Alevi-Bektaşi Geleneğinde Hz. Ali - Kişileştirme ve Plastik

183 ALEVİ-BEKTAŞİ GELENEĞİNDE HZ. ALİ: KİŞİLEŞTİRME VE PLASTİK Yrd. Doç. Dr. Gülten GÜLTEPE 1 Giriş Türklerde, ilkçağlardan beri süre gelen çeşitli temsili betimler söz konusu olmuştur. Çağın gerektirdiği malzemeyle oluşturulan insan, bitki, hayvan gibi tabiat elemanlarına yüklenen anlam ve ilişki tabiatın büyülü dünyasını, var olan kalıp biçimin ötesini aramaya itmiştir. Kalıplaşmış biçimlerden arınan tabiat, yeni bir kurguya yönelmiştir. İslam öncesi izlerin devamını teşkil eden ve İslami tasavvufta bir takım görülmedik garip suretler belirecek ve bunların, tıpkı maskeyle iliş- kilendirebileceğimiz iki yüzü bulunacaktır. Orta Asya kaynaklı dini ve tasavvufi çevrelerde görülen Hurufi etkiler, özellikle enkarnasyon (Hulul) inancıyla ortaya çıkan panteist tasavvuf anlayışında (Ocak, 2014b: 364) var olan biçimsel örnekleriyle, Alevi-Bektaşi plastiğinde kendini belli edecek- tir. Aleviliğin sosyal tabanının toplumsal niteliklerini ve karakteristiklerini sergileyen esas unsur, mitolojik ve sözlü bir kültür geleneğinden devraldığı ve çok geniş bir coğrafyada rastladığı değişik motiflerle birlikte bir araya getirilebilen temsili bir kültür anlayışı olmasıdır. Türklerin eski inanç geleneğinden kaynak bulan Gök Tanrı ve Yer-sub denilen çeşitli tabiat kültlerinin ağırlıkta bulun- duğu, yarı-dinsel yarı-büyüsel güçlü bir mistik yapıyı sergilemiştir. Mistik bir temel üzerinde başta Proto-Türkler olmak üzere Hunlar, Göktürkler, Uygurlar gibi Türk devletlerinde meydana gelen sanat eserleri, hep bu dini inanç ve ritüeller çerçevesinde ortaya çıkmıştır. Alevi-Bektaşi teolojisi- nin İslami dönemdeki karakteristik biçimleri ise eski inancın bir uzantısını teşkil etmektedir. Hulul, tenasüh ve don değiştirme veya metamorfoz gibi teolojik terimler, Türklerin eski devirlerinden 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, Kahramanmaraş\ Türkiye gultepe.gulten@gmail.com

RkJQdWJsaXNoZXIy NzMzNDcy