnotlar

 

1-Mardin’de Türk Devri Mimarisi, Syf:1

2-Minorsky V.Mardin İslam Ansiklopedisi. C:VII. İst 1956,s:317

-Arkeo Atlas 2011/1 M.Özdoğan s:30-31

http://tr.wikipedia.org/wiki/Orta_Ta

Arkeo Atlas, Adım Adım Yerleşik Hayat/Mezolitik Çağ syf:49

Arkeo Atlas, Adım Adım Yerleşik Hayat/Mezolitik Çağ syf:50

12000 Yıl Önce ‘’Uygarlığın Anadolu’dan Avrupa’ya Yolculuğunun Başlangıcı’’Neolitik Dönem

12000 Yıl Önce ‘’Uygarlığın Anadolu’dan Avrupa’ya Yolculuğunun Başlangıcı’’Neolitik Dönem syf:15

Ilısu Barajı Sahası Kurtarma Projesi 1: Demir Çağı: Mardin Müdürlüğü, Mardin 2014

Ilısu Barajı ve HES Projesi Arkeolojik Kazıları 2004-2008 Çalışmaları

 

13-Mardin Müzesi Kazı Raporları

http://www.kesfetmekicinbak.com/sekiz-bin-yil-once-mardin/2093n.aspx

15-Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi 1 Görsel yayınları syf:15

 Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi 1 Görsel yayınları syf:15

17 (Erkanal 2007: 9)

(Ay 1993);

19 (Ay 1999)

Uysal 2006: 746),

21 (Qates 2001: fig.228)

22 Ökse 2009: 27.

23 Erkanal 2007: 9

24 Ay 1999.

Ay 1993

26 Ökse 2009: 28

(Erkanal 1989: 278)

28 (Cancık-Kirschbaum 2002: 514).

29(Erkanal 1991: 280)

Schachner 2004: 507

31 Kozbe 2004: 465

32 Sağlamtimur ve

Ozan 2008: 6

Özfırat 2005

Matney ve diğ. 2004: 389

35 Karg 2001: 644

36 (Erkanal 2007: 5)

37 Ökse 2009: 27

38 Erim 2007: 132

39Ökse 2009: 34

40Kessler 1980: katre VIII

41Kessler 1980:katre VIII

42(Azimli, 2006: 45).

43Çevik, 2006: 66

44Çevik, 2006: 66

45Azimli, 2006: 45

46Mardin Aşiret-Cemaat-Devlet bkz harita 2.13 Klasik Çağ’ın Başında Bölge

47Jones 1971

Jones1971:215.

49 Erkanal ve Erkenal 1989:130

50 Algaze 1993,45; Jones 1971:219

51 Jones 1971:220

52Trimingham 1990,31

53Jones 1971

54Ermenistan ile Mezopotamya arasındaki siyasi sınır. Zaman zaman oynamıştır. Bu sınır kimi zaman Tur Abdin’e inmiş, kimi zaman da Toros Dağlarına kadar çekilmiştir. Ancak Kültürel sınır Tur Abdindir.

Trimingham 1990: 32;Segal 1970: 14

56 Segal 1970: 14 Nusaybin

57Jones 1970,41

58Morony 1984:307-9

Trimingham 1990,29.

60Segal 1970: 62,65

61Segal 1970:65.68

62 Trimingham 1990: 130-1

63Çelik 1996: 82-3

64Mardin, Aşiret-Cemaat-Devlet. Bkz syf51

65Mardin, Aşiret-Cemaat-Devlet. Bkz syf51

66Çelik 1996: 71,3

67Segal 1970:5

Segal 1970:101

69Kendilerini dünyevi hayattan ayrıştıranlar.

70Trimingham

Millar 1993:842;Mango 1982a:

72Morony 1984:129-30;Mango 1982a;IV

Treadgold 1997,90.

74 Elisaeus 1987:4

75Morony 1984:126.

76Segal 1970,95

77Millar 1993:842;Mango 1982a:

 

78 Morony 1984:129-30;Mango 1982a;IV

79 Treadgold 1997,90.

80 Elisaeus 1987:4

81 Morony 1984:126.

82Segal 1970,95

 

Treadgold 1997:170

84Morony 1984:130;Glubb1963:207-208.

85Minorsky 1957:317.Abdulgani Efendi.

86Brock 1982 A: 3;Palmer 1990:8.

87 Abdulgani Efendi,1928:3-18.

88Anderson1971: 258-9

89 Eddé Micheau ve Picard 1997,22.

90 Mardin-Aşiret-Cemaat- Devlet bkz. 72.478

 

91Artuk 1944:8-9

92Artuk 1944:9-10; Sevim 1975:301-6;1988:107.

93Sevim 1988:104.

94Mardin Aşiret -Cemaat-Devlet Syf:86: 480

95Woods 1993:269

96Akdağ 1995-B: 24-5

97Sasuni 1992,24-5

98Minorsky 1957:319;Minorsky ve Bosworth 1991:541;Sümer 1976,40.

99Sasuni 1992:30,31.

100 Şeref Han 1971,21

101 Sasuni 1992,31-2

102 Şerefhan 1971:139

103 Şerefhan

 

 

 

 

 

 

 

    KAYNAKÇA

 

  Arkeo Atlas Dergisi , 2011

Ilısu Barajı ve HES Projesi Arkeolojik Kazıları 2004-2008 çalışmaları-Diyarbakır 2013,Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü

22. Müze Çalışmaları ve Kurtarma Kazıları Sempozyumu,14-17 Kasım 2013 Adana- Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü

Tarihin Tanığı NUSAYBİN- Nusaybin Belediyesi-2001

  Mardin Tarihi Sempozyumu Bildirileri, İbrahim ÖZCOŞAR-Hüseyin H.GÜNEŞ, ISTANBUL-2006

XVI.Yüzyılda Mardin Sancağı-Nejat GÖYÜNÇ-Türk Tarih Kurumu Basımevi-ANKARA 1991

SÜRYANİLERİN TARİHİ: İlk Hıristiyanlıktan Kadim Doğu Müjdeci Havari Kilisesi- Prof. Gorgis David MALİK-2012

Mardin Aşiret Cemaat Devlet-Suavi AYDIN-Kudret EMİROĞLU-Süha ÜNSAL- TARİH VAKFI

 

 

 

 



  Mardin’de Türk Devri Mimarisi, Syf:1

[2] Minorsky V.,Mardin İslam Ansiklopedisi. C:VII.İst 1956,s:317

 

[4] Arkeo Atlas 2011/1 M.Özdoğan s:30-31

[5] http://tr.wikipedia.org/wiki/Orta_Ta

[6] Arkeo Atlas, Adım Adım Yerleşik Hayat/Mezolitik Çağ syf:49

[7] Arkeo Atlas, Adım Adım Yerleşik Hayat/Mezolitik Çağ syf:50

 

[8] 12000 Yıl Önce ‘’Uygarlığın Anadolu’dan Avrupa’ya Yolculuğunun Başlangıcı’’Neolitik Dönem

[9] 12000 Yıl Önce ‘’Uygarlığın Anadolu’dan Avrupa’ya Yolculuğunun Başlangıcı’’Neolitik Dönem syf:15

[10] Ilısu Barajı Sahası Kurtarma Projesi 1: Demir Çağı: Mardin Müdürlüğü, Mardin 2014

[11] Ilısu Barajı ve HES Projesi Arkeolojik Kazıları 2004-2008 Çalışmaları

[13] Mardin Müzesi Kazı Raporları

[14] http://www.kesfetmekicinbak.com/sekiz-bin-yil-once-mardin/2093n.aspx

[15] Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi 1 Görsel yayınları syf:15

[16] Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi 1 Görsel yayınları syf:15

 

Ay 1999)

Uysal 2006: 746),

[25] Ay 1993

Ökse 2009: 28

Schachner 2004: 507

Kozbe 2004: 465

Sağlamtimur ve

Matney ve diğ. 2004: 389

Karg 2001: 644

Azimli, 2006: 45

 

  Mardin Aşiret-Cemaat-Devlet bkz harita 2.13 Klasik Çağ’ın Başında Bölge

  Jones 1971

[48] Jones1971:215.

[49] Erkanal ve Erkenal 1989:130

[50] Algaze 1993,45; Jones 1971:219

[51] Jones 1971:220

[52] Trimingham 1990,31

[53] Jones 1971

[54] Ermenistan ile Mezopotamya arasındaki siyasi sınır. Zaman zaman oynamıştır. Bu sınır kimi zaman Tur Abdin’e inmiş, kimi zaman da Toros Dağlarına kadar çekilmiştir. Ancak Kültürel sınır Tur Abdindir.

[55] Trimingham 1990: 32;Segal 1970: 14

[56] Segal 1970: 14 Nusaybin

[57] Jones 1970,41

[58] Morony 1984:307-9

[59] Trimingham 1990,29.

[60] Algaze 1990,29

[61] Algaze 1993,43

[62] Algaze 1993,44-5

  Ay 1993,12

  Mardin, Aşiret-Cemaat-Devlet. Bkz 2.14 Helenistik ve Roma döneminde yollar, s.473

[65] Algaze 1993

[66] Segal 1970: 62,65

[67] Segal 1970:65.68

[68] Trimingham 1990: 130-1

[69] Çelik 1996: 82-3

[70] Mardin, Aşiret-Cemaat-Devlet. Bkz syf51

[71] Mardin, Aşiret-Cemaat-Devlet. Bkz syf51

 

[72] Çelik 1996: 71,3

[73] Segal 1970:5

[74] Segal 1970:101

[75] Kendilerini dünyevi hayattan ayrıştıranlar.

[76] Trimingham

[77] Millar 1993:842;Mango 1982a:

[78] Morony 1984:129-30;Mango 1982a;IV

[79] Treadgold 1997,90.

[80] Elisaeus 1987:4

[81] Morony 1984:126.

[82] Segal 1970,95

[83] Treadgold 1997:170

[84] Morony 1984:130;Glubb1963:207-208.

[85] Minorsky 1957:317.Abdulgani Efendi.

[86] Brock 1982 A: 3;Palmer 1990:8.

[87] Abdulgani Efendi,1928:3-18.

[88] Anderson1971: 258-9

[89] Eddé Micheau ve Picard 1997,22.

[90] Mardin-Aşiret-Cemaat- Devlet bkz. 72.478

[91] Artuk 1944:8-9

[92] Artuk 1944:9-10; Sevim 1975:301-6;1988:107.

[93] Sevim 1988:104.

[94] Mardin Aşiret -Cemaat-Devlet Syf:86: 480

[95] Woods 1993:269

[96] Akdağ 1995-B: 24-5

[97] Sasuni 1992,24-5

[98] Minorsky 1957:319;Minorsky ve Bosworth 1991:541;Sümer 1976,40.

[99] Sasuni 1992:30,31.

[100] Şeref Han 1971,21

[101] Sasuni 1992,31-2

[102] Şerefhan 1971:139

 

[103] Şerefhan

 

...Devamını Oku