Bir Öğretme-Öğrenme Sistemi Olarak 'Meşrep'lerden 'Meşk'e Halk Türkülerinin Yaşama Ortamı ve Günümüze Ulaşmasında Uygulanan Yöntemler

166 Yrd. Doç. Dr. Murat KARABULUT T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı lamaları biliyoruz. Halk Türkülerinde Usta -Çırak “Ezbere Dayalı Öğrenme”Geleneği ve Sistemi Kültür kullanıldığı ilk dönemlerinden bugüne çok farklı manalara büründü. Tarihi süreçte kültürün sosyal bir olgu olarak hayatın ayrılmaz bir unsuru olarak dikkatle incelenmesini gerekli kılmıştır. Bu bakımdan geleneksel halk müziğinde toplumsal müzik kodlarının derinliklerine nüfuz eden “ ezbere dayalı öğrenme yöntemi “geleneğin sistematiğini her açıdan ve dikkatle ince- lemek gerek. Bu sistem müzik kültürü birikimlerinin sosyal hayatta anlam derinliklerini kültürel iletişim dili olarak bir sonraki nesle taşınmasından kullanılan bir öğrenme yöntemi olmuştur. Farklı coğrafyalarda farklı üslup stil tarzda da olsa Bugün şayet geleneksel Türk Müziğinden söz edile- cekse bu yöntemin önemi göz ardı edilemez. Bütün bu sebepler kullanılan bu yöntemi son derece önemli kılmaktadır. Yazılı yani notalama sisteminin olmadığı dönemlerdeki icra şekilleri ve yapıları; ezbere dayalı öğrenme sistemi geleneğinin sıklıkla belki de tek bir yol, yöntemi geçerli son sığınak olarak kullanıldığını söylemek abartılı olmasa gerek. Yüz yıllardır müzik kültürünün bir sonraki nesillere korunarak, geliştirilerek ve zenginleştirilerek aktarılmasında bu yöntem göz ardı edilemez. Her şeye rağmen teknolojideki baş döndürücü gelişme ve değişmelerde düşünüldüğünde bile ezbere dayalı öğrenme geleneğinin bugünde kullanılan geçerli bir yöntem olduğu görülmektedir. Anadolu şehirlerindeki halk meclislerinde bilhassa esnaftan insanların katılımıyla düzen- lenen çeşitli eğlencelerin bezm ve işret geleneğiyle olduğu kadar fütüvvet ve ahilikle de ilgisi vardır. Sıra gecesi, harfene/herfene, yaren sohbeti gibi geleneksel halk meclislerinde hikâyelerin anlatıldığı, çeşitli oyunların gösterildiği ve musiki icra edildiği günü müze yansıyan uygulama- lardan da anlaşılmaktadır. Divanlardan devşirilen gazellerin meşk geleneğiyle kuşaktan kuşağa aktarıldığı Urfa, Harput, Diyarbakır ve tasavvufi çeşnisi belirgin olmakla birlikte Erzurum musiki meclislerinde okunan gazel, divan, tecnisler hem söz hem de nağmeleriyle halk zevkini şehir kül- türü ve çalgılarıyla birleştiren mahalli klasiklerdir. Bu terkip ve birikim, katılanların hüzün, keder ve neşelerine sahihlik atabilecekleri yetkinliğe ve kıvama sahiptir (Macit, 2010: 85 ). Eskiden meşk, usta çırak adı verilen musiki temelli icra ortamlarının yerini bugün bilgisa- yar, mp3 vb gibi teknolojik cihazlar almış olsa da hala geçerliği olan kültür eğitim sistemi olarak varlığını sürecini devam ettirdiği de bir gerçekliktir. Ustanın yerini sürekli tekrar edebilen CD, DVD vb. almış bir türkünün yüzlerce defa dinlenilmesi imkânı doğmuştur. Yüzlerce kez tekrar eden bir ezgi yapısının öğrenilmemesi gibi bir durum ortadan kalkmış ve aynı ezgi yapılarının binlerce kişi tarafından benzer şekilde hafızalara alınmasını ve öğrenilmesini daha kolay hale getirmiştir. Teknolojinin sunduğu bu imkâna rağmen ezberleme yöntemi burada da geçerli bir sistem gibi durmaktadır. Özellikle müzik notalarının öğrenilme zorluğu nedeniyle nota öğrenme yerine bir ezginin sürekli tekrar edilerek dinlenilmesi daha pratik bir yöntem gibi durmaktadır. Müziğin temel kuralı olan notaya bağlı olarak okuma yöntemi ile ezbere dayalı öğrenme sistemi zıt bir görüntü arz eder. Çünkü nota belli bir zaman diliminde söylenen ezgi yapıları olup o andaki icrayı don- durarak tespit ve icra etmektir. Ezber ise her an değişen kuralı yokmuş gibi görünen ama kendi iç dinamiğinde belli kuralları olan, söyleyene çalana ve icra ortamına göre şekillenebilen müzikal

RkJQdWJsaXNoZXIy NzM2ODUz