­ TARİHİ KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ ÖĞELERİ: KİSPET | Kültür Portalı

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Öğeleri: Kispet - Edirne

KİSPET

Güreş terminolojisinde kispet; vücudun bel aşağısıyla baldırının üstüne kadar olan kısmını kaplayan kuşaksız, düğmesiz, iliksiz olarak deriden dikilen giysi anlamına gelmektedir. Arapça “kispet” kelimesinden gelmektedir. Kispet kırk parçadan yapılır.

Eskiden pehlivanlar, güreştikleri yerlere olduğu gibi kullandıkları eşyaya da ayrı bir hürmet gösterirlerdi. Bu bağlamda kispet giymezden önce birtakım usulleri yerine getirirlerdi. Mutlaka kispet giymeden önce abdest alırlar, pirler anılır, iki rekât namaz kıldıktan sonra yere diz çökerek dualar okurlar ve Kıble’ye doğru yönelmek suretiyle kispetin ön kasnağını öptükten sonra başına koyarlardı. Aynı zamanda kispet rastgele giyilip, çıkarılmazdı. Kispeti giyerken ya da çıkarırken önce sağ ayak, sonra sol ayak olmak üzere bir sıra takip edilerek bu işlem yapılırdı. Kispet çıkarıldıktan sonra da kispetin kasnağı öpülürdü.  Pehlivanlar kispetlerini giymezden ya da çıkarmazdan önce yere kadar uzanan beyaz entari şeklinde gömlek giyerlerdi. Bu hem avret yerlerinin gösterilmemesi anlamına geliyordu, hem de kefen şeklinde giyilen beyaz entari Kırkpınar efsanesini anımsatarak, bu sporun kökünde şehitlik olduğunu anlatıyordu. https://www.kulturportali.gov.tr/medya/fotograf/fotodokuman/7314

Kispetin Bölümleri

Kasnak: Kispetin bele gelen kısmıdır ve en önemli yeridir. Kenarın iç tarafına uçkur vazifesi görsün diye kalınca bir ip parçası geçirilmiştir. Bu ip bir uçkur gibi kispetin belini açar veya kapar. Dört parmak genişliğinde olur. Güreşte hasmın eli bu kasnağı kolaylıkla tutmasın diye bazı kispetlerde kasnağı beş altı kat deriden yaparlar. Bu deri hem sert hem de enlidir.

Kispetin kasnak sicimine üç düğüm atılır. Birinci düğüm; Alllah’a kulluğa, ikinci düğüm; Hazreti Muhammed’e ümmet olmaya, üçüncü düğüm de pirin, ustanın hakkına işarettir. Kasnağa Arapça tutulacak yer anlamına gelen kabza da denilmektedir. Bazı yerlerde “peşkavaz” diye de anılır.

Hazne:Kispetin apış arasına gelen kısımdır. İki kat deriden yapılır, yumuşak yapılmasına özen gösterilir.

Arka: Kispetin pehlivanın arkasına gelen kısmıdır. Rahatlık açısından biraz bol yapılır.

Oyluk: Kasnaktan dize kadar olan kısımdır. Dar olmasına rağmen vücudu sıkmayacak şekilde yapılmasına özen gösterilir. Usta kispetçiler oyluğun öne gelen kısmını dikişlerle çeşitli şekiller yaparak süslerler.

Paça: Kispetin dizden şirazelere kadar olan kısımdır. Şirazenin iç kısmına keçe veya bez konularak baldıra sarılır ve üstten bir iple sarılır. Paça bendi üç kat sarılır; bunlar tasavvuftaki şeriat, tarikat ve hakikat üçlüsüne işaret eder. Paça ile etin arasına konulan keçeye paçabent ya da keçebent denilmektedir. Paçanın bu şekilde sıkı bağlanmasının sebebi kasnak gibi bu bölümden de çok oyun yapılmasıdır. Parmakların paçaya girmemesi çok önemlidir. Hatta güreşte boyunduruk vurmak yasak olduğu halde paçayı kaptıran pehlivana boyunduruk vurma hakkı tanınmıştır. Eğer paçayı tutan pehlivan boyunduruğa girerse ve kendi çabasıyla boyunduruğu sökemezse usul gereği kollarını yana açarak paçayı bıraktığını ilan eder ve o anda boyunduruğu vuran pehlivanın boyunduruğu çözmesi icap eder. Eğer bir pehlivan paçası bırakıldığı halde boyunduruğu çözmezse o pehlivana iyi gözle bakılmaz.

Şiraze: Kispetin en alt kısmıdır. Bazı kispetçiler şiraze kısmını süslü olsun diye üçgen biçiminde kesik kesik yaparlar.

Ayna: Kispetin dize gelen kısmıdır. İkinci bir deri ile sağlamlaştırılmıştır.

Pehlivanlar geleneksel olarak kispetlerinin arkasına kendi ismini ya da hamisinin ismini yazdırır.

 

Somut Olmayan Kültürel Miras Çalışmaları
Görüntülenme Sayısı : 185    Eklenme Tarihi : 22 Haziran 2018 Cuma    Güncellenme Tarihi : 25 Haziran 2018 Pazartesi