­
Müfide Kadri
(1890 - 1912)
 
Müfide Kadri 1890 yılında İstanbul’da doğar. Küçük yaşta anne ve babasını yitiren sanatçının bakım ve sorumluluğunu dönemin İstanbul asilzadelerinden Kadri Bey alır. Dönemin varlıklı ailelerinin yaptığı gibi Müfide Kadri’nin küçük yaşta resim ve musikide gösterdiği yeteneği önemseyen Kadri Bey, onun evde iyi bir eğitim alması için çaba gösterir. 
 
Natürmort
 
Rastlantı sonucu Müfide Kadri’nin resimleriyle karşılaşan Osman Hamdi Bey, sanatçının yeteneğini fark eder. Kadri Bey'in aile dostu olan Osman Hamdi Bey Müfide Kadri’ye özel ders vermeye başlar, ayrıca Halil Paşa’dan ve Sanayi-i Nefise Mektebi öğretmenlerinden Valeri’den suluboya ve desen dersleri aldırtır. Müfide Kadri’nin bir resmi karma bir sergide yer alır, başka bir resmi de Osman Hamdi’nin aracılığıyla Almanya’da sergilenir ve bir ödül kazanır. Ödülün Maarif Nezareti kanalıyla eve gönderilmesi büyük ilgi uyandırır.
 
{BENZERICERIK="Türk Ressamlar"}
 
Bu gelişmeler Müfide Kadri’nin resme daha büyük bir istekle sarılmasına vesile olur. Genç yaşta resim öğretmeni olur. Fransızca konuşan, doğu ve batı edebiyatı üzerinde zengin bilgisi olan, resim yapan Müfide Kadri, Numune mekteplerine bir yıl kadar resim dersleri verir. Süleymaniye’de Numune-i İnas okullarında resim, nakış ve musiki hocalığı yapar. Ut, keman ve kemençe çalmanın yanı sıra besteler de yapan sanatçının, sözleri Selahattin Bey’e ait olan “Tenan-i Şebap” adındaki bestesi ünlü sanat dergilerinde yayınlanır. Müfide Kadri II. Abdülhamid’in kızı Adile Sultan’a sarayda resim dersleri verir. Bir ara asker ressamlardan Sami Yetik ile evlendirilmek istenmişse de ileri derecede tüberkülozu nedeniyle bu evlilik gerçekleşmez.
 
1912 yılında 22 yaşında yaşamını yitiren Müfide Kadri’nin ölümü üzerine devrin kültür ağırlıklı gazete ve dergilerinde duygusal yazılar yayınlanır. Ölümünden geride kalan 40 dolayındaki resmi, sergilenip satılmak üzere Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’ne verilir. 1912’de sergilenen, resimlerin bazıları Almanlar tarafından satın alınır, elde edilen gelir cemiyete bağışlanır. Ressamın kalan az sayıdaki resminde ve özellikle kadın portrelerinde modelin fizik yapısı kadar iç dünyasını dışa vurmakta başarılı bir yol izlediği görülür. Mesirede Ud Çalan Kadınlar, onun müzik ve resmi buluşturduğu, ışık, boya ve rengi ışıldattığı sevinç ve umut dolu önemli resimlerinden biridir.
 
Mesirede Ud Çalan Kadınlar
 
Kaynak:  Ankara Resim ve Heykel Müzesi / Editör Zeynep Yasa-Yaman, Fotoğraflar: Sıtkı Fırat, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012