­

Genel Bilgiler

Nüfus
Yüzölçümü
Rakım
Plaka Kodu
Telefon Kodu
Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi'nin batısında, doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan yolların kavşağında bulunmaktadır. Karakaya Baraj Gölü altında kalan Cafer Höyük kazılarından elde edilen bulgulara göre Malatya'nın tarihi dokuz bin sene öncesine uzanmaktadır. Orta Asya, Orta Doğu ve Mezopotamya’dan gelen ticarî yolların kesişmesi ve batıya geçit veren bir konumda bulunması nedeniyle Malatya, tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Malatya, Kültepe kaynaklarında Melita olarak anılmaktadır. Hititçenin çözülmesinde büyük katkısı bulunan Bedřich Hrozný bu sözcüğün Hititçede bal anlamına geldiğini ortaya koymuştur. Melita, Asur ve Urartu kaynaklarında Maldiya, Melitea, Melid, Melide, Meliddu, Malita şekline dönüşmüştür. Araplar şehre Malatiyye demiş; nihayet Türklerin gelmesiyle Malatya adına kavuşmuştur. Geçmişi Paleolitik çağa kadar uzanan Malatya, Neolitik, Kalkolitik, Bronz çağlarında yerleşim görmüş; Hitit, Asur, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerine tanıklık etmiştir. Roma ve Bizans döneminde önemli bir doğu kenti olarak göze çarpan Malatya, ilk kez Emeviler devrinde Müslümanların eline geçmiş, Emeviler ve Abbasiler döneminde İslam-Bizans savaşlarına sahne olmuştur. Danişmentoğulları ve Selçukluların 12.yüzyılda Malatya’ya egemen olmasının ardından Memluklu ve Dulkadiroğulları Beyliği dönemi başlamış, 1515’de Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı dönüşü Turnadağı savaşı ile Osmanlı topraklarına katılmıştır. Malatya’nın ilk yerleşim yeri, Orduzu beldesinde yer alan Arslantepe Höyüğü’nün Kültür Dolgusu 30 m. yüksekliğindedir. M.Ö.5000 bin yıllarından 11.yüzyıla kadar yerleşim görmüştür. Roma İmparatorluğu, M.S. 2.yüzyılda şehri, Arslantepe’nin 4 km. kuzeyinde Fırat Nehri’ne daha yakın bir nokta olan bugünkü Battalgazi (Eski Malatya) ilçesinin olduğu yere taşıdı. 19.yüzyılda şehrin merkezi bir kez daha değişti. 1830’lu yılların sonuna doğru şehirde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve hastalıkların artması; Osmanlı ordusunun Nizip Savaşı nedeniyle Eski Malatya’da beklenenden daha uzun süre kalması, şehir halkının 10 km güneydeki Aspuzu’ya kalıcı olarak yerleşmesine neden oldu. Bu tarihten sonra şehrin merkezi olan Aspuzu’ya Malatya denilmeye başlandı. Belli bir süre Eski Şehir ve Aşağı Şehir olarak anılan önceki şehre ise Eski Malatya denildi; 1987 yılında ise Malatya’nın bir ilçesi olup Battalgazi adını aldı. Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Maraş Eyaletine bağlı olan Malatya, 1847 yılında Harput Eyaleti’ne bağlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti 1924 yılında il statüsünü vermiştir.
...Devamını Oku
Matematik Konum
Enlem
Boylam
Özel Konum
Malatya; Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Havzasında ve Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van çöküntü alanının güneybatı ucunda yer almaktadır. Çevresini doğuda Elazığ ve Diyarbakır, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, kuzeyde Sivas ve Erzincan illeri çevirir. İl topraklarının yüzölçümü 12.313 km2 olup,35 54' ve 39 03' kuzey enlemleri ile 38 45' ve 39 08' doğu boylamları arasında kalmaktadır. Malatya, Sultansuyu ve Sürgü çayı vadileri ile Akdeniz'e, Tohma Vadisi ile İç Anadolu'ya, Fırat Vadisi ile Doğu Anadolu'ya açılarak bu bölgeler arasında bir geçiş alanı oluşturur.   JEOLOJİK YAPI   Malatya il alanı, Alp kıvrımlaşması sonrasında şekillenmiştir. Daha sonra III. Jeolojik zamanın sonuyla IV. zamanın başlarında ortaya çıkan tektonik hareketler sırasındaki kırılma ve kıvrılmalarla kimi kesimleri yükselmiş ya da çökmüştür. İl alanında çok şiddetli aşınmalar olmuş, çöküntü alanları alüvyonlarla dolmuştur. Başta Malatya ovası olmak üzere ilin diğer ovaları bu gelişmelerle ortaya çıkmıştır. Bu nedenlerle il alanında III. zaman yaşlı kalker ve konglomeralar, volkanik küller çok yaygındır. Malatya ovası, yükseltileri 1500 metreyi aşan dağ sıraları ve platolarla çevrili, geniş bir çöküntü alanıdır. Yükseltisi 915950 metre arasında değişen bu çöküntü alanının kuzeyi beyaz ve yeşil marnlarla kaplıdır. Bu oluşumların üzerinde kuzeye eğimli göl kalkerleri yer alır. Ovanın kuzey doğusunda ise kuzeybatı yönüne doğru uzanan andezit lavları ile tabakalaşmış beyaz ve yeşil marnlar göze çarpmaktadır. Çöküntü alanının güneyi III. zaman eosen kalker serileri ile örtülüdür. Kuzeye doğru eğimli bu yapı, il merkezinin güneyinde mikaşistlerle tabakalaşmış, mermerleşmiş, kalkerlere dönüşür. İl merkezi ile Malatya dağlan ve Fırat vadisi arasındaki alana IV. zamanda taşınarak oluşmuş eski alüvyonların altında III. zaman yaşlı gabbrove granodiyoritler uzanmaktadır. İl alanının güneybatı ve batısında III. zaman neojen kalkerleri egemen durumdadır. 5060 metre kalınlıkta yatay tabakalar oluşturan aynı yaştaki konglomeralar Tohma, Sultansuyu ve Kuruçay vadilerine doğru sokulurlar.   TOPRAKLAR   Malatya'da hemen hemen tüm büyük toprak türlerine rastlanır. Büyük kesimi dik evim, sağlık ve erozyon nedeniyle sorunlu olan bu toprakların başlıcaları ve özellikleri şöyle sıralanabilir : İl alanında değişik yaşlı kireç taşlarının üzerini koyu, organik madde yönünden zengin kahverengi orman toprakları kaplar. Bu olgun topraklar, hafif eğimli kesimlerde kalın, daha eğimli kesimlerde ise ince tabakadır. Bu topraklar yükseltinin 1000-2000 metre arasında değiştiği ve yıllık yağış ortalaması 7800 mm.nin üzerinde olan alanlarda yayılır. Yağış miktarının yeterli olmasına rağmen, ayrışmaya dayanıklı ve yüzeye paralel olarak uzanan kireçtaşı tabakası, derin toprak oluşumunu engellemektedir. Malatya dağlarının batı kesimlerinde, değişik şistlerle başkalaşım serileri üzerinde ve orman örtüsü altında kireçsiz kahverengi orman toprakları oluşmuştur. Bu olgun toprakların yapısında serbest kireç yoktur. Topraklar daha eğimli kesimlerde yarı olgun durumdadır. Ayrışma ve organik madde birikimi ile oluşmuş üst toprak dışında pek tabakalanma da yoktur. Bu toprakların yayılım alanında yıllık yağış ortalaması 600 mm'nin üzerindedir. Doğal örtüyü yapraklı ağaçlardan meşe, ibrelilerden bodur ardıçlar ve kızılçamlar oluşturur, ilde orman kuşağından kurak kuşağa geçişte volkanik oluşumlu alanlar, yer yer kireçsiz kahverengi topraklarla örtülüdür. Bu olgu topraklar, aşınınım pek şiddetli olmadığı kesimlerde de hayli derindir. Yayılım alanında yıllık ortalama yağış 400 mm dolayındadır. Doğal bitki örtüsü alan bakımından olmasa da, nitelik açısından ildeki en önemli toprak grubu alüvyonlu topraklardır. Malatya ovası ve bu ovanın devamı durumundaki düzlüklerle Fırat, Tohma, Sultansuyu, Sürgü ve Kuruçay vadilerindeki taban topraklar alüvyonlarla kaplıdır.. Bu genç topraklar akarsularla taşınarak yatay biçimde istiflenmiş maddelerden oluşmuştur. Birikinti maddelerinin taşındığı yüksek alanlar genellikle değişik yaşlı kireç taşlarından oluşmaktadır. Arada yer yer dış püskürükler görülür. Bu nedenle bütün alüvyonlu topraklar kireçlidir. Bu genç toprakların oluşumu için, özel iklim ve bitki örtüsü gerekmez. Kuru ve sulu tarla tarımı yapılan bu topraklarda, tahıl ürünleri sanayi bitkileri, meyve ve sebze yetiştirilmektedir. İlde, ovaların çevresindeki az eğilimli alanlarda, yer çekimi ve küçük akıntılarla taşınarak yığılmış maddelerin oluşturduğu kolüvyol topraklar vardır. Alüvyonlu topraklarda olduğu gibi yatay tabakalanma görülmeyen bu topraklarda genellikle kuru tarım yapılmaktadır. Bu topraklarda başta tarım ürünleri olmak üzere meyve yetiştirilmektedir. İlde, bu toprak grupları dışında az bir alanda kırmızı Akdeniz toprakları, hidromorfik alüvyol topraklar vardır. Ayrıca çıplak kayalıklar, ırmak kıyı kumulları ve ırmak taşkını yataklarına da rastlanır.   YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ   DAĞLAR   İl alanının büyük bir bölümü, III. jeolojik devirdeki Alp kıvrımlaşması sırasında şekillenen Güneydoğu Torosların kolları, ilin güneyini doğu-batı yönünde baştanbaşa kaplar. Güneyde daha düzenli sıralar oluşturan bu dağlar doğrudan Tohma suyu aracılığı ile ya da Fırat'a katılan çok sayıda akarsuyla sıkça parçalanmıştır. Malatya'daki Dağlar Güneydoğu Torosları, Gaziantep Gölbaşı'nın kuzeyinde yer alan Kapıdere boğazından sonra çeşitli kollara ayrılır. Dağ kütlesinin güney kolunu oluşturan ve batı-doğu yönünde uzanarak Besni, Adıyaman ve Kâhta ile Malatya ovasını dolduran dağlara Malatya dağları adı verilir. Yüksek ve çok dalgalı olan Malatya dağları çeşitli yönlerde inen akarsularla parçalanmıştır. Bu sebeple Malatya dağlarında önemli düzlükler yoktur. Doğanşehir ovasının doğusunda düzenli sıralar oluşturmaya başlayan bu dağl ar, Fırat vadisine kadar zaman zaman genişleyerek, zaman zaman daralarak uzanır. Malatya dağlan üzerindeki en önemli doruklar, batıdan doğuya doğru 2100 Korudağ, 2.424 Karakaya Tepe, 2.006 Becbel Tepe, 2.544 Beydağı, 2.150 Kelle Tepe, 2.306 metre yükselti Gayrık Tepedir. Nurhak Dağları Sultansuyu Vadisinin batısında ve Kahramanmaraş topraklarından il alanına giren Nurhak Dağları, Güneydoğu Torosları'nın kuzeye açılan kolunu oluşturur. Vadiye paralel olarak kuzeydoğu yönünde uzanan bu dağlar Tohma vadisi ile bölünür. Aynı zamanda, batıya ve kuzeybatıya doğru açılarak, Tohma havzasInı batıdan kuşatır. Nurhak dağlan üzerindeki en önemli yükseltiler şunlardır. Derbent dağı (2.428 m.) Kepez dağı (2.140 m.) ve Kuşkaya Tepesi (1.922 m.), Akçadağ (2.013 m.). Malatya ovası, Tohma vadisi, Darende ve Doğanşehir arasını bütünüyle kaplayan Nurhak dağları ve uzantıları, yeryüzü şekilleri bakımından Malatya dağlarından değişiktir. Malatya ve Doğanşehir ovalarıyla, Tohma, Sultansuyu vadilerine göre yaklaşık 500 metre yükseklikte çok dağlı bir yeryüzü şekli oluşturan bu dağlar, genellikle volkanik kökenlidir. Bu dağlardan kaynaklanan akarsular, doğuda Sultansuyu’na doğru akarak derin vadiler oluştururlar. Yükseklik çoğunlukla 2000 m'nin altındadır. Akçababa Dağları Tohma vadisi ile Kuruçay vadisi arasında yer alan bu dağlar, Nurhak dağlarının kuzey doğuya doğru sokulan uzantıları durumundadır. Pek yüksek olmayan Akçababa dağları, kuzeybatı yönünde yayılarak geniş bir alanı kaplar. Genellikle çıplak olan bu dağlar güneybatıdan kuzeydoğuya doğru Kuyucakbaşı Tepe (1.734 m.), Akçababah Tepe (1.164 m.), Ahbaba Tepe (1.857 m.) ve Leylek Dağı (2.052 m.) dir. Yama Dağı Büyük bölümü Sivas il alanında bulunan Yama dağı kütlesi güneye ve güneydoğuya doğru açılarak Malatya'nın kuzeyini bütünüyle kaplar. Batıda Kuruçay vadisine, güneydoğuda Fırat vadisine kadar uzanan Yama dağı ve uzantıları genellikle volkanik yapılıdır. Yüksekliği 1500 metrenin üzerindedir. Bu dağlar geniş, toplu ve yüksek bir kabartı oluşturmaktadır. Önemli doruklar dışında bu kesim, genellikle bir plato görünümündedir. Bu sıranın en önemli yükseltileri Arguvan'nın batısında 1516 metre yükseltili Doyukan tepe, Kozdere'nin doğusunda 2.310 metre yükseltili Hasbek tepe ve Arapgir'in batısında 2.402 metre yükseltili Göl dağı'dır. Bundan başka doğuda Venk ve Izollu dağları, Pütürge ile Izollu arasında Şakşak, Pütürge'de Kubbe, Akdoğan; Arguvan-Arapgir arasında Çangal Aynaca, Eğerli; Hekimhan yöresinde Demirli, Kızılhisar, Zürbehan; Darende yöresinde Hezanlı, Ademkıran, Alidede, Heyik, Kuduz, Beynamaz dağı; Yeşilyurt yöresinde Karadağ, Karataş, Keklicek, Akseki dağları ile; Akçadağ yöresinde Öğlekayası, Kartal Kaya ve Kurugöl gibi dağlarla tepeler vardır.   PLATOLAR   Malatya il alanında platolar çok geniş yer tutar. Genellikle kalker yapılı olan dağlar, hızla aşınarak orta ve yüksek platolara da dönüşmüştür. Volkanik hareketler sonucu çıkan lavlar dalgalı yapıyı düzleştirerek geniş düzlüklerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Güney Platoları Malatya dağları üzerinde sıralanan platolardır. Burada, dağlar yüksek ve düzenli sıralar oluşturduğundan kuzey ve batı yamaçlarında çeşitli yükseltilerde alt alta, ya da yan yana dizilmiş platolar vardır. Bu platolar su kaynakları bakımından zengindir. Batı Platoları Batı platoları, güney platolarına göre daha alçak yükseltide olup, yükseltileri 1500 metrenin üzerine çıkmaz. Yörede dağlar, düzenli sıralar oluşturmayan tek tek kütleler durumundadır. Tohma suyu ve kolları ile parçalanmış ve oldukça derin vadiler arasında sıralanan platolar, genellikle kuru ve çıplaktır. Bu platolar Aygörmez ve Kepez dağlarından, Tohma vadisine, Akçababa dağlarından Tohma ve Kuruçay vadilerine doğru yükselti kaybederek sıralanır. Kuzey Platolar Malatya'nın en önemli platolarıdır. Yama dağının eteklerinde sıralanan ve Yama Platoları adıyla da anılan yüksek düzlükler Fırat vadisine doğru ilerler. Kuzey platolarının, Sivas sınırlarına yakın kesimleri daha geniş ve düzdür. Bu sebepten buradaki platolar daha küçük ve değişik yükselti basamaklarına dizilmiş taraçalı bir yapıdadır. Vadiler ve Ovalar Malatya il alanında vadilerin önemi büyüktür, ildeki bütün vadiler Fırat ana vadisine açılmaktadır. Bunlardan özellikle Tohma vadisi, yan vadileri ile geniş bir ağ oluşturur. Bu vadilerin tabanları Fırat vadisine yaklaştıkça genişler ve ilin önemli ovaları ortaya çıkar. Bu vadilerin büyük bir bölümü günümüzde Karakaya Baraj Gölü alanında kalmıştır. Öbür vadiler de yer yer genişleyerek çeşitli yükselti basamaklarında sıralanan büyüklü küçüklü düzlükler oluşturur.   OVALAR   Malatya Ovası, Doğanşehir Ovası, İzollu Ovası, Mığdı Ovası, Sürgü Ovası, Akçadağ Ovası, Yazıhan Ovası, Mandara Ovası, Çaplı Ovası, Distrik Ovası ve Erkenek Ovaları'dır. Malatya Ovası Tohma, Sultansuyu ve Fırat vadileri arasında kalan çok geniş bir alanı kaplar. Ortalama yükseltisi 900 m. olan bu geniş düzlük, kademe kademe yükselen ve 1500 m. ye kadar çıkan platolarla, yüksek dağlarla çevrilidir. Ovanın yüzölçümü 830 km2'yi bulur. Batı-doğu yönünde uzanan Malatya Ovası bir çöküntü alanıdır. Akarsuların alüvyonları ile dolması sonucu oluşmuştur. Akarsuların taşıdığı bu genç dolgu maddelerinin kalınlığı 50 ile 100 metre arasında değişmektedir. Dolgu tabakasının kalınlığı, ovanın kenarlarına doğru incelir. Ova genellikle düzdür. Ancak çevreden inen küçük akarsuların vadilerinde derinlik 60-100 m.ye ulaşır. Böylece hafif dalgalı bir yapı oluşmuştur. Malatya Ovası, kalın bir toprak tabakası ile kaplı olup, verimlidir. Çok geçirgen olduğundan su tutmaz ve çabuk kurur. Bu nedenle, tarımsal üretim açısından sulama son derece önemlidir. 1975'de Tohma üzerinde yapılan Medik Barajı, Sultansuyu ve Beylerderesi'neden yararlanılarak bazı alanlar sulamaya açılmıştır. Doğanşehir Ovası Tohma vadisine güneyden açılan Sultansuyu vadisinin her iki yanma sıralanmış, küçüklü büyüklü düzlüklerin tümüne birden Doğanşehir Ovası adı verilmektedir. Ova Suçatı'ndan sonra Doğanşehir'e doğru daralmaya başlar. îlçe merkezinde yükselti 1.250 metreye ulaşır. Sultansuyu ve kolları ovadan pek derin olmayan yataklarda akar. İzollu Ovaları Malatya ovasının doğusunda Fırat nehrinin dar ve derin bir koridor oluşturduğu Kömürhan boğazına kadar uzanan kesimindeki, irili ufaklı düzlüklere Izollu ovaları adı verilmektedir. Bunlar, Malatya dağlarından başlayarak kuzeydoğu yönüne uzanarak Karakaya baraj gölüne doğru açılan taraçalı düzlükler durumundadır. Erhaç Düzü ile Arga ve Ören Yazıları Malatya ovasının batıya doğru uzantıları durumunda olan bu düzlükler yer yer dalgalı ovalardır. Sultansuyu vadisi ile Tohma vadisi arasında kalan üçgen biçiminde alanı dolduran bu düzlüklerin yükseltisi, Malatya ovasına göre daha fazladır. Mandıra, Tafta ve Milli Yazıları Yarı ova nitelikli alanlardan Mandıra düzü, Sultansuyu ile Beylerderesi arasında; ötekileri ise, Beylerderesi doğusunda kalmaktadır. Malatya ovasının güney uzantıları durumundaki bu alanlar, daha yüksek ve daha dalgalıdır. Mığdı Düzü Ayvalı, Tohma ile Hacılar Tohması vadilerinin birleşme noktasında yer alır. Darende'nin doğusunda ve güneydoğusunda geniş bir alanı kaplayan ovanın yüzölçümü yaklaşık 50 km2'dir. Ovanın orta kesimleri düz olup, kenarlara doğru yükselti artar ve dalgalı bir yapı ortaya çıkar. Genişleyen vadi tabanı akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolması sonucu oluşan toprak, verimli bir durumdadır. Yeşil örtü, yalnızca su kenarlarında söğüt ve kavak ağaçlarından oluşur. Fırat Vadisi Türkiye'nin en önemli vadilerinden birisidir. Çok derin ve sarp olan Fırat vadisi, keskin dirsekler çizerek uzanır. Sarplaşan vadi, bu yapısını Malatya topraklarında Söğütlü çayı vadisi ile birleşene kadar sürdürür. Bundan sonra vadi genişlemeye başlar. Akarsu, çok geniş bir yatakta akmakta iken zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluşturur. Göldağı ve Sarıçiçek yaylası hizasından sonra yapı birden değişir. Fırat vadisine doğru eğimli geniş oluklar ortaya çıkar. Bunlar, Tohma ve Kuruçay vadileridir. Fırat vadisinin bu yapısı, Malatya dağlarının doğu ucuna kadar sürer. Burada vadi yeniden daralır. 100 km. den uzun bir boğaza dönüşür. Kömürhan Boğazı adıyla anılan bu boğazdan sonra vadi, il topraklarının dışına çıkar. Tohma Vadisi Sivas topraklarından iki kol halinde başlayan Tohma vadisi, Fırat vadisine doğru geniş bir oluk oluşturur. Darende yanından bu kollar genişlemeye başlar. İlçenin doğusunda birleşir. Vadilerin birleşme yerinde geniş bir düzlük oluşur. Mığdı düzü adıyla anılan bu yüksek ovadan sonra vadi, biraz daralarak doğu yönünde uzanır. Sonra güneyden gelen Sultansuyu vadisi ile birleşerek birden genişler ve Fırat vadisine açılır. Genişleyen vadi tabanında, ilin en önemli düzlüklerinden Malatya ve Doğanşehir ovaları ile Erhaç düzü ve Yazıhan düzü sıralanmaktadır. Kuruçay Vadisi Yama dağının batı eteklerinden başlayan vadi, başlangıç kesimlerinde pek derin değildir. Tohma vadisinde sıkça rastlanan sarp ve dar boğazlar yoktur. Bunun başlıca sebebi yöredeki, aşınarak yuvarlanmış yeryüzü şekilleridir. Ayrıca vadiyi aşan akarsuyun havzası küçük ve akıttığı su miktarı da azdır. Yine Kuruçay vadisi orta bölümünde biraz daralır. Daha sonra tabanı genişleyerek Tohma ve Fırat vadileri ile birleşir. Kuruçay vadisinde Çapıtlı yazısı ile Yazıhan düzü dışında ovalık alan yoktur. Çapıtlı yazısı Kuruçay vadisinde, Hasançelebi yöresini kaplayan düzlüğe Çapıtlı yazısı denir. Akgedik diplerinden Hasançelebi'ye doğru uzanan bu yüksek ovanın boyu 20 km.yi geçer. Genişliği 10 km. ye ulaşır. Ova, genelde düz olmakla birlikte, yer yer hafif dalgalı bir yapıdadır. Yazıhan Düzü Bu ova, Tohma ve Kuruçay vadilerinin Fırat'a açıldığı noktada yer alır. Malatya ovasından Tohma suyu ile ayrılır. Tohma suyunun kuzeyinde kalan ve Kuruçay vadi tabanını da kapsayan alanın bütününe Yazıhan düzü denilmektedir. Mayatya ovasına göre daha yüksekte kalan Yazıhan düzü su kaynakları kıt olduğundan kuru ve çıplaktır. Tohma suyu ova yüzeyine göre derinde kalmaktadır. Kuruçay ise yaz aylarında kurumaktadır.   BAŞLICA AKARSULARI   İlimizin başlıca akarsuları; Söğütlü Çayı 17.5 km., Morhamam Çayı 22.5km., Kuruçay 67 km.Tohma suyu 52.5 km., Sultansuyu 21.5 km., Sürgü suyu 30 km., Beylerderesi 38 km., Mamihan çayı 10 km., ve Şiro çayı 37 km. dir. Söğütlü Çay Göl dağının güney yamaçlarından başlayan bu vadi pek uzun değildir. Önce güneye, sonra güneydoğuya uzanarak Fırat'a açılmaktadır. Vadi yer yer genişleyerek büyük olmasa da tarım açısından önemli ovacıklar meydana getirmektedir. Bunların başlıcaları; Diştrik ve Arguvan yazılarıdır. Diştrik yazısı, Söğütlü çay vadisinden bucağı vadisine doğru yayılan düzlüğe denilmektedir. Küçük bir ovadır. Uzunluğu ve genişliği 17.5 km.ye ulaşan ova, yer yer dalgalı ve taşlıktır. Arguvan Yazısı Söğütlüçay vadisi Arguvan yakınında genişler, burada uzanan düzlüğe Arguvan yazısı adı verilmektedir. Sürgü Vadisi Göksu vadisinin başlangıç bölümünü oluşturan bu vadi, Karakaya tepenin güney yamaçlarında başlamakta, 20-30 km. aynı yönde uzadıktan sonra, önce batıya, sonra güneye ve güneydoğuya doğru genişçe bir yay çizerek il dışına çıkmaktadır. Daha sonra Göksu vadisi adı altında Adıyaman topraklarını geçip Fırat vadisine açılmaktadır. Vadide ilin tarım bakımından önemli olan Sürgü ovası yer almaktadır. Sürgü Ovası Malatya çöküntü alanının güneybatı ucunda yüksek bir ovadır. Genişleyen vadi oluğunun akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolması sonucu oluşan topraklar çok verimlidir. Sürgü çayı üzerine kurulan Sürgü barajından sulanmaktadır. Malatya ovasına göre daha yüksekte kaldığından kışlar biraz sert geçmektedir. AKARSULARI Malatya ili, Fırat havzası üzerinde yer alır. Havzanın yukarı Fırat bölümünde oldukça geniş alanı kaplayan il toprakları, yer üstü su kaynakları açısından hayli zengindir. Fırat Havzası Türkiye'nin en büyük havzasıdır. Su toplama alanı 127.000 km2 dolayında olan havzanın yıllık ortalama su hacmi 28 milyar m3'ü aşmaktadır. Fırat havzasında 4.900.000 hektara yakın ovalık alan vardır. Bunun 1.700.000 hektar yer alan akarsuların en önemlileri Tohma suyu, Kuruçay, Fırat nehri ve Sürgü çayıdır. Fırat Nehri Keban Barajı'ndan çıkan nehir Malatya'nın Elazığ ile sınırını oluşturacak şekilde güneybatıdan güneydoğuya doğru genişçe bir yay çizerek akar. Önce Kuruçay'ı sonra Tohma suyunu alarak akan Fırat, zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluştururdu. Bu alan günümüzde Karakaya Baraj Gölü sahası içinde kalmıştır. Fırat nehri, Kömürhan mevkiinde Doğu Anadolu'nun en uzun ve en derin boğazlarından biri olan Kömürhan boğazına girerek akmasına devam edip, boğazdan sonra Malatya-Diyarbakır sınırını oluşturmaktadır. Diyarbakır Çüngüş ilçesi yakınlarında Karakaya Barajı kurulmuştur. Tohma Suyu Malatya'nın doğu sınırını oluşturan Fırat nehrinden sonra ilin büyük akarsuyu Tohma'dır. iki koldan oluşmaktadır. En uzun kolu olan Ayvalı, Tohma çayı, Uzunyayla'dan diğer kolu olan Hacılar Tohması ise Tahtalı dağlarından doğar. Bu iki kol Malatya il sınırına girerek Mığdı üzerinde birleşip dar ve uzun Şuğul boğazından geçtikten sonra Malatya ovasından geçerek Fırat nehrine katılır. Tohma suyunun Şuğul boğazından kurtulduğu yerde Medik barajı kurulmuştur. Tohma suyu Malatya ovasından akarken kuzeyde Halavun çayı ile Epreme çayı, güneyde Dipsiz çayı, Sultansuyu, Beylerderesi Horata çayı ile Orduzu çayını alarak Fırat nehrine dökülmektedir. Bu sular Sultansuyu, Doğanşehir ve Malatya ovalarının sulanmasında önemli yer tutmaktadır. Kuruçay Yama dağı batısından doğan Kuruçay, Hasançelebi, Hekimhan ve Fethiye'yi geçtikten sonra Eğribük yönünde Fırat'a katılır. Yaz aylarında suyu iyice azaldığından bu sudan pek faydalanılamamaktadır. Sürgü Çayı İlin güneybatı ucunu oluşturan Sürgü yöresinin sularını toplayan bu çay, Malatya yöresinin batı kesimlerinde yer alan Karakaya tepesinin güney yamaçlarından doğar. Sürgü çayı, Göksu ırmağının önemli bir koludur. Sürgü kasabasından sonra, Kapıdere'ye kadar batı yönünden akan çay sonra güneye döner. Burada, Göksu ile birleşen ve Göksu adını alan akarsu, doğuya dönerek Adıyaman il sınırına girerek Adıyaman il topraklarından Fırat'a katılır. Sürgü çayı üzerinde Sürgü barajı kurulmuş olup, bu barajdan geniş bir alan sulanmaktadır. Malatya'nın bu önemli akarsuları dışında ya doğrudan Fırat'a, ya da diğer büyük akarsulara karışan çok sayıda küçük çay ve dereleri vardır. Bunlar: Eğmir, Mircan, Göksu, Aksu, Şiro, Berenge, Söğütlüçay, Sazdere, Şotikdere, Kozluk Çayı, Yenice Çayı, Setrek Çayı, Arapgir Çayı, Davulga, Cevizlisu gibi irili ufaklı akarsulardır.   BARAJLAR   İlimizde Sürgü, Medik, Polat ve Sultansuyu barajları olmak üzere 4 baraj bulunmaktadır. Polat ve Sultansuyu barajları sulama amaçlı, Medik Barajı Sulama + Elektrik amaçlı ve Sürgü Barajı da Sulama + Taşkın koruma amaçlı olarak inşa edilmiştir. Sultansuyu barajı 1993'te hizmete açılmış olup, en yeni barajımızdır. 1996 yılında Çat barajının da hizmete açılması beklenmektedir.   GÖLLER   Malatya'da önemli bir tabii göl yoktur. Yalnızca dağlık kesimlerden akan suların kaynak alanlarında ve düşük yükseltiri plato basamaklarında yüzeye çıkan suların oluşturduğu küçük göller vardır. Bunlar dışında sulama amaçlı 5 gölet vardır. Bunlardan; Orduzu Sulama Göleti, Orduzu Zorbalı Sulama Göleti ve Hançayı II. Sulama Göleti, Malatya Merkezde, İsaköy sulama göleti Arguvan ilçemizde; bir sulama göleti de Darende ilçemizde bulunmaktadır. Karakaya Baraj Gölü Malatya merkez ilçesinde 42, Pütürge ilçesinde 15, Akçadağ ilçesinde 2, Arguvan ilçesinde 6, Arapgir ilçesinde 2 köy olmak üzere toplam 67 köy göl alanı içerisinde kalmış olup, baraj gölü Malatya il sınırları üzerinde 150.875.583 m2'lik bir alanı kaplamaktadır BİTKİ ÖRTÜSÜ Malatya toprakları önemli bitki örtüsünden yoksundur. Eskiden il alanının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı iken sonucu bu örtü zamanla yok olmuştur. Doğal şartlar ormanların kendi kendisini yenilemesini büyük ölçüde güçleştirdiğinden yer yer bozkırlar ortaya çıkmıştır. İl arazisinin 367.253 hektarı (% 30)'u ormanlık ve fundalıklarla, 125.156 hektarı (% 10)'u ise çayır ve meralarla kaplıdır. İl topraklarının güneyini boydan boya kaplayan batı-doğu doğrultulu Malatya dağları, meşenin egemen olduğu bozuk nitelikli korular ve baltalıklar iyi nitelikli koru ve baltalıklara dönüşmeye başlar. Malatya dağlarının batı ucunda Sultansuyu vadisine bakan yamaçlarda Doğu Anadolu'da ortadan kalkmakta olan ibrelilerden kızılcıklara rastlanır. Malatya dağları üzerinde yer alan platolar ile Malatya ovasına yakın kesimlerde yer alan yarı ova nitelikli düzlükler, zengin çayır otları ile kaplıdır. İl alanının güneybatısını kuşatan dağlar ve platolarda doğal bitki örtüsü hemen hemen ortadan kalmıştır. Daha çok meşelerden oluşan bozuk nitelikle orman kalıntılarından başka canlı örtüye rastlanamaz. Bu örtüye yer yer yabani meyve araçları ile kaynak ve vadi boylarında kavak ve söğütler katılmaktadır. Bitkisel üretim yapılan kesimlerde meyvecilik doğal örtüye göre daha yaygındır. Malatya'nın kuzeyini kaplayan dağlar ise örtü bakımından Pütürge ve Doğanşehir yöreleri kadar olmasa da batıya göre daha da zengin sayılır. Bu yörelerde, çoğu bozuk nitelikli olmak üzere meşenin çoğunlukta olduğu yapraklı ormanlar vardır. Bu kesimde kalın bir toprak tabakası ile meyve ağaçları, söğüt ve kavaklıklar görülür.   Kaynak: http://www.malatya.gov.tr/  adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
...Devamını Oku
Yeryüzü Şekilleri
Adı Tür Özellikler
Akçababa Dağları Dağ Tohma vadisi ile Kuruçay vadisi arasında yer alan bu dağlar, Nurhak dağlarının kuzey doğuya doğru sokulan uzantıları durumundadır. Pek yüksek olmayan Akçababa dağları, kuzeybatı yönünde yayılarak geniş bir alanı kaplar. Genellikle çıplak olan bu dağlar güneybatıdan kuzeydoğuya doğru Kuyucakbaşı Tepe (1.734 m.), Akçababah Tepe (1.164 m.), Ahbaba Tepe (1.857 m.) ve Leylek Dağı (2.052 m.) dir.
Ansır(Buzluk) Mağaraları Mağara Yazıhan ilçesine bağlı Buzluk Köyü sınırları içerisinde özgün formasyona sahip çok sayıda mağara bulunmaktadır. Buzluk Köyü, ziyaretçilerine mağaracılık ve tırmanma başta olmak üzere pek çok doğa sporu yapma imkanı tanır. Mağaralar ve çevresinde İlk Çağ'dan günümüze ulaşan arkeolojik eserler, eşsiz jeolojik oluşumlar ve fosil örneklerini bir arada görmek mümkündür. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Batı Platoları Plato Batı platoları, güney platolarına göre daha alçak yükseltide olup, yükseltileri 1500 metrenin üzerine çıkmaz. Yörede dağlar, düzenli sıralar oluşturmayan tek tek kütleler durumundadır. Tohma suyu ve kolları ile parçalanmış ve oldukça derin vadiler arasında sıralanan platolar, genellikle kuru ve çıplaktır. Bu platolar Aygörmez ve Kepez dağlarından, Tohma vadisine, Akçababa dağlarından Tohma ve Kuruçay vadilerine doğru yükselti kaybederek sıralanır.
Becbel Tepe Dağ
Beydağı Dağ Malatya şehir merkezinin eteklerinde kurulmuş olduğu Beydağı, Güney Torosların uzantısı olup Malatya için pek çok açıdan hayati öneme sahip bir konumdadır. Zira Malatya'nın içme suyu bu dağın bağrından Malatya'ya hediye edilmiştir. Dağın dört bir tarafı şirin köyler ve kasabalarla çevrilmiştir. Her mevsim ayrı bir renge bürünen dağın çevresinde pek çok mera yer almaktadır. Beydağı'ndaki yaylalara ve meralara ulaşmanın farklı yolları mevcuttur. Uluköy-Sincik yolu, Gündüzbey-Çelikhan yollarından araçla, Karagöz köyü ve Konak kasabasından da araçla belli bir mesafeye geri kalan yolu tırmanarak ulaşılabilir. Son yıllarda bölgede azalan hayvancılık faaliyeti dolayısıyla yaylalara gidenlerin sayısında düşüş olmuşsa da zirvelerde eski yaşamlara ait izleri görmek mümkündür. Beydağı'nın soğuk pınarlarından içenler, pek lezzetli çahşır mantarlarının ve ısırganlarının tadına bakmış olanlar her yıl sabırsızlıkla mayıs ayının gelmesini beklerler. Aynı zamanda bölgenin de en yüksek tepelerini zirvesinde konuşlandırmış olan bu dağdan Malatya Ovası'nı izlemek bir ayrıcalıktır. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Beylerderesi Çay
Bürücek Yaylası Yayla Beydağı üzerinde yer alan Bürücek Yaylası şehrin içme suyu kaynağının doğal havzasını oluşturur. Gündüzbey ile Çelikhan arasındaki Çat Barajı bu yaylanın tabanında yer alır. Su Batan, Kızıl Tarla, Ağu Dere ve Rafa(Üçgöze) köyü düzlükleri Bürücek Yaylası'nın doğusu ve batısında önemli otlakları ve meraları barındırır. Bürücek Yaylası'nın zirve noktasına varınca sola ayrılan bir yoldan Beydağı'nın güney cephesinden dolanarak Uluköy Beypınarı mıntıkasına gidilebilir. Bürücek Yaylası'na Gündüzbey Kozluk istikametinden gidilebilir. Zirveyi aşan bu yoldan Yeşilyurt ilçesinin güney sınırlarını oluşturan Sarsı, Porga(Ortaköy), Salkonak, Karlık köyleri ve etrafındaki mezralara ulaşılabilir. Burası Beydağı'nın derin ve heybetli vadilerindeki köylerde otantik yaşamının görülebileceği nadir bölgelerdendir. Ayrıca, vadi tabanında bulunan Çat Barajı'nın her iki yakasından da Çelikhan ilçesine gidilebilir. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Çapıtlı Yazısı Ova Kuruçay vadisinde, Hasançelebi yöresini kaplayan düzlüğe Çapıtlı yazısı denir. Akgedik diplerinden Hasançelebi'ye doğru uzanan bu yüksek ovanın boyu 20 km.yi geçer. Genişliği 10 km. ye ulaşır. Ova, genelde düz olmakla birlikte, yer yer hafif dalgalı bir yapıdadır.
Çat Baraj Gölü 78 m lik Talvegdene sahip barajın yapımına 1985 yılında başlandı. 1996 yılında tamamlanan baraj ile 22091 ha'lık alan sulanmaya başlandı.
Doğanşehir Ova Tohma vadisine güneyden açılan Sultansuyu vadisinin her iki yanma sıralanmış, küçüklü büyüklü düzlüklerin tümüne birden Doğanşehir Ovası adı verilmektedir. Ova Suçatı'ndan sonra Doğanşehir'e doğru daralmaya başlar. îlçe merkezinde yükselti 1.250 metreye ulaşır. Sultansuyu ve kolları ovadan pek derin olmayan yataklarda akar.
Doğanşehir Ovası Ova Tohma vadisine güneyden açılan Sultansuyu vadisinin her iki yanma sıralanmış, küçüklü büyüklü düzlüklerin tümüne birden Doğanşehir Ovası adı verilmektedir. Ova Suçatı'ndan sonra Doğanşehir'e doğru daralmaya başlar. îlçe merkezinde yükselti 1.250 metreye ulaşır. Sultansuyu ve kolları ovadan pek derin olmayan yataklarda akar.
Erhaç Düzü ile Arga ve Ören Yazıları Ova Malatya ovasının batıya doğru uzantıları durumunda olan bu düzlükler yer yer dalgalı ovalardır. Sultansuyu vadisi ile Tohma vadisi arasında kalan üçgen biçiminde alanı dolduran bu düzlüklerin yükseltisi, Malatya ovasına göre daha fazladır.
Erkenek-Karanlıkdere Kanyonu Kanyon Doğanşehir ilçesi Erkenek Kasabasında bulunan doğa harikası Karanlıkdere Kanyonu'nun en derin bölümünün uzunluğu 2.324 metredir. Malatya-Adana karayoluna paralel olan kanyon, bu güzergahtaki yolcuları heybetli manzarası ile büyülemektedir. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Fırat Nehir Keban Barajı'ndan çıkan nehir Malatya'nın Elazığ ile sınırını oluşturacak şekilde güneybatıdan güneydoğuya doğru genişçe bir yay çizerek akar. Önce Kuruçay'ı sonra Tohma suyunu alarak akan Fırat, zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluştururdu. Bu alan günümüzde Karakaya Baraj Gölü sahası içinde kalmıştır. Fırat nehri, Kömürhan mevkiinde Doğu Anadolu'nun en uzun ve en derin boğazlarından biri olan Kömürhan boğazına girerek akmasına devam edip, boğazdan sonra Malatya-Diyarbakır sınırını oluşturmaktadır. Diyarbakır Çüngüş ilçesi yakınlarında Karakaya Barajı kurulmuştur.
Fırat Vadisi Vadi Türkiye'nin en önemli vadilerinden birisidir. Çok derin ve sarp olan Fırat vadisi, keskin dirsekler çizerek uzanır. Sarplaşan vadi, bu yapısını Malatya topraklarında Söğütlü çayı vadisi ile birleşene kadar sürdürür. Bundan sonra vadi genişlemeye başlar. Akarsu, çok geniş bir yatakta akmakta iken zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluşturur. Göldağı ve Sarıçiçek yaylası hizasından sonra yapı birden değişir. Fırat vadisine doğru eğimli geniş oluklar ortaya çıkar. Bunlar, Tohma ve Kuruçay vadileridir. Fırat vadisinin bu yapısı, Malatya dağlarının doğu ucuna kadar sürer. Burada vadi yeniden daralır. 100 km. den uzun bir boğaza dönüşür. Kömürhan Boğazı adıyla anılan bu boğazdan sonra vadi, il topraklarının dışına çıkar.
Gayrık Tepe Dağ
Girmana Vadisi Vadi Hekimhan ilçesine bağlı Girmana beldesindeki Girmana Vadisi, doğal güzellikleriyle dikkat çekmektedir. Doğa sporları için imkanlar sunan vadi, her mevsim farklı güzelliklerini ziyaretçilerine sunmaktadır. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Güney Platoları Plato Malatya dağları üzerinde sıralanan platolardır. Burada, dağlar yüksek ve düzenli sıralar oluşturduğundan kuzey ve batı yamaçlarında çeşitli yükseltilerde alt alta, ya da yan yana dizilmiş platolar vardır. Bu platolar su kaynakları bakımından zengindir.
Günpınar Şelalesi Şelale Darende ilçesi Günpınar köyünde bulunan Günpınar Şelalesi, yazın havaya karışan su zerrelerinin ışıkla yarattığı renk cümbüşü ve kışın donan suların ortaya çıkardığı pamuksu görünümlü buz manzarası ile her mevsim güzelliğini korumaktadır. Günpınar Şelalesi ve Vadisi yazın ve kışın ziyaret edilebilmektedir. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
İzollu Ova
İzollu Ovaları Ova Malatya ovasının doğusunda Fırat nehrinin dar ve derin bir koridor oluşturduğu Kömürhan boğazına kadar uzanan kesimindeki, irili ufaklı düzlüklere Izollu ovaları adı verilmektedir. Bunlar, Malatya dağlarından başlayarak kuzeydoğu yönüne uzanarak Karakaya baraj gölüne doğru açılan taraçalı düzlükler durumundadır.
Karakaya Baraj Gölü Malatya merkez ilçesinde 42, Pütürge ilçesinde 15, Akçadağ ilçesinde 2, Arguvan ilçesinde 6, Arapgir ilçesinde 2 köy olmak üzere toplam 67 köy göl alanı içerisinde kalmış olup, baraj gölü Malatya il sınırları üzerinde 150.875.583 m2'lik bir alanı kaplamaktadır
Karakaya Tepe Dağ
Kelle Tepe Dağ
Korudağ Dağ
Kuruçay Çay Yama dağı batısından doğan Kuruçay, Hasançelebi, Hekimhan ve Fethiye'yi geçtikten sonra Eğribük yönünde Fırat'a katılır. Yaz aylarında suyu iyice azaldığından bu sudan pek faydalanılamamaktadır.
Kuruçay Vadisi Vadi Yama dağının batı eteklerinden başlayan vadi, başlangıç kesimlerinde pek derin değildir. Tohma vadisinde sıkça rastlanan sarp ve dar boğazlar yoktur. Bunun başlıca sebebi yöredeki, aşınarak yuvarlanmış yeryüzü şekilleridir. Ayrıca vadiyi aşan akarsuyun havzası küçük ve akıttığı su miktarı da azdır. Yine Kuruçay vadisi orta bölümünde biraz daralır. Daha sonra tabanı genişleyerek Tohma ve Fırat vadileri ile birleşir. Kuruçay vadisinde Çapıtlı yazısı ile Yazıhan düzü dışında ovalık alan yoktur.
Kuzey Platolar Plato Malatya'nın en önemli platolarıdır. Yama dağının eteklerinde sıralanan ve Yama Platoları adıyla da anılan yüksek düzlükler Fırat vadisine doğru ilerler. Kuzey platolarının, Sivas sınırlarına yakın kesimleri daha geniş ve düzdür. Bu sebepten buradaki platolar daha küçük ve değişik yükselti basamaklarına dizilmiş taraçalı bir yapıdadır.
Levent Vadisi Vadi Dünya kültür mirası içerisinde kabul edilen jeolojik oluşumlardan benzersiz hazineleri barındıran ülkemiz, bu özelliğiyle giderek daha çok ön plana çıkmaktadır. Levent Vadisi bu jeolojik mirasın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Vadi Akçadağ ilçesi Develi köyünün kuzeyinden başlayarak 28 km daha kuzeyde Tohma Çayı ile birleştiği noktaya kadar ulaşmaktadır. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Malatya Ova Tohma, Sultansuyu ve Fırat vadileri arasında kalan çok geniş bir alanı kaplar. Ortalama yükseltisi 900 m. olan bu geniş düzlük, kademe kademe yükselen ve 1500 m. ye kadar çıkan platolarla, yüksek dağlarla çevrilidir. Ovanın yüzölçümü 830 km2'yi bulur. Batı-doğu yönünde uzanan Malatya Ovası bir çöküntü alanıdır. Akarsuların alüvyonları ile dolması sonucu oluşmuştur. Akarsuların taşıdığı bu genç dolgu maddelerinin kalınlığı 50 ile 100 metre arasında değişmektedir. Dolgu tabakasının kalınlığı, ovanın kenarlarına doğru incelir. Ova genellikle düzdür. Ancak çevreden inen küçük akarsuların vadilerinde derinlik 60-100 m.ye ulaşır. Böylece hafif dalgalı bir yapı oluşmuştur. Malatya Ovası, kalın bir toprak tabakası ile kaplı olup, verimlidir. Çok geçirgen olduğundan su tutmaz ve çabuk kurur. Bu nedenle, tarımsal üretim açısından sulama son derece önemlidir. 1975'de Tohma üzerinde yapılan Medik Barajı, Sultansuyu ve Beylerderesi'neden yararlanılarak bazı alanlar sulamaya açılmıştır.
Malatya Ovası Ova Tohma, Sultansuyu ve Fırat vadileri arasında kalan çok geniş bir alanı kaplar. Ortalama yükseltisi 900 m. olan bu geniş düzlük, kademe kademe yükselen ve 1500 m. ye kadar çıkan platolarla, yüksek dağlarla çevrilidir. Ovanın yüzölçümü 830 km2'yi bulur. Batı-doğu yönünde uzanan Malatya Ovası bir çöküntü alanıdır. Akarsuların alüvyonları ile dolması sonucu oluşmuştur. Akarsuların taşıdığı bu genç dolgu maddelerinin kalınlığı 50 ile 100 metre arasında değişmektedir. Dolgu tabakasının kalınlığı, ovanın kenarlarına doğru incelir. Ova genellikle düzdür. Ancak çevreden inen küçük akarsuların vadilerinde derinlik 60-100 m.ye ulaşır. Böylece hafif dalgalı bir yapı oluşmuştur. Malatya Ovası, kalın bir toprak tabakası ile kaplı olup, verimlidir. Çok geçirgen olduğundan su tutmaz ve çabuk kurur. Bu nedenle, tarımsal üretim açısından sulama son derece önemlidir. 1975'de Tohma üzerinde yapılan Medik Barajı, Sultansuyu ve Beylerderesi'neden yararlanılarak bazı alanlar sulamaya açılmıştır.
Mamihan Çay
Mandıra, Tafta ve Milli Yazıları Ova
Medik Baraj Gölü 1966 yılında başlayan barajın yapımı 1975 tarihinde tamamlandı. Sulama amaçlı yapılan baraj ile toplamda 15842 ha'lık alan sulanmaktadır.
Mığdı Düzü Ova Ayvalı, Tohma ile Hacılar Tohması vadilerinin birleşme noktasında yer alır. Darende'nin doğusunda ve güneydoğusunda geniş bir alanı kaplayan ovanın yüzölçümü yaklaşık 50 km2'dir. Ovanın orta kesimleri düz olup, kenarlara doğru yükselti artar ve dalgalı bir yapı ortaya çıkar. Genişleyen vadi tabanı akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolması sonucu oluşan toprak, verimli bir durumdadır. Yeşil örtü, yalnızca su kenarlarında söğüt ve kavak ağaçlarından oluşur.
Morhamam Çay Arapgir Göldağı'ndan doğup Karakaya baraj gölüne dökülen çayın uzunluğu takriben 80 km'dir
Nurhak Dağları Dağ Sultansuyu Vadisinin batısında ve Kahramanmaraş topraklarından il alanına giren Nurhak Dağları, Güneydoğu Torosları'nın kuzeye açılan kolunu oluşturur. Vadiye paralel olarak kuzeydoğu yönünde uzanan bu dağlar Tohma vadisi ile bölünür. Aynı zamanda, batıya ve kuzeybatıya doğru açılarak, Tohma havzasInı batıdan kuşatır. Nurhak dağlan üzerindeki en önemli yükseltiler şunlardır. Derbent dağı (2.428 m.) Kepez dağı (2.140 m.) ve Kuşkaya Tepesi (1.922 m.), Akçadağ (2.013 m.). Malatya ovası, Tohma vadisi, Darende ve Doğanşehir arasını bütünüyle kaplayan Nurhak dağları ve uzantıları, yeryüzü şekilleri bakımından Malatya dağlarından değişiktir. Malatya ve Doğanşehir ovalarıyla, Tohma, Sultansuyu vadilerine göre yaklaşık 500 metre yükseklikte çok dağlı bir yeryüzü şekli oluşturan bu dağlar, genellikle volkanik kökenlidir. Bu dağlardan kaynaklanan akarsular, doğuda Sultansuyu’na doğru akarak derin vadiler oluştururlar. Yükseklik çoğunlukla 2000 m'nin altındadır.
Polat Baraj Gölü 1990 yılında hizmet vermeye başlayan baraj ile yılda yaklaşık 2743 ha'lık alan sulanmaya başlamıştır.
Sarıçiçek Yaylası Yayla Malatya'nın kuzey platosunda, Arapgir ilçesinin kuzeyinde yer alır. Sarıçiçek Yaylası, kalın bir toprak örtüsüyle örtülmüş olup zengin çayır otlarıyla kaplıdır. Adını, yoğun olarak yetişen sarıçiçeklerden alan yaylada genel olarak küçükbaş hayvan ve arı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Pek çok yaşam alanına yaşam alanı olan Sarıçiçek Yaylası, buz gibi suları, sert doğal havası ve eşsiz manzarası ile doğa tutkunlarının uğrak yeridir. Yaylanın hakim tepelerinden birinden bir diğerine doğru uzanan geniş otlaklar bereketi simgeler ve her tepenin ardından yollar hiç bitmeyecekmiş gibi yeniden başlar. Sarıçiçek Yaylası'nı ve kıl çadırlarda devam eden yayla yaşamını yerinde görmek için en uygun zaman dilimi iklim şartlarına bağlı olarak değişebilmekle beraber mayıs ayının ikinci yarısından temmuz başına kadar olan dönemdir. Arapgir ilçesinden Sivas istikametine doğru giden yolun solundan Sarıçiçek Yaylası'na dönülür. Yayla yolundan küçük araçlarla gitmek mümkündür ancak yağmurlu havalarda yolun toprak zemininden ve engebeli noktalarından dolayı ancak araziye uygun araçlarla ulaşım sağlanabilir. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Söğütlü Çay Göl dağının güney yamaçlarından başlayan bu vadi pek uzun değildir. Önce güneye, sonra güneydoğuya uzanarak Fırat'a açılmaktadır. Vadi yer yer genişleyerek büyük olmasa da tarım açısından önemli ovacıklar meydana getirmektedir. Bunların başlıcaları; Diştrik ve Arguvan yazılarıdır. Diştrik yazısı, Söğütlü çay vadisinden bucağı vadisine doğru yayılan düzlüğe denilmektedir. Küçük bir ovadır. Uzunluğu ve genişliği 17.5 km.ye ulaşan ova, yer yer dalgalı ve taşlıktır.
Sultansuyu Baraj Gölü Sultansuyu barajı 1993'te hizmete açılmış olup, en yeni barajımızdır.
Sultansuyu Çay
Sürgü Ova Malatya çöküntü alanının güneybatı ucunda yüksek bir ovadır. Genişleyen vadi oluğunun akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolması sonucu oluşan topraklar çok verimlidir. Sürgü çayı üzerine kurulan Sürgü barajından sulanmaktadır. Malatya ovasına göre daha yüksekte kaldığından kışlar biraz sert geçmektedir.
Sürgü Baraj Gölü 1969 yılında inşaatı biten 55 m yüksekliğe sahip baraj ile senede 10098 ha'lı alan sulanmaktadır.
Sürgü Çayı Çay İlin güneybatı ucunu oluşturan Sürgü yöresinin sularını toplayan bu çay, Malatya yöresinin batı kesimlerinde yer alan Karakaya tepesinin güney yamaçlarından doğar. Sürgü çayı, Göksu ırmağının önemli bir koludur. Sürgü kasabasından sonra, Kapıdere'ye kadar batı yönünden akan çay sonra güneye döner. Burada, Göksu ile birleşen ve Göksu adını alan akarsu, doğuya dönerek Adıyaman il sınırına girerek Adıyaman il topraklarından Fırat'a katılır. Sürgü çayı üzerinde Sürgü barajı kurulmuş olup, bu barajdan geniş bir alan sulanmaktadır. Malatya'nın bu önemli akarsuları dışında ya doğrudan Fırat'a, ya da diğer büyük akarsulara karışan çok sayıda küçük çay ve dereleri vardır. Bunlar: Eğmir, Mircan, Göksu, Aksu, Şiro, Berenge, Söğütlüçay, Sazdere, Şotikdere, Kozluk Çayı, Yenice Çayı, Setrek Çayı, Arapgir Çayı, Davulga, Cevizlisu gibi irili ufaklı akarsulardır.
Sürgü-Takas Göl Doğanşehir ilçesinin Sürgü beldesinde yer alan Takas, kaynak suyuyla oluşan doğal bir akvaryum görünümündedir. Sürgü-Takas piknik alanı olarak yoğun bir şekilde ziyaret edilmesinin yanında, kaynak sularının beslediği göletlerde yetiştirilen lezzetli alabalıklarıyla da misafirleri kendine çekmektedir. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Şiro Çayı Çay Torosların devamı olan Akdağ'dan çıkarak Karakaya barajına dökülen çayın uzunluğu yaklaşık 50 km'dir
Tohma Suyu Nehir Malatya'nın doğu sınırını oluşturan Fırat nehrinden sonra ilin büyük akarsuyu Tohma'dır. iki koldan oluşmaktadır. En uzun kolu olan Ayvalı, Tohma çayı, Uzunyayla'dan diğer kolu olan Hacılar Tohması ise Tahtalı dağlarından doğar. Bu iki kol Malatya il sınırına girerek Mığdı üzerinde birleşip dar ve uzun Şuğul boğazından geçtikten sonra Malatya ovasından geçerek Fırat nehrine katılır. Tohma suyunun Şuğul boğazından kurtulduğu yerde Medik barajı kurulmuştur. Tohma suyu Malatya ovasından akarken kuzeyde Halavun çayı ile Epreme çayı, güneyde Dipsiz çayı, Sultansuyu, Beylerderesi Horata çayı ile Orduzu çayını alarak Fırat nehrine dökülmektedir. Bu sular Sultansuyu, Doğanşehir ve Malatya ovalarının sulanmasında önemli yer tutmaktadır.
Tohma Vadisi Vadi Sivas topraklarından iki kol halinde başlayan Tohma vadisi, Fırat vadisine doğru geniş bir oluk oluşturur. Darende yanından bu kollar genişlemeye başlar. İlçenin doğusunda birleşir. Vadilerin birleşme yerinde geniş bir düzlük oluşur. Mığdı düzü adıyla anılan bu yüksek ovadan sonra vadi, biraz daralarak doğu yönünde uzanır. Sonra güneyden gelen Sultansuyu vadisi ile birleşerek birden genişler ve Fırat vadisine açılır. Genişleyen vadi tabanında, ilin en önemli düzlüklerinden Malatya ve Doğanşehir ovaları ile Erhaç düzü ve Yazıhan düzü sıralanmaktadır.
Turgut Özal Tabiat Parkı Gölet Kent merkezine 3 km mesafedeki Pınarbaşı mevkiinde bulunan Turgut Özal Tabiat Parkı, vadi ve tabanındaki pınarın beslediği Orduzu Göleti ile beraber 38 hektar alanda kuruludur. Kaynak: Malatya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Malatya Kitaplığı Yayınları, Dört Mevsim Malatya, İstanbul 2013, Baskı: Promat Basım Yayın San.ve Tic. A.Ş.
Yama Dağı Dağ Büyük bölümü Sivas il alanında bulunan Yama dağı kütlesi güneye ve güneydoğuya doğru açılarak Malatya'nın kuzeyini bütünüyle kaplar. Batıda Kuruçay vadisine, güneydoğuda Fırat vadisine kadar uzanan Yama dağı ve uzantıları genellikle volkanik yapılıdır. Yüksekliği 1500 metrenin üzerindedir. Bu dağlar geniş, toplu ve yüksek bir kabartı oluşturmaktadır. Önemli doruklar dışında bu kesim, genellikle bir plato görünümündedir. Bu sıranın en önemli yükseltileri Arguvan'nın batısında 1516 metre yükseltili Doyukan tepe, Kozdere'nin doğusunda 2.310 metre yükseltili Hasbek tepe ve Arapgir'in batısında 2.402 metre yükseltili Göl dağı'dır. Bundan başka doğuda Venk ve Izollu dağları, Pütürge ile Izollu arasında Şakşak, Pütürge'de Kubbe, Akdoğan; Arguvan-Arapgir arasında Çangal Aynaca, Eğerli; Hekimhan yöresinde Demirli, Kızılhisar, Zürbehan; Darende yöresinde Hezanlı, Ademkıran, Alidede, Heyik, Kuduz, Beynamaz dağı; Yeşilyurt yöresinde Karadağ, Karataş, Keklicek, Akseki dağları ile; Akçadağ yöresinde Öğlekayası, Kartal Kaya ve Kurugöl gibi dağlarla tepeler vardır.
Yazıhan Düzü Ova Bu ova, Tohma ve Kuruçay vadilerinin Fırat'a açıldığı noktada yer alır. Malatya ovasından Tohma suyu ile ayrılır. Tohma suyunun kuzeyinde kalan ve Kuruçay vadi tabanını da kapsayan alanın bütününe Yazıhan düzü denilmektedir. Mayatya ovasına göre daha yüksekte kalan Yazıhan düzü su kaynakları kıt olduğundan kuru ve çıplaktır. Tohma suyu ova yüzeyine göre derinde kalmaktadır. Kuruçay ise yaz aylarında kurumaktadır.
    İklim
    İklim
    Malatya, Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu arasında yer alan bir ovadır. Ova, kuzeyden güneye doğru hafif bir eğimle uzanır. Arazi denizden uzak ve yüksektir. Bu nedenle de Malatya'nın iklimi serttir. Yazlan sıcak ve kurak; kışları ise, çoğu kez yağışlı ve soğuk olan sert iklimine karşın bölgede yer yer Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu iklim özelliklerini de görmek mümkündür. İklim, değişik özellikler gösteren üç ayrı bölgede incelenebilir. İldeki yüksek platolarda İç Anadolu'nun step iklimi gözlenir. Güney ovasında, Fırat-Dicle nehirleri arasının ılık iklimi ile Suriye Çölü'nün yakıcı sıcaklarının etkisinde özel bir Akdeniz iklimi görülür. Dağlık bölgelerde ise, kışları soğuk olup, her iki bölgenin de etkisinde bulunan bir iklim hüküm sürer. Denizden yüksekliği 900 metre olarak kabul edilen Malatya'da yılın en yağışlı mevsimi ilkbahardır. Yılın 130 -140 günü tamamen güneşli, 50-60 günü kapalı ve güneşli geçer. Geriye kalan günler hep parçalı bulutludur. Isı genellikle -20 ile +40 derece arasında seyreder. 1920 yılından sonra günümüze kadar en düşük sıcaklık -21.1, en yüksek sıcaklı ise +41 derece olarak tespit edilmiştir. Yıllık yağış ortalaması 382.6 mm'dir. Bu iklim şartlarının kayısı yetiştiriciliği için çok elverişli olduğu bilinmektedir. En sıcak aylar Temmuz ve Ağustos, en soğuk aylar ise Ocak ve Şubat'tır.
    ...Devamını Oku
    Flora
    Malatya toprakları önemli bitki örtüsünden yoksundur. Eskiden il alanının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı iken bu örtü zamanla yok olmuştur. Doğal şartlar ormanların kendi kendisini yenilemesini büyük ölçüde güçleştirdiğinden yer yer bozkırlar ortaya çıkmıştır. İl arazisinin 367.253 hektarı (% 30)’u ormanlık ve fundalıklarla, 125.156 hektarı (% 10)’u ise çayır ve meralarla kaplıdır. İl topraklarının güneyini boydan boya kaplayan batı-doğu doğrultulu Malatya dağları, meşenin egemen olduğu bozuk nitelikli korular ve baltalıklar iyi nitelikli koru ve baltalıklara dönüşmeye başlar. Malatya dağlarının batı ucunda Sultansuyu vadisine bakan yamaçlarda Doğu Anadolu’da ortadan kalkmakta olan ibrelilerden kızılcıklara rastlanır. Malatya dağları üzerinde yer alan platolar ile Malatya ovasına yakın kesimlerde yer alan yarı ova nitelikli düzlükler, zengin çayır otları ile kaplıdır. İl alanının güneybatısını kuşatan dağlar ve platolarda doğal bitki örtüsü hemen hemen ortadan kalmıştır. Daha çok meşelerden oluşan bozuk nitelikle orman kalıntılarından başka canlı örtüye rastlanamaz. Bu örtüye yer yer yabani meyve araçları ile kaynak ve vadi boylarında kavak ve söğütler katılmaktadır. Bitkisel üretim yapılan kesimlerde meyvecilik doğal örtüye göre daha yaygındır. Malatya’nın kuzeyini kaplayan dağlar ise örtü bakımından Pütürge ve Doğanşehir yöreleri kadar olmasa da batıya göre daha da zengin sayılır. Bu yörelere de, çoğu bozuk nitelikli olmak üzere meşenin çoğunlukta olduğu yapraklı ormanlar vardır. Bu kesimde kalın bir toprak tabakası ile meyve ağaçları, söğüt ve kavaklıklar görülür.
    ...Devamını Oku
    Ekonomik Yapı
    Tarihsel süreç içerisinde "doğunun batısı batının doğusu" olarak tanımlanan Malatya, bu gün için de aynı konumunu sürdürmekte olup sosyo-ekonomik yapısı nedeniyle bölgesinde önemli merkez, bölgesel bir cazibe merkezi durumundadır. İlin bu gün ulaştığı ekonomik gelişim düzeyinde Malatya’ya ile özdeşleşen kayısı yetiştiriciliğin etkisi yadsınamayacak düzeydedir. Malatya için ilahi bir lütuf olarak da kabul edilebilecek olan kayısı, özellikle 80'li yıllardaki dışa açık ekonomiye geçiş sürecinde önemli bir ihraç ürünü haline gelmiş ve ilin ekonomik gelişimine büyük katkı sağlamıştır, sağlamaktadır. Malatya, ekonomik gelişmesinin temelinde Kayısı yetiştiriciliğini önemli yer tutmasına rağmen günümüzde ekonomik kalkınma kaynaklarını çeşitlendirerek daha dengeli bir sektörel yapıya evrilmektedir.  2001 yılından sonra iller bazında milli hesap verileri yayınlanmamaktadır. Yayınlanan en son verilere göre ilde 2001 yılı itibariyle kişi başına düşen GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) 1417 ABD doları düzeyindedir. İlde 1990 yılı itibariyle kişi başına düşen GSYİH 1744 ABD doları düzeyinde iken 2000 ve 2001 yıllarında ülkemizin yaşadığı ekonomik kriz nedeni ile kişi başına GSYİH 2001 yılında 1417 ABD dolarına gerilemiştir. Malatya ili kişi başına GSYİH tutarının, ülke ortalamasında tekabül ettiği orana bakılacak olursa, 1990 yılında Türkiye ortalamasının %65,69'una tekabül eden İl kişi başına GSYİH tutarı, 1995 yılında %68,9'a yükselmiş, 2001 yılında ise %66 düzeyinde gerçekleşmiştir.  2001(1987 sabit fiyatları ile) yılı itibari ile ilde yaratılan Gayri Safi Yurt İçi Hasıladan alınan pay bakımından %27,1 ile sanayi sektörü ilk sırada gelmekte, bunu %24 ile ticaret ve %16,9 ile tarım sektörü izlemektedir. Sanayi sektörünün yarattığı GSYİH içerisinde ise imalat sanayi alt sektörü %25,8 pay almaktadır. Malatya ekonomisinde tarım sektörünün payı görece düşerken tarım dışı sektörün payının arttığı görülmektedir.  Malatya’nın da içinde yer aldığı TRB1 bölgesinde yaratılan kişi başına gayri safi katma değer 2004-2011 yılları arasında mutlak olarak artmakta olup, bölgesel kişi başına GSKD’in ülke ortalamasına yakınsaması 2004 yılında %59,12 iken 2011 yılında %62,96 düzeyine yükselmiştir. 2011 yılı itibariyle Cari Fiyatlarla TRB1 Bölgesel (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) Gayri Safi Katma Değerden en yüksek payı %63,2 ile Hizmetler Sektörü almış, Sanayi Sektörü %22,8 ile ikinci sırada yer alırken Tarım Sektörü %14 düzeyinde pay almıştır.   DPT tarafından en son 2003 yılında yayınlanan "İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması" sonucuna göre Malatya il geneli olarak tüm iller içerisinde sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 41. sırada yer almıştır. Kalkınma Bakanlığı tarafından yapılan “2011 Yılı İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması”na göre ise  Malatya  81 il arasında 42. sırada yer almaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan İllerde Yaşam Endeksi-2015 sıralamasında Malatya tüm iller sıralamasında 53. Sırada yer almıştır.   80’li yıllara kadar sanayileşmesi büyük ölçüde kamu yatırımlarına (Sümerbank, Tekel ve Şeker Fabrikaları gibi) bağımlı olan Malatya, daha sonra özel teşebbüs eliyle kalkınma yolunda önemli atılımlar yapmaya başlamıştır. Söz konusu kalkınma hamlesinin altında yatan en önemli neden; Malatya için önemli bir gelir kaynağı olan kayısının il ekonomisine sağladığı parasal kaynak, devletçe verilen yatırım teşviklerinin amacına uygun kullanılması, Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri, ulaşım ve iletişim altyapısına dönük yapılan yatırımlar ile ilimizdeki müteşebbis potansiyelidir.   Organize Sanayi Bölgeleri: İlimiz Merkezinde 2 adet, Darende ve Akçadağ ilçelerinde birer olmak üzere toplam dört adet Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Malatya I. Organize San. Bölgesi; 300 hektar arazi üzerine kurulmuştur. Toplam sanayi alanı 224 hektar, parsel sayısı 157, firma sayısı ise  145’dir. I. OSB'nin yol, su, elektrik, doğal gaz ve arıtma tesisi gibi altyapısı ve sosyal tesisleri de tamamlanmıştır.   II. Organize Sanayi Bölgesi ise 350 hektar arsa üzerine kurulmuş olup, toplam sanayi alanı 300 hektardir. II. Organize Sanayi Bölgesinin parsel sayısı 156, toplam müteşebbis sayısı 152 olup, parsellerin tamamı tahsis edilmiş olup altyapı çalışmaları tamamlanmıştır.   İlimizde I. ve II. OSB'de tahsis edilecek parsel kalmaması ve çok sayıda müteşebbisin yatırım için yer talep etmesi nedeniyle ortaya çıkan parsel talebi nedeniyle 1200 hektarlık tevsi alan I. OSB'ye eklenmiştir.   Darende İlçemizde 47.7 hektarlık alanda Darende Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş, halihazırda parsellerin tahsis çalışmaları sürdürülmektedir. Akçadağ İlçemizde yaklaşık 120 hektar alan üzerinde kurulmakta olan Akçadağ Mermercilik İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin yer tespiti yapılmış, etüt çalışmaları tamamlanmış,  ÇED raporu onaylanmış ve imar planı hazırlanmıştır. Çalışmalara devam edilmektedir.
    ...Devamını Oku
    Ortalama Sıcaklık Nem
    Akçadağ yöresinde ilk yerleşim M.Ö. 111'de eski Tunç devrinde başlamış, Geç Hitit, Roma ve Bizans devirlerinde devam etmiştir. Bu devirlerin yörede yaşandığı Akçadağ ilçe merkezinde yer alan Akçadağ Höyük ve Akçadağ kasabasında yer alan Ören Höyük ve Akçadağ Ören kasabası yolu üzerinde bulunan ikinciler Höyükte yapılan yüzey çalışmalarıyla belirlenmiştir. İlçemiz Osmanlı döneminde de yerini koruyarak Sultan Hamid'in Doğu Anadolu'da meydana getirdiği Hamidiye Alayları çerçevesinde Osmanlı ordusuna at ve zahire yetiştirmiştir. Akçadağ, Osmanlı devrinde tahminen 1850 yıllarında bugünkü Levent bucağında teşkilatlandırılmış, 1858 yılında ilçe merkezi şimdiki yerine Arga'ya nakil edilmiştir. Cumhuriyet döneminde de Malatya'ya bağlı ilçe merkezi olan Akçadağ'ın Malatya'ya 37 km. batı ve kuzey batısında 850 ile 1660 rakımları arasında, ilçenin doğusunda Malatya merkez ilçesi, güneyinde Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi, batısında Kahramanmaraş iline bağlı Elbistan ilçesi, kuzeyinde Darende ve Hekimhan ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 1.193 km2 olup denizden yükseldiği 925 metredir. İlçenin Kürecik ve Levent olmak üzere 2 bucağı, merkez Ören ve Yukarı Kozluca olmak üzere 3 belediyesiyle 72 köyü, 9 mahallesi ve 169 mezrası vardır, ilçe, ova ve dağlık bir konumda kurulmuştur, ilçeye karasal iklim hakimdir. Çiftçiliğin her türlüsüyle uğraşılmakta, genellikle aile ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Eğitim ve kültürel faaliyetler ile halkın büyük şehirlerle fazla ilişki kurması, çok sayıda halkın Avrupa ülkelerine işçi olarak gitmesi, ilçenin kısıtlı olan sosyal hayatını modern hale getirmiştir. Okuma yazma oranı %98 gibi yüksek bir rakama ulaşmıştır. ilçe sınırları içerisinde Tigem'e bağlı Sultan Suyu üretme Çiftliği mevcut olup, bu çiftlikte tarım ve meyvecilikle birlikte hayvancılık yapılmaktadır. Ülkemizin ünlü yarış atları burada yetiştirilmektedir. ilçe, tarihi eser bakımdan eski konaklama merkezi olan han kalıntıları açısından zengindir. Bunlardan Sarıhacı, Bekiruşağı ve Esenbey köylerinde, yine Kürecik bucağına bağlı Düvencik köyü civarında Hititler devrinden kalma Ferik Kalesi ile kaya manzaralarını sayabiliriz. Gezilebilecek Yerleri : Başpınar, Akpınar, Karadağ eteklerinde Yaylak köyünün üzerinde yaklaşık iki metre çapındaki yapay mağara, levent vadisi ile Sultansuyu sayılabilir. İlçemiz Mahalleleri : Aktepe, Aliçeri, Altınlı, Aksaray, Aşağıörükçü, Bayramuşağı, Başpınar, Bölüklü, Büyükçimis, Bahri, Doğu, Dedeköy, Derinboğaz, Develi, Doğanlar, Dümüklü, Esenli, Gölpınar, Güzyurdu, Fatih, Hançerli, Ilıcak, İkinciler, Kadı İbrahim, Karamağara, Aydınlar, Karapınar, Keklikpınar, Keller, Kotangölü, Kültür, Kömekavak, Mihmanlı, Muratlı, Ören, Resuluşağı, Sarıhacı, Şeyhlar, Yağmurlu, Yalınbudak, Yalınkaya, Yalımlı, Yukarıörükçü, Kepez, Aksüt, Bekiruşağı, Çakılıpınar, Çevirme, Darıca, Demirciler, Duruluova, Dutlu, Güneşli, Gürkaynak, Harunuşağı, Kahyalı, Kasımuşağı, Ortaköy, Taşveler, Tataruşağı, Kozluca, Levent, Bağköy, Büyükköy, Çatalbahçe, Çobanuşağı, Doğantepe, Esenbey, Kayadibi, Kolköy, Kozalak, Kurtuşağı, Küçükkürne, Mezra, Sahilköy, Sakalı Uzun, Taşolar. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Arapgir'in eski adı Daskuza'dır. Daskuza (Arapgir) civarındaki yerleşim birimlerinin en eskilerinden olup, Malatya ili ile yaşıt sayılabilir. Arapgir'in ilk yerlileri Muşkilerdir. Şehrin M.Ö. 1200 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. Sırasıyla M.Ö. 850 yılında Asur, M.Ö. 612 yılında îran (Met), M.S. 717 yılında Danişmentliler, 1178 yılında Anadolu Selçuklu Devleti, Selçukluların Moğollar'a Köse Dağı Savaşı'nda yenilmesinden sonra Moğolların, Anadolu Beylikleri'nin kurulmaya başladığı dönemde Karakoyunlar'm eline geçer. 1515 Çaldıran Savası'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin egemenliği altına girer.   1518 yılında tutulan ilk Osmanlı Tesnit Tahrir defterinde Diyarbakır eyaletinin 12 sancağı bulunmaktaydı. Bu defterde Arapgir de yer almakta ve 10. sırada bulunmaktaydı. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Sivas valiliğine bağlı bir sancak merkezi olan ilçe, 1834'de Diyarbakır ve 1847fde Mamuret-ül Aziz (Elazığ) sancaklarına bağlandı. 1927-1928 tarihli Türkiye'de devlet salnamesinde ise Arapgir Malatya'ya bağlı bir kaza olmuştur. İlçenin yüzölçümü 956 km2'dir.   İlçe, engebeli ve dağlık bir bölgeye sahiptir. İlçenin kuzeyinde Erzincan iline bağlı Kemaliye ilçesi, Sivas iline bağlı Divriği ilçesi, güneyinde Elazığ iline bağlı Ağın ve Keban ilçeleri, batısında Arguvan ilçesi bulunmaktadır. İlçe merkezinde rakım 1250 metredir.    İlçe, coğrafi yapısı nedeniyle yazın hareketli; kışın, tabiat şartlarının çetin geçmesi sebebiyle hareketsizidir. Halk, gelenek ve göreneklerine bağlıdır. İlçede okuma yazma oranı 2000 yılında %99 'a ulaşmıştır.   İlçenin tarihi eser olarak Ulu Camii bulunmaktadır. Bu eserin 14. yy. yapısı olduğu sanılmaktadır. Yine Yeni Camii'nin Akkoyunlular döneminde (1389-1551) yapıldığı söylenmektedir. Cafer Paşa Camii, 1694 tarihinde Cafer Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mirliva Ahmet Paşa Camii, Mirliva Ahmet Paşa'nm yaşadığı 17. yüzyıla aittir. Gümrükçü Osman Paşa Camii 1823 tarihinde yapılmıştır. Çobanlı Camii'nin yapım tarihi 1893 olarak belirtilmektedir. Ayrıca Molla Eyüp Camii, Osman Paşa Camii ve çarşı hamamını sayabiliriz.   Gezilebilecek Yerler : 19. yüzyıl ortalarında eski Arapgir terk edilerek bugünkü yerine taşındığından sanat değeri yüksek birçok tarihi yapı eski Arapgir'de kalmıştır. Bu tarihi eserlerin birçoğu harap haldeyken restorasyon çalışması yapılmıştır. Eski Arapgir'de Hanikah, Cafer Paşa Camii, Osman Paşa Hamamı, Çarşı Hamamı, Miran Çayı kıyısındaki Harap Pazar harabeleri, Berenge Deresi boyunca uzanan vadi ile Kaynarca, gezilecek ve görülecek yerler olarak sayılabilir.   Bağlı Mahalleler : Aktaş, Boğazlı, Budak, Çaybaşı, Çiğnir, Çimen, Düzce, Eynir, Gözeli, Günyüzü, Kayakesen, Koru, Onar, Ormansırtı, Selamlı, Suceyin, Sugeçti, Sağıluşağı, Tarhan, Taşdibek, Yaylacık, Yeşilyayla (Kızılca), Yukarıyabanlı, Taşdelen, Alıçlı, Bacalı, Bostancık, Çakırsu, Deregezen, Karaca (Eskiarapgir), Eşikli, Gebeli, Kaynak, Kazanç, Kılıçlı, Konducak, Pirali, Sinikli, Sipahiuşağı, Ulaçlı, Yazılı, Aşağı Çörenge, Aşağı Ulupınar, Aşağı Yenice, Berenge, Cömertli, Çobanlı, Göz, Hocaali, Hezenek, Çarşı, Mehmet Akif, Osmanpaşa, Serge, Sekisu, Şıhlar, Yeni Mahalle, Yukarı Yenice, Yukarı Ulupınar ve Yukarı Çörenge Mahallesi olmak üzer 63 mahallesi bulunmaktadır. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    İlçede en eski yerleşimin kalkolitik çağda başladığı, eski Tunç, Hitit, Roma ve Bizans devirlerinde devam ettiği yüzey araştırması sonucu anlaşılmıştır. Bu araştırmalar Morhamam, Karahöyük ve İsaköy'de yapılmıştır.   Osmanlı imparatorluğu zamanında Tahir Bucağı adı ile Arapgir'e bağlı olan Arguvan, sonradan ilçe olarak Diyarbakır'a bağlanmış 1873 yılında Tahir adıyla Keban'a bağlı bir nahiye haline getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanıyla merkez ilçesi olarak Malatya'ya bağlanmış, 1954 yılında Tahir nahiyesi merkez olmak üzere Arguvan adıyla Malatya iline bağlı bir ilçe haline getirilmiştir.   îl Merkezine 64 km. uzaklıktadır. Doğuda Arapgir, batıda Hekimhan, kuzeyde Sivas ile Divriğ ilçesi, güneyde Malatya merkez ilçe ile Elazığ topraklarıyla çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 1.037 km2'dir. Malatya'nın en az nüfus yoğunluğu olan ilçesi Arguvan'dır. İlçenin bir belediyesi, 49 mahellesi ve 73 mezrası vardır.   Arguvan ilçe merkezi devamlı yer kayması sebebiyle iki defa değişmiştir. Yeni yerleşim yeri, eskisinin 2 km. kuzeyinde yer almaktadır. Yüzey şekilleri açısından genellikle engebeli olup, kuzeyi dağlık güneyi ise plato özelliği taşımaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin iklim özelliklerini gösterir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları çok soğuk ve yağışlı geçmektedir. Yöre halkı tarım üretimi olarak meyvecilik, hububat ve baklagiller ile meşgul olmaktadır. Okuma yazma oranı % 95-98 arası seyretmektedir, ilçenin kırsal kesimlerinde arazinin azlığı ve genelde susuz oluşu sebebiyle geçimini sağlayamayan halk, istikbâli okumada aramıştır. Bu sebeple okuma - yazma oranı yüksektir.   ilçede tarihi eser bulunmamakla beraber arkeolojik alan bulunmakta bunlar ise İsa köy, Karahöyük ve Tarlacık Höyüğüdür.   Tarih : İlçenin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemekle birlikte, Anadolu'ya ilk Türk göçlerinin başladığı zamanlarda buraya da insanların yerleştiği söylenebilir.   Gezilebilecek Yerler : İlçe merkezine 10 km uzaklıktaki Kızık mahallesinde bulunan Balıklı göl, yine ilçeye 10 km mesafedeki Bemera Çayı'nın geçtiği yeşilliklerle dolu vadi, ilçenin 3 km uzağında Dolaylı Mahallesinde Büyük bağ adındaki kaynak ile Koyuncu mahallesindeki Deliklitaş belli başlı gezinti yerleridir.   Bağlı Bucak ve Mahelleler : Akören, Armutlu, Asar, Asmaca, Aşağısülmenli, Bahçeli, Bozan, Bozburun, Çavuşköy, Çayırlı, Çevreli, Doydum, Ermişli, Eymir, Gümüşlü, Güngören, Güveçli, İçmece, İsaköy, Karababa, Karahöyük,  Kızık, Koçak, Konakbaşı, Koyuncu, Kuyudere, Morhamam, Tarlacık, Tatkınık, Yamaç, Çiftlik, Yazıbaşı, Yeniköy, Yenisu, Yukarısülmenli, Yürektaşı, Çobandere, Yoncalı, Alhasuşağı, Göçeruşağı, Gökağaç, Kömürlük, Kurutaş, Çakmak, Yeni Mahalle, Bahçelievler, Dolaylı Tepebağ Mahalleleri. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Malatya'nın ikinci yerleşim yeri olan ve 1988 yılına kadar Eskimalatya ismi ile anılan İlçemizin tarihi çok eskidir. Malatya şehrinin ilk kuruluş yeri bugünkü Bahçebaşı Kasabası içinde yer alan Aslantepe Höyüğüdür. Bu alan özellikle M.Ö.XX ve XIX. yüzyıllarda işlek kervan yollarının kesiştiği bir bölümdür. O zaman ki Asur ve Urartu kaynaklarında bu yöre MALDİA, MELİT, MELİDE ve MELİTEA olarak değişik biçimlerde isimlendirilmiştir. M.S. I. y. y.da Aslantepe Höyüğündeki bu yerleşim birimi bugünkü Eskimalatya üzerine kaymıştır. Dolayısıyla bu tarihten itibaren 1836 yılına kadar geçen ve Malatya tarihi olarak anlatılan bölüm aslında Battalgazi İlçesinin tarihidir.   Romalılar ve Bizanslılar döneminde büyük bir şehir haline gelen Eskimalatya etrafı surlarla çevrilmiş, doğuda askeri bir üs olarak önem kazanmıştır. Bizans egemenliğinde olduğu halde yıllarca Sasanilerin akınına uğramış, VII. y.y.dan X.y.y.a kadar Araplarla Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. Araplar tarafından MALATİYA adıyla anılan kent 1101 yılında Danişmentlilerin, 1105 yılında Anadolu Selçuklularının, 1399 yılında ise Osmanlıların eline geçmiştir. 1401 yılında Timur'un ordusu tarafından yağmalanmıştır. Daha sonra Osmanlılarla Memluklular arasında çekişmeye konu olmuş ve Dulkadiroğullarının yönetimine girmiştir. 1515'de I. Selim'in Osmanlı topraklarına kattığı kent daha sonra Dulkadiriye Eyaletine bağlı Malatya Sancağının Merkezi yapılmıştır.   XIX.y.y.ın başında sürekli ayaklanma ve eşkiya saldırıları yüzünden şehir harap duruma düşmüş ve halk kent çevresindeki bağlarda yaşayınca kentin gelişmesi durmuştur. Doğu Anadolu'daki Osmanlı orduları komutanı Hafız Mehmet Paşa karargahını Harput'tan Malatya'ya taşıyınca halk kenti terketmiş ve boş kalan evlere askerler yerleştirilince bağların yoğun olduğu Aspusu yöresine giden halk geri dönmemiş ve bu mahalde yeni Malatya gelişmeye başladı. Ordu Nizip savaşı için Eskimalatya'dan ayrılınca kent boş kaldı. Halk harabeye dönmüş evlere dönmedi. 1839 Mayıs'ından sonra Eskimalatya eski bir yerleşim birimi olarak varlığını sürdürdü.   Cumhuriyet Döneminde Malatya'nın il olmasından sonra Eskimalatya'da 1928 yılında belediye, 1932 yılında nahiye oldu. 1987 yılında Eskimalatya Belediyesi Encümeninin ittifakla aldığı kararla "ESKİMALATYA" ismi ünlü Türk İslam Komutanı ve Kahramanı Battalgazi'nin burada yaşamasından dolayı değiştirilerek "BATTALGAZİ" adını aldı. Eskimalatya Kasabası 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla (04.07.1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.) ilçe oldu. 01.05.1988 tarihinden itibaren İlçede kuruluşlar faaliyetlerini sürdürmeye başladılar. KAYNAK: http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Darende, geçmişte Timelkia, Tiranda, Tiryandafil ve Derindere isimleriyle anılmıştır. Darende 7000 yıllık tarihi bir geçmişe sahiptir. Hititlerin yerleştiği bölgeye sonraları Asurlular hâkim olmuş ve Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaret merkezlerini ellerinde tutabilmek için Tohma Suyu boyunda koloniler kurmuştur. Sonraki yıllarda Persler tarafından işgal edilmiş, bölgedeki Zengibar Kalesi'ni askeri üs haline getirmişlerdir. Darende'nin ilk yerleşim yeri bu kalenin içerisinde olmuştur. Sırasıyla Makedonlar, Romalılar ve Bizanslar yöreye egemen olmuştur. 8. yüzyıldan sonra Araplar tarafından ele geçirilen bölgedeki Zengibar Kalesi'ndeki yerleşim, kültür ve ticaret merkezi haline getirmişlerdir.   1071'deki Malazgirt Savaşı'ndan sonra bölgeye Selçuklular egemen olmuş ve yerleşim Zengibar Kalesi'nin dışarısına yayılmıştır. I. Bayezid 1399'da Malatya ve yöresini ele geçirmişse de 1402'deki Ankara Savaşı'ndan sonra Timur bu topraklara hâkim olmuştur. Sonraki yıllarda yöre, Osmanlılar ile Memlükler arasında çekişmeye neden olmuş, Yavuz Sultan Selim 1515'te Malatya ve yöresini kesin olarak Osmanlı topraklarına katmıştır.   17. yüzyılda Darende'ye gelen Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde, o günün Darende'si hakkında "Kalesi harap olduğundan dizdarı ve neferleri yoktur. Şehir nehir kenarında kerpiç ve tasla yapılmış 1000 kadar haneli, bağlı ve bahçeli, 7 mihrap camili, hanı, hamamı, çarsısı, pazarı olan şirin bir kasabadır." diye söz etmektedir.   18. yüzyılda Sivas'a bağlı bir ilçe yapılmıştır. Kaynaklarda "Sivas Vilayeti Merkez Sancağı'nda, Tohma Çayı kıyısında kaza merkezi bir kasaba" olarak tanımlanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1934'te Malatya’ya bağlı İlçe konumuna getirilmiştir. Ulaşım belediye minibüsleri tarafından sağlanmaktadır. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Doğanşehir
    ...Devamını Oku
    İlçe, Malatya'ya 58 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yüksekliği 1290 metre olup, ova ve dağlık bir kısımda kurulmuştur, İlçenin doğusunda Adıyaman ilinin Çelikhan ilçesi, güneyinde Adıyaman ili Besni ve Gölbaşı ilçeleri, batısında Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi, kuzey doğusunda Akçadağ ve Yeşilyurt ilçeleri bulunur.   İlçe, Malatya'ya 58 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yüksekliği 1290 metre olup, ova ve dağlık bir kısımda kurulmuştur, İlçenin doğusunda Adıyaman ilinin  Çelikhan ilçesi, güneyinde Adıyaman ili Besni ve Gölbaşı ilçeleri, batısında Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi, kuzey doğusunda Akçadağ ve Yeşilyurt ilçeleri bulunur. İlçenin yüzölçümü 1.290 km2'dir.   İlçenin en önemli gelir kaynağı tarımdır. Son yıllarda önemli gelişme gösteren meyvecilik bir geçim kaynağını oluşturmaktadır. Hayvancılık genel olarak köylerde yapılmaktadır. İlçe merkezi ve köylerinde geleneksel değerlere, mahalli örf ve âdetlere önem verilmektedir. İlçe tarihi ve mesire yerleri açısından zengindir. İlçe merkezinde tarihi sur kalıntıları M.Ö. 66 yılında Bizans döneminde yapılmıştır. Mesire yeri olarak Erkenek vadisinde bulunan şelale ile tabii yerleri, Sürgü kasabası içinde yer alan Pınarbaşı sayılabilir.   Tarih: İlçenin ilk yerleşiminin M.Ö. 66 yılında Romalılar tarafından Hıristiyanlığı Asya'ya yaymak amacıyla oluşturulduğu sanılmaktadır. Kısa el değiştirmelerle 758 yılma kadar Bizanslılar'm elinde kalan Zipetra adlı ilçe, bu tarihte Abbasi halifesi Harun Reşit tarafından ele geçirilmiş ve imar edilmiştir, 857 yılına kadar Arapların elinde kalan ilçe, daha sonra Bizanslılar'm eline geçmiş, 1399 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, 1401 yılında ise Timur tarafından yağmalanmıştır. 1515 yılında tekrar Osmanlı topraklarına katılan ilçe 1877'den önceki adı Viranşehir veya Harapşehir olan ilçe, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında doğudan getirilerek yöreye yerleştirilen halkından dolayı Muhacir Köyü diye adlandırıldı. Besni'ye bağlı bir köy iken aynı yılda nahiye merkzi olmuştur. 1929'da bucak merkezi oldu. 1933'te Doğanşehir adını alan şehir, 1 Nisan 1946'da Akçadağ ilçesinden ayrılarak bağımsız bir ilçe durumuna getirilerek Malatya'ya bağlanmıştır.   Gezilebilecek Yerler: Sürgü Barajı, Polat Balık Yaylası, Sulu Mağara, Şakşak, Sürgü, Takas, Harapşehir İçmeceleri, Beypınarı, Acıpınar Yaylası, Sıtmapınarı, Yıldızsubaşı, Çığlık Ağaçlıkları, Kayapınarı, Sürmeli pınarı, Erkenek, Sakaltutan Suyu, Değir¬ men Deresi, Reşadiye Pınarı, Topraktepe'de Kayapınar.   İlçeye bağlı mahalle isimleri şöyledir: Sürgü,Kurucaova,Erkenek,Söğüt,Gövdeli,Polat, Altıntop, Beğre, Bıçakçı, Çavuşlu, Çığlık, Çömlekoba, Dedeyazı, Elmalı, Eskiköy, Fındıkköy, Gövdeli, Günedoğru, Gürobası, Hudutköy, Kadılı, Kapıdere, Karaterzi, Kelhalil, Koçdere, Küçüklü, Örencik, Polat, Polatderesi, Söğüt, Suçah, Şatırobası, Topraktepe, Yolkoru, Yuvalı, Sürgü, Erkenek, Karanlıkdere, Kurucaova, Reşadiye, Savaklı. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    1990 yılında ilçe statüsüne kavuşan Doğanyol ilçesinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. 500 yıl kadar önce köy olarak kurulduğu, 80 yıllık belediyelik ve nahiye olduğu söylenmektedir. Doğanyol'un eski ismi Keferdiz olarak geçmesine rağmen, kaynaklarda Kefersut ve Kefersük olarak geçmektedir.   Osmanlı İmparatorluğu zamanında şimdiki Adıyaman ilinin Kâhta ilçesine bağlı olan Doğanyol, daha sonra Elazığ iline, Cumhuriyetten sonra da Malatya iline bağlanmıştır. İlçe Malatya'ya 90 km. mesafede olup, ilçenin doğusunda Diyarbakır ilinin Çüngüş ve Çermik ilçeleri, batıda Pütürge ilçesi, güneyde Adıyaman ilinin Gerger ilçesi, kuzeyde Elazığ ilinin Sivrice ilçesi ile komşudur.   İlçenin yüzölçümü 233 km2 dir. (Yamaç, Örencik ve Köklükaya köyleri 1992 yılında ilçeden ayrılarak Pütürge ilçesine bağlanmıştır.) İlçenin 1 belediyesiyle 16 Mahalle, 26 mezrası bulunmaktadır. İlçede çalışma hayatı genellikle tarıma dayanmaktadır. Okuma yazma oranı her sene itibariyle yükselmektedir.   Tarih: İlçenin tarihi çok eskiye dayanmasına rağmen kayda değer tarihi eser bulunmamaktadır.   Bağlı Mahalleler: Çolak, İshak, Akkent, Behramlı, Burç, Damlı, Gevheruşağı, Gökçe, Gümüşsu, Koldere, Konurtay, Mezra, Poyraz, Ulutaş, Yalınca, Yeşilköy. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Hekimhan, M.Ö. 2. yüzyıl ile M.S. 14. yüzyıl arasında yoğun olarak kullanılan  İpek Yolu - Bakır Yolu güzergahında bulunmuş,  Malazgirt Zaferi ile birlikte Selçukluların hakimiyetine girinceye kadar, Hititler, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Romalılar ve Bizanslıların hakimiyeti altında kalmıştır.   13. yüzyılda bölge Selçukluların hakimiyetinde iken, devrin ünlü doktorlarından Ebu-l Hasan El Hekim tarafından ilçe merkezinde bulunan, bugün Taşhan olarak bilinen han yaptırılmıştır.  'Han-ı Hekim' olarak anılan bu han daha sonrasında kurulacak ilçeye 'Hekimhan' olarak ad olmuştur.   Hekimhan toprakları, Selçuklulardan sonra, Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. İlçenin, ilçelik vasfından önce bir yerleşim yeri olarak önem kazanması, Osmanlı Devleti’nin Duraklama döneminde, 1656 - 1661 yılları arasında Köprülü Mehmet Paşa tarafından, içerisinde bulunan Han’ın, askeri amaçlı onarılması sürecine rastlamaktadır. Bu dönemde Selçuklulardan kalma Han’a ek olarak 2. bir kısım ve aynı dönemde bugün de varlığını koruyan ve ilçemiz açısından tarihi bir önem taşıyan, Köprülü Mehmet Paşa Camii yaptırılmıştır.   Diyarbakır vilayeti, Malatya Sancağı Akçadağ Nahiyesine bağlı köy olan Hekimhan, 18 Haziran 1921 tarihinde T.B.M.M 1. Dönem 39. İçtimada görüşülerek, 1 Temmuz 1921 tarihinden geçerli,  Hasançelebi ve Gelengeç bucakları birleştirilip ve merkezi Hekimhan Kasabası olmak üzere ilçelik statüsü kazanmıştır.   GEZİLEBİLECEK YERLER:   Tarihi Taşhan, Tarihi Köprülü Mehmet Paşa Camii, Girmana Kanyonu, Yamadağı ve Yamadağı Kayak Merkezi, Hasançelebi Ilıca Mesire Alanı, Şıpşıpı, Kocaözü Göz Mesire Yeri, Dipsiz Göl Mesire Yeri, Yücekaya, Boğazgören (Çırzı) Hitit Yazıtı, Çimenlik Kalesi, Yayladamı Mahallesindeki Yayladamı 1 ve Yayladamı 2 Tümülüsü, Sürbelıan mesire yerleri ve Kaletepeler gezilip görülecek yerlerin başında yer alır.   BAĞLI MAHALLELER:   Bağyolu , Budaklı, Karşıyaka, Karadere, Taşbaşı, Bahçelievler, Turgut Özal, Fatih Şehit Mehmet Fethi Akyüz, Yeni,  Mimarsinan   Köprülü Mehmet Paşa, Hasançelebi, Güzelyurt, Girmana, Kurşunlu, Kocaözü Aksütlü,  Aşağısazlıca, Akmağara ,Ballıkaya ,Başkavak, Basak, Başkınık ,Bahçedamı, Boğazgören, Beykent,,Çanakpınar, Çulhalı, Çimenlik Dereköy, Davulk, Deveci, Delihasanyurdu , Dikenli, Dikili,  Dumlu,   Dursunlu, Güvenç,  Güzelyayla,  Haydaroğlu, Hacılar, Işıklı, İğdir, Kavacık, Karaköçek, Karapınar Karslılar,Kozdere, Köylü , Mollaibrahim, Salıcık, Sarıkız, Saraylı, Söğüt, Taşoluk, Uğurlu, Yayladamı, Yeşilköy ,Yağca, Yeşilkale, Yeşilpınar, Y.Selimli, Y.Sazlıca Mahallesi. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    Yüzölçümü 192 kilometrekare, toplam nüfusu 5.975 (TÜİK) ve Malatya’ya uzaklığı 35 kilometredir. İlçe 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla 20 Mayıs 1990 tarihinde kurulmuş olup, eski ismi yörede İzollu olarak bilinmektedir. 1560 yılma ait tahrir defterine göre îzoli Komri, yani bugünkü Kömürhan yöresi anlaşılmaktadır. Tahrir defterinde ayrıca îzoli Köyü olarak zikredilmektedir. İzoli Köyünün yaklaşık 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır. 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu' nda İskan Siyaseti adlı esere göre 1760 yılında 1000 çadıra sahip olan, Malatya kazasının Çoban nahiyesinde yaşayan halk Erzurum da yaylayan, Diyarbakır'da kışlayan ikili bir hayat tarzına sahipti. Bunlar, 16. yüzyıl belgelerine göre Türkmenler grubundandır. İlçenin yüzölçümü 192 km2 dir. İlçe Malatya'ya 43 km. uzaklıktadır. İlçenin bucağı yoktur. Merkez olmak üzere 1 belediyesi, 28 mahallesi vardır. Doğusunda Elazığ, batısında Malatya İl merkezi, kuzeyinde Karakaya Baraj Gölü sahası ile Elazığ İlinin Baskil İlçesi, güneyinde Pütürge İlçesi bulunmaktadır. İlçe; iklim bakımından kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir özellik göstermektedir. Malatya merkezine göre kışları daha ılıman geçmektedir. Nüfusunun tamamı tarımla uğraşır. Özellikle de kayısıcılıkla uğraşan halk az da olsa hayvancılık ile uğraşmaktadır, İlçede okuma yazma oranı 1980'de %79, 1985'te %83, 1994'de %86, 2013’de %96  olarak tespit edilmiştir. Arkeolojik çalışmalarla Kale köyünde 1 adet Kale kalıntısı ve eski Pilot köyünde (Karakaya Baraj Gölü'ne su tutulmadan önce) yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserler mevcut Tarih: İzollu'nun yaklaşık olarak 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır. Ama, İlçe toprakları üzerinde milattan önceki zamanlarda yerleşimin meydana geldiği bilinmektedir. Karakaya Baraj Gölü suları altında kalan Pirot Höyüğü, Bizans İmparatoru Pirot'tan kalmaydı. Ayrıca "İzollu olarak da buranın önemli bir yerleşim birimi olduğu bilinmektedir. İzollu adının çok eski tarihlerde buraya yerleşmiş bulunan bir aşiretten geldiği söylenmektedir. Önceleri Malatya Merkez İlçeye bağlı bir nahiye iken, 9 Mayıs 1990 tarihinde 3644 sayılı kanunla İlçe haline getirilmiştir. Bağlı Mahalleler:  Akça, Akuşağı, Bent, Çanakçı, Erdemli, Gülenköy, İkizpınar, Karaağaç,  Kıyıcak, Kozluk, Karahüseyin, Kale, Salkımlı, Sarıot, Tepebaşı, Uyanık, Uzunhüseyin, Yenidamlar, Darıpınar, Soğukpınar, Bağlıca, Düztarla, Mahmutdursun, Kumluyazı, Üçdeğirmen, Abuşoğlu, Dedeköy, Güneyce. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    İlçenin yerleşim tarihi 100 veya 120 yıl öncesine dayan matladır. Yıllar önce yayla hayatı sürdüren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, kışın sığınak olarak kullanılan Kuluncak'ta sürüleriyle birlikte barınmak amacıyla ilçeye kışı geçirmek üzere yerleşmişlerdir. Özellikle Konaktepe ve Başören mahallerinde oturanlar zamanla su kıyısı olan kuytu yerde yerleşik düzene geçerek Kuluncak’ın oluşmasına zemin hazırlamışlardır.   İlçenin adı, kuytu bir alanda olduğu için kuytucak kelimesinden geldiği sanılmaktadır. Daha sonra Kuluncak olarak değişmiştir. Önceleri Darende ilçesine bağlı bir kasaba olan Kuluncak, 20 Mayıs 1990 tarihinde İlçe statüsünü almıştır.   İlçenin yüzölçümü 681 km2'dir. İlçe Malatya'ya 110 km. uzaklıkta olup, 1270 metre rakımındadır.   İlçede temel ekonomik gelir, tarıma dayalı bahçecilik, az da olsa hayvancılıktır. Coğrafi bakımdan dağlık ve engebeli olması sebebiyle arazi azdır. Bu sebeple son yıllarda büyük şehirlere göç akımı hızlanmıştır, geçim kaynaklarının en önemlileri tarımdan elde edildiği için ekonomik yapısı toprağa dayalıdır. Çevrede Kuluncak'a yakın yerlerde Krom, Demir, Çinko, Bakır elde edilir. İlçede el sanatlarından biri olan halıcılık gelişmiştir. İlçede tarihi yer olarak Mehmet Halife türbesi, halk arasında Siyahi baba olarak bilinen türbe, Çiritbelen mahallesinde Leylek denilen kaybolmaya yüz tutmuş tepe üzerinde bulunan türbe ile Alvar mahallesi ilçe merkezi arasında romatizma hastalıklarına şifalı olduğu söylenen hamamı sayabiliriz. Tarih: Kuluncak'ın tarihi eskilere dayanmaktadır. İlçeye 5 km uzaklıktaki Tersihan ve Başören belli başlı tarihi kalıntıların bulunduğu yerlerdir. Kuluncak ilçesi daha önce Sivas iline bağlıydı. 1934 tarihinde, Darende ilçesine bağlı olarak Malatya iline verilen ilçe, en son olarak 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla da ilçe haline getirilmiştir. Kuluncak ilçesi gelişmeye müsait ilçelerimizden birisidir.   Bağlı Mahaleler: Alvar, Aşağı Selimli, Bahçelievler,  Başören, Bıyıkboğazı, Bicir, Boğaziçi, Çayköy, Ciritbelen, Çörmü, Göğebakan, İlisuluk, İstiklal, İsmetpaşa, Karabük, Karaçayır, Karıncalık, Karlık, Kaynarca, Kızılhisar, Kızılmağara, Konaktepe, Kömüklü, Ortapınar, Sofular, Sultanlı, Temüklü, Yeni Mahalle. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    İlk adı güzel yer, istenen yer anlamına gelen (Imrun) Pütürge, bundan 300 yıl önce köy olarak kurulmuş, 1877 yılında bucak haline getirilerek Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlanmıştır. 1892 yılında ilçe olarak mülki taksimatta Elazığ iline bağlanan Pütürge Cumhuriyetin ilanıyla "Malatya'ya bağlanmıştır. Malatya'ya 74 km. mesafede olup, yüzölçümü 1.181 km2'dir. Denizden yüksekliği 1.250 metredir. İlçenin 1 belediyesi ve 68 mahallesi vardır. İlçe, arazi olarak engebeli ve sarptır. Düz arazi yok denecek kadar azdır. İlçe toprakları Fırat Nehri'ne dökülen Şiro çayı'nın geniş vadisinin tabanı ile bu vadi etrafında bulunan dağlık kesimlerden oluşur. Yerleşim yerleri dağlık ve tepelik alanlarda yoğunlaşmıştır. Bunun için tarıma elverişli arazileri dağ ve tepelerin yamaçlarında bulunmaktadır. İlçeye bağlı köylerin tamamında tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Bölge halkı gelenek ve göreneklerine bağlıdır. İlçede okuma yazma oranı 1985-1994 dönemlerinde % 95'e ulaşmıştır. İlçeye bağlı Uzuntaş Köyünde Perieş (Dilbersen) kalesi bulunmakta M.S. 450 yılında yapıldığı ve yapımında 10.000 askerin çalıştığı söylenmektedir. Yine dünyanın 7. harikası olarak bilinen Nemrut Dağı'nın doğu yakası ilçe hudutları içerisinde bulunmaktadır. Ayrıca Gerar Kalesi Nan-ı Guni ve Battalgazi ziyareti gibi tarihi yerler vardır. Tarih: Önceleri Şiro ve İmran adlarıyla anıldı. Kahta'ya bağlı bir nahiye iken 1870 senesinde Elazığ'a bağlanarak bir kaza merkezi oldu. Bir süre sonra da Malatya'ya bağlandı. Buraya ilk yerleşmenin ne zaman yapıldığı bilinmiyor. İlçe halkının büyük bir bölümünün Kütahya'dan gelen Samanoğulları tarafından meydana geldiği söylenmektedir. Bunlardan başka, nereden geldiği bilinmeyen Kopuzoğulları da daha sonra buraya gelerek yerleşen bir topluluktur. Gezilebilecek Yerler: Şiro Çayına bakan Gerar Kalesi harabeleri, Tepehan'daki han, Ormaniçi köyündeki aslan kabartması, Nan-ı Guni, Battalgazi ziyareti, Kubbe Dağı ile oradaki kaynak, yemyeşil sırtlardaki ve düzlüklerdeki yaylalar, gezilebilecek yerlere örnek verilebilir. Bağlı Bucak ve Mahalleler: 1 belediyesi ve 68 mahallesi vardır. Aktarla, Alhan, Aliçeri, Arınlı, Arıtoprak, Arslankent, Ağalar, Bakımlı, Balpınarı, Bayırköy, Başmezra, Belenköy, Bölükkaya, Bölünmez, Büyüköz, Deredüzü, Erdemler, Ersele (Düvenlik), Esencik, Esenlik, Gökçeli, Gözlüce, Gündeğer, Gündüz, Hatip, Karakaya, Karşıyaka, Kavaklıdere, Kayadere, Korucak, Kozluk, Koçköy, Köklükaya, Körme, Köylü, Meşedibi, Nohutlu, Ormaniçi, Pazarcık, Poskıran (Kökpınar), Sahilköy, Söğütlü, Şükan, Tatlıcak, Taşbaşı, Taşmış, Taştepe, Tekederesi, Teluşağı, Tepehan, Tosunlu, Ulutaş, Uzunkoru, Uzuntaş, Yamaç, Yandere, Yazıca, Yediyol, Yeşildere, Çamlıdere, Çayköy, Çengelli, Çığırlı, Çukuroymağı, Örencik, Örmeli, Örnekköy, Üçyaka KAYNAK: http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    İlçenin yüzölçümü 618 km2 dir. İlçe, yeryüzü şekli itibariyle güneyden kuzeye bir eğim göstermektedir. Kuzey tarafından dağlık ve vadilik alanlar, arazinin % 50'sini oluşturmaktadır. İlçenin % 50'si yarı sulu düz arazi olmakla beraber tarıma ve yerleşime müsaittir. İlçe arazisinin % 6O'ı dağlık, % 40'ı ise tarıma elverişlidir. Yörenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarımda makineleşme, gübreleme ve ilaçlama gelişmiş, halk boş zamanlarda genellikle halıcılıkla uğraşmaktadır.   İlçede tarihi eser olarak Fethiye Mahallesi Hasan Patrik Camii, 1556 yılında Beylerbeyi Abdullah Selamoğlu Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. M.Ö'sine ait olduğu kabul edilen İriağaç Mahallesindeki Ünür kalesini sayabiliriz.   Tarih: Yazıhan ilçesinin tarihi tam olarak incelenememiştir. Yazıhan ilçesi M.Ö. 111. ve 11. yüzyılda Çin'in başkenti Pekin'den başlayıp M.S. 14. yüzyıla kadar uzanan İpek Yolu - Bakır Yolu kervanlarının konakladığı Suriye-Malatya, Gürün-Kayseri, Hekimhan-Sivas, tali yolu üzerinde yer almış, tarihi M.Ö'ye kadar dayanmaktadır.   Yerleşim yeri olarak 16. Yüzyıla dayanan Fakat Buzluk mahallesindeki yapay mağaralardan anlaşıldığına göre, ilk yerleşmenin milattan önceki yıllara kadar uzandığı bilinmektedir. Günümüze kadar çeşitli toplulukların yönetiminde kalan ilçe toprakları Osmanlı Devleti'nin eline geçtikten sonra imar görmeye başlamıştır. Yazıhan'da yerleşim, mezra olarak başlamış 1936 yılında demiryolunun, 1937 yılında karayolunun gelmesiyle önce köy; daha sonra 1947 yılında nahiye statüsünü kazanmıştır. Yazıhan Malatya'ya 40 km. uzaklıkta 900 rakımında, doğusunda Fırat Nehri'nin kolu (Kuruçay) ve Elazığ il sınırı, batısında Hekimhan, kuzeyinde Arguvan-Hekimhan, güneyinde Malatya il merkezi ile Akçadağ bulunmaktadır.   İlçeye isim olan han da, bu dönemden kalan en önemli tarihi yapılardan biri sayılır. Merkez ilçeye bağlı bir köy iken, 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla ilçe haline getirilen Yazıhan'da belediye teşkilatı 20 Ağustos 1990 tarihinde kurulmuştur.   Bağlıları: İlçenin bucağı olmayıp Merkez olmak üzere bir belediyesi ve 33 mahallesi vardır. Akyazı, Alican, Ambarcık, Bahçelievler, Balaban, Bereketli, Boyaca, Boztepe, Böğürtlen, Buzluk, Çavuş, Çivril, Dedekargın, Doğuş, Durucasu, Eğribük, Epreme, Erecek, Fethiye, Gayret, Gövük, Hamidiye, İriağaç, Karaca, Kömüşhan, Mısırdere, Piriçli, Sandıklı, Sinanlı, Sürür, Tahtalı, Tecirli ve Yeni Mahalle ilçenin mahallelerini oluşturmaktadır.   KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
    İlçenin kesin tarihi bilinmemekle beraber Şabandede mevkiinde yer alan Kaletepe'de yapılan yüzey araştırmaları yöredeki ilk yerleşimin 8-9 yüzyılda Bizanslılar döneminde başladığını göstermektedir. Bu yerleşimin daha sonraki dönemlerde de gelişerek devam ettiği görülmüştür. Osmanlı döneminde Çırmıktı, Cumhuriyetten sonra İsmetpaşa adıyla anılan ilçenin 1957 yılında statüsü, ilçe düzeyine getirilmiş ve Yeşilyurt olarak değiştirilmiştir. İlçe yerleşim alanı bakımından dağlık olup, yüzölçümü 568 km2'dir. İlçe doğuda Malatya, batıda Akçadağ ve Doğanşehir, güneyde Adıyaman ve Çelikhan ilçesi, kuzeyde ise Malatya ile çevrilidir.   İlçe Yeşilyurt Belediyesi ve 82 mahalleden oluşmaktadır. İlçede kara iklimi hakim olup, halkının büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Özellikle dağlık bölgelerde ekilebilir arazinin yetersizliği buralarda hayvancılığı ön plana getirmiştir.   İlçenin gelişmesinde sanayinin büyük bir etkisi vardır. İrili ufaklı dokuma ve tekstil, özel sektöre ait fabrikalar mevcuttur. İlçenin ova köylerinde kaysı, tütün ve hububat hasadı yapılmaktadır. Kırsal kesimlerde ise gözle görülebilir bir göç yaşanmaktadır.   İlçe, tarihi ve turizm yönünden oldukça fakirdir. Eski eser olarak Osmanlı Tarzı ev ve yapılar olup, turistlik amaçlı hiç bir kalıntı yok denecek kadar azdır. Ancak ilçemizin mesire yeri özelliği taşımasından yaz aylarında büyük bir canlılık göze çarpar.   Tarihi: Yeşilyurt ilçesinin tarihi tam olarak incelenmemiştir. İlk yerleşmenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı da bilinmiyor. Buraya XII. ve XIII. yüzyıllarda yapıldığı sanılan ilk yerleşme, İnekçayı ve Şabandede Pınarı ile Gendere arasında kalan Atmalı, daha sonra Taftacık, Düğünyurdu ve Teviccik'te meydana gelmiştir.   Şimdiki Yeşilyurt'ta yapılan ilk yerleşme ise, Camii Kebir bölgesinde olmuş ve Hamit, Kasım ve İdris (Hacı İdris) adlı üç kardeş tarafından yapılmıştır diyenlerin sayısı çoktur. Yeşilyurt'taki gerçek anlamda ilk yerleşmeyi gerçekleştirenlerin Taftacık bölgesinden, kendi adlarını taşıyan Kölükkuşağı adlı iskan mahallinden gelen Kölükoğulları ailesi olduğu kesindir.   Gezilebilecek Yerler: Derme Suyu'nun geçtiği yerlerdeki bahçeler, Gündüzbey Mahallesi, Kapılık, Derme Suyu'nun kaynağı olan Pınarbaşı, Kozluk Mahallesi, Şabandede, Davulpınar İnekpınarı, İnek Çayı'nın geçtiği benzersiz vadi, Koru Deresi, Güvercin Pınarı gezilebilecek yerler arasında sayılabilir.   Bağlı Mahalleler: Abdulgaffar, Aşağıbağlar, Aşağıköy,  Atalar, Atatürk,  Bahçebaşı, Bentbaşı, Bindal, Bostanbaşı, Cemal Gürsel, Cevatpaşa, Cumhuriye Örnek, Cumhuriyet, Çarmuzu, Çavuşoğlu, Çayurköy, Çilesiz, Çukurdere, Dilek, Duranlar,  Duruldu, Fatih, Merkez Fatih, Gazi, Gedik, Göktarla, Görgü, Gözene, Gündüzbey, Hamidiye, Hıroğlu, Hocaahmetyesevi, Işıklı, İkizce, İlyas, İnönü, Kadiruşağı, Karahan, Karakavak, Kaynarca, Kendirli, Kırkpınar, Kırlangıç, Kiltepe, Koşu, Koyunoğlu, Kozluk, Kuşdoğan, Kuyulu,  Mahmutlu, Melekbaba, Mullakasım, Oluklu, Ortaköy, Öncü, Özal, Özalper, Salkonak, Salköprü, Samanköy, Samanlı, Seyituşağı, Seyran, Su, Suluköy, Sütlüce, Şahnahan, Şeyhbayram, Tecde, Tepeköy, Tohma, Topraktepe, Topsöğüt, Turgut Özal, Üçgöze, Yaka, Yakınca, Yalınkaya, Yavuz Selim, Yeni,  Yeşilkaynak ve Zaviye İlçenin mahalleleridir. KAYNAK:http://www.malatya.gov.tr/ adresinden 09.03.2017 tarihinde alınmıştır.
    ...Devamını Oku
      Demiryolu
      Devlet Demiryolları’nın her gün Ankara’ya 17.30’da Mavi, 17.50’de Ekspres Tren; Pazartesi-Çarşamba-Cumartesi günleri 18.52’de Kurtalan (Elazığ-Diyarbakır yönü); her gün 16.38’de Elazığ ve 10.16’da Adana seferi bulunuyor. Trenler, geçtikleri Yazıhan, Hekimhan, Battalgazi ve Doğanşehir ilçe istasyonlarında durarak yolcu indirip, bindiriyor. Ancak seferler ve saatleri Devlet Demiryolları tarafından zaman zaman değiştirilmektedir. DDY Danışma telefon: 212 40 40, İnternet adresi: http://www.tcdd.gov.tr/
      ...Devamını Oku
      Havayolu
      Malatya merkeze 35 km mesafede olan Malatya Havalimanı'nda iç hatlar İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya dış hatlar olarak da Almanya'ya uçuşlar düzenlenmektedir. www.malatya.dhmi.gov.tr/ Aksaray Köyü Malatya Erhaç Havaalanı Girişi Pk:44600 Akçadağ/malatya, 44600 (0422) 266 0046 Havaalanı Servis Hizmeti: HAVAŞ firması yolcularını havaalanına transfer ediyor.
      ...Devamını Oku
      Karayolu
      Diğer illere yapılan otobüs seferleri çoğunlukla çevre yolu üzerinde bulunan Malatya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nden (MAŞTİ) yapılmaktadır. Şehir merkezine uzaklığı 5 km olan Maşti’ye Yeni Cami önünden kalkan belediye otobüsleri ve Çevre Yolu-Turgut Temelli Caddesi kavşağından kalkan minibüslerle ulaşılmaktadır. Ayrıca Köy Garajı ve Doğu Garajından da Adıyaman, Diyarbakır ve Elazığ’a minibüsler kalkmaktadır. Haftanın tüm günleri 24 saat açık olan MAŞTİ Danışma Müdürlüğü’ne 238 47 68 ve 238 47 78 numaralı telefonlardan ulaşılabilir. Her ne kadar firmaların kendi özel telefonları varsa da bu numaralardan adı belirtilen ve Maşti’de Ofisi bulunan tüm otobüs şirketlerine aktarma yapılmaktadır. Maşti’deki otobüs firmaları verdikleri hizmet şekline göre iki gruba ayrılabilirler. Malatya merkezli otobüs firmaları ve Malatya merkezli olmayan firmalar. Malatya merkezli firmalar sadece kendi seferlerine ait biletleri satarken, diğerleri başka firmaların biletlerini de satmaktadır. Firmaların hemen hemen hepsinin şehir merkezinde (Valiliğe yakın mesafede, İnönü ve Kışla Caddesi boyunca ve yine buraya çok yakın Akpınar’da) ofisleri bulunmakta, rezervasyon ve bilet alım işlemi yapılabilmektedir. Otobüs seferlerinin saati mevsime bağlı olarak değişiklik gösterebilmekte, müşteri durumuna göre bazı seferler iptal edilebilmektedir.
      ...Devamını Oku

      Konum Bilgileri

      Haberler ve Duyurular TÜMÜ

      Etkinlikler TÜMÜ