­

Anadolu’da İlk Yerleşmeler

Çatalhöyük

 

Daha çok Anadolu’nun güneyinde yoğunlaşmış bulunan Erken Neolitik Çağ höyüklerinden en ünlüsü Konya sınırları içindeki Çatalhöyük’tür. Çatalhöyük 450 x 275 m boyutlarında ve 17 m yüksekliğinde olup birbirini takip eden 14 yapı katından oluşmaktadır. Yapılan kıyaslamalara göre, M.Ö. 7024-6449 yılları arasına tarihlenen Çatalhöyük’ün binden fazla konuta sahip olduğu ve 5-10 bin kişilik bir nüfus barındırdığı hesaplanmıştır. Konuyla ilgili detaylı bir çalışma yapan Veli Sevin’in verdiği bilgilere göre Çatalhöyük Erken Neolitik Çağ konutları, tek katlı ve düz damlıdır. Taş temelsiz kerpiç duvarlar zaman zaman ahşap dikme ve kirişlerle desteklenmiştir. Evler birbirine bitişiktir ve dışa bakan yüzleri, aralarında hiçbir açıklık olmaksızın kör bırakılarak bir tür ilkel savunma sistemi gerçekleştirilmiştir. Mahalleler oluşturacak biçimde kümelenmiş evlerin aralarında sokak bulunmaz; ancak zaman zaman büyük avlulara ve ağıllara yer verilmiştir. İçlerindeki buluntulara ve süslemelerine göre kimleri kutsal olarak nitelenen bu yapıların iç düzenlemeleri aynıdır. Genellikle kapısız olan bu yapılara damlardaki bir açıklıktan ahşap merdivenlerle girilebiliyor, esas oda ile depolar arasındaki geçiş ise zeminden yüksekte açılmış, deliklerle sağlanıyordu. Odaların içinde ocak ve fırınlardan başka, duvar diplerinde kerpiçten sekiler yer almaktaydı. Oturmak ve yatmak için kullanılan bu şekillerin altında aile bireylerinin mezarları vardı.

Evler ve kutsal alanlardaki kerpiç sekilerin altında çoğunluğu kadın ve çocuklara ait 500 kadar mezar ele geçmiştir. Erkek mezarlarında çakmaktaşı kamalar, ok, mızrak uçları, mermer topuz başları, obsidyen bıçaklar, orak dilgileri, kazıyıcılar, kemik toka ve çengeller ile kilden damga mühürler; kadın mezarlarında ise boya paletleri, obsidyen aynalar, kemik iğneler, yeşil taştan minik gerdançeler, pişmiş toprak, bakır ve çeşitli taşlardan boncuklar ele geçirilmiştir.

Çatalhöyük’ün ilk sakinleri, eski mağara döneminin avcılarına benzer şekilde, avcılık ve bereketle ilgili olarak yaşadıkları mekânların iç duvarlarına resimler yapmaktaydılar.

Evler ve kutsal alanlarda bulunmuş boyları 30 cm’yi aşmayan heykelcikler eski yapı katlarında daha çok mermer, su mermeri ve kireçtaşı gibi taşlardan; yeni yapı katlarında ise çoğu kez kilden yapılmış ve boya ile bezenmiştir.

Elde edilen bulgulara göre Çatalhöyük’te önceleri pişmiş topraktan çanak, çömlek ve eşya yapımı tespit edilememiştir. Kaplar daha çok ahşaptan yapılmış ya da sazlardan sepetler örülmüş olup sayıları çok az olan taş kaplar lüks eşya niteliğindedir.

Çatalhöyük’te X. yapı katından itibaren bakır ve kurşundan, boncuk, yüzük, iğne ve bız yapımı tespit edilebilmiştir. Bakır ve kurşun madenleri bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Ekonomisi tarım, hayvancılık ve ticarete dayanan Çatalhöyük’te ekmeklik buğday, arpa, bakla, bezelyegiller ve mercimek gibi ürünler yetiştirilmekte idi. Sığır, koyun, keçi, domuz ve köpek evcilleştirilmişti. Avcılığın hâlâ önemli bir yeri vardır.

Çatalhöyük duvar resimleri ve ev içi süslemelerinde elde edilen boğa başları, kadın betimlemeleri ve panterlerin yer aldığı kabartmalar hakkında mitolojik yorumlar yapılmaktadır.

Kaynak:

Atlaslı Büyük Uygarlıklar Ansiklopedisi, Eski Anadolu Ve Trakya, Başlangıcından Pers Egemenliğine Kadar; Haz. Veli Sevin; [İletişim Yayınları], İstanbul 2003, s. 319.

 

Metnin tümüne "Anadolu'da İlk Yerleşmeler" isimli dokümandan ulaşılabilir.