­

Genel Bilgiler

Nüfus
Yüzölçümü
Rakım
Plaka Kodu
Telefon Kodu
Tarihte geniş bir alana tekabül eden Hakkâri bölgesi, Türkiye’nin Güney ve Doğu ucunun kesiştiği bölümde bulunmaktadır. Coğrafi olarak Güneydoğu Toroslar ile Irak- İran sınırı boyunca uzanan Zagros dağ silsilesinin kesişme alanında bulunan Hakkâri bölgesi, dağlık geniş bir bölge olup; güneyinde Erbil ve Musul ovalarının bulunduğu Mezopotamya düzlükleri, kuzeyinde ise kadim Azerbaycan platosu bulunmaktadır. Hakkâri’nin sarp ve zorlu bir coğrafyaya sahip olması, tarih boyunca çeşitli imparatorluk ve devletler tarafından yönetim altına alınmasını zorlaştırdığı gibi bağımlılığının da çok yüzeysel kalmasını sağlamıştır. Coğrafyanın bu etkisinden dolayı bölge halkı sosyopolitik olarak aşiretler halinde örgütlenmiştir. Hakkâri bölgesi ile ilgili tarihi veriler en azından X. yy’a kadar oldukça sınırlıdır. Bu durum bölgede çok az arkeolojik çalışma yapılmasından kaynaklandığı gibi bölgenin coğrafyası itibari ile izole olmasından dolayı tarihçi, gezgin ve coğrafyacıların çok az uğradığı bir mekân olmasından da kaynaklanmaktadır. X. yy’dan itibaren bölgede siyasi hareketliliğin artması ile İslam dünyasında Hakkâri ile ilgili bilgilerde gözle görülür bir artış olmuş ve bu durum Hakkâri beylerinin 12. yy’dan itibaren ortaya çıkıp bölge siyasetinde yerini almalarıyla beraber daha da artmıştır. Hakkâri beylerinin; Osmanlı Devleti ve Safeviler arasındaki stratejik konumlarından dolayı iki devlete ait arşiv belgelerinde bölge ile ilgili oldukça fazla tarihi veri yer almıştır. Ayrıca Hakkâri beyleri de kâtipleri aracılığı ile tarihleri ile ilgili eserler yazmaya başlamışlardır. Son olarak Nesturiler ile ilgili çalışmalar yapmak üzere XIX. yy’ın başlarından 1914 yılına kadar Hakkâri bölgesinde bulunan batılı misyonerler tarafından da oldukça zengin bir arşiv oluşturulmuştur. Hakkâri Bölgesinin Coğrafi Sınırları Tarihte şimdiki il sınırlarından çok daha geniş bir bölgeye tekabül eden Hakkâri; güneyde Musul, kuzeyde Van Gölü kıyıları; batıda Cizre ve doğuda Urmiye Gölü’ne kadar olan dağlık bölgeyi kapsamaktaydı. Günümüzde Hakkâri tarihi coğrafyasının bir kısmı; Türkiye’de Van ve Şırnak illeri, İran’da Garbı Azerbaycan ve Irak’da Duhok illeri sınırları içerisinde kalmıştır. Hakkâri (ةــیراکھلا) ismi ilk olarak Vakıdi’ye (ö: 822) ait eserlerde geçmektedir. Hakkâri bölgesinin merkezi olan Culemerg (Çölemerik) (كرــیملوجلا) ismi ise ilk olarak ebu’l- Ferec b. Harun el- Meleti olarak bilinen Bar Hebraeus’un (ö. 1286) “Tarih’uz-Zaman” isimli eserinde geçer. İsminin Menşei Hakkâri bölgesinin ilk merkezi İmadiye (Duhok’un ilçesi) olarak da bilinen Aşeb kalesidir. Daha sonra ise Culemerg, bölgenin merkezi olmuştur. Hakkâri ismi geniş bir bölge için, Culemerg ise bu bölgenin merkezi olan şimdiki Hakkâri kent merkezi için kullanılmıştır. Hakkâri ismi etimolojik olarak “her” ve “kari” kelimelerinden meydana gelmiştir. “Her”, hep anlamında; Kari ise “ebilmek, gücü yetmek” anlamına gelen “karîn” fiili kökünden olup “edebilenler, güçlü, kuvvetli” manasına gelmektedir. Cu-le-merg kelimesi de Cu (su arkı, kanal), le (de, da edatı) ve merg (çayır, mera) kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuş olup; su arklarının dolandığı mera anlamına gelmektedir.
...Devamını Oku
Matematik Konum
Enlem
Boylam
Özel Konum
HAKKARİ'NİN KONUMU Hakkâri İli, Türkiye topraklarının 1/5’ini bünyesinde barındıran Doğu Anadolu Bölgesi’nin Hakkâri Bölümü’nde yer alır. Türkiye’nin güneydoğu ucunu oluşturan Hakkâri, Merkez, 3 ilçe (Yüksekova, Şemdinli, Çukurca), 4 belde, 136 köy ile 377 mezradan oluşmaktadır. İl, doğudan Türkiye-İran devlet sınırı ve güneyden Türkiye-Irak devlet sınırı ile çevrelenmiştir. İki ayrı devletle sınırı olan İlin, kuzeyinde Van ilinin Başkale ve Gürpınar ilçeleri, batısında Şı nak ilinin Beytüşşebap ve Uludere ilçeleri yer almaktadır. 42°,10' ve 44°,50' doğu boylamları ile 36°,57' ve 37°,48' kuzey enlemleri arasında yer alan Hakkâri, 7228 km2 yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık % 0,92'sini oluşturur. Genel karakteristiğini yüksek dağların belirlediği ilin denizden yüksekliği ortalama 1720 metredir. En yüksek dağı Cilo Dağı (4168 m) olan Hakkâri’de irili ufaklı birçok yüksek dağ bulunmaktadır. Bu dağların başlıcaları; Sandil (3811 m), Mordağ (3807 m), Karadağ (3765 m), Geverok (3356 m) ve Sümbül (3570 m) dağlarıdır. İlin toplam alanının büyük bir bölümünü kaplayan dağlar, il alanının %87,6’sına teka- bül etmektedir. Dağlardan sonra ikinci ağırlıklı yeryüzü şeklini % 10,3 ile platolar almaktadır. Dağlık kütleler arsında ve akarsu boylarında uzanan ovalar ise toplam il alanın % 2,1’ini oluşturmaktadırlar. Hakkâri İli denizlerden uzak ve yüksek dağlarla çevrili olması nedeniyle genel olarak karasal iklimin etkisi altındadır. Ancak güneyden gelen hava hareketlerinin etkisine giren kesimlerde sıcaklık ortalaması biraz yükselmekte ve güney kesimler kuzeye nazaran daha ılıman geçmektedir. Yer şekillerinin etkisiyle tam anlamıyla bir kara ikliminin hüküm sür- düğü Hakkâri’de yıllık ortalama sıcaklık 10oC, en soğuk ay olan Ocak ayı ortalaması; -4,9oC ve en sıcak ay ortalaması; Temmuz 24,8oC’dir. Yağış değerlerine bakıldığında, yazların az yağışlı ve sıcak, kış aylarının ise daha yağışlı ve oldukça soğuk geçmekte olduğu görülmek- tedir. Oysa bahar aylarında yılın en fazla yağışı düşer ve hava sıcaklıkları ılık bir karakter gösterir. Yıllık normal ortalama yağışlı gün sayısı 84, Hakkari'den Bir Görünüm yağış miktarı ise 789,4 mm olup en çok yağış Nisan (131,7 mm), en az yağış da Ağustos (1,9 mm) aylarında düşmektedir. Ayrıca yılda orta- lama 113,3 gün kar örtüsü görülmektedir. Bölgedeki nem ortalaması yıllık ortalama % 54, ortalama yerel basınç ise 827,5 hPa ’dır. Hakkâri ili dağlık ve engebeli alanlardan oluşması nedeniyle, Zap Suyu hariç, İldeki akarsuların boyları genellikle kısa ve az su taşımaktadırlar. İlin en büyük akarsuyu sularını Dicle nehrine taşıyan ve İli kabaca kuzeyden güneye kat eden Zap Suyudur. İldeki doğal bitki örtüsü doğudan batıya, kuzeyden güneye hakim formasyon antropojen steptir. Orman formasyonunun bugünkü yayılış sahası ise İlin güney kesimlerinde ve kısmen de vadi ve dağların kuzey yamaçlarında kendini göstermektedir. Doğal olarak yetişen türler arasında meşe, huş, ardıç, titrek kavak ve menengiç türleri yer almaktadır.
...Devamını Oku
Yeryüzü Şekilleri
Adı Tür Özellikler
Ağaçdibi Vadi
Aveherk Yayla -
Bala Yayla -
Berçelan Yayla Kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta yaklaşık 3 bin metre'dir
Beyaz Dağ Yüksekliği 3008 Metre
Bilmizit Yaylası Yayla Bilmizit Yaylası
Cehennem Vadi -
Cilo(Buzul ) Dağ Buzul Dağıdır Yüksekliği 4168 Metre ayrıca Yörenin en yüksek tepesidir.
Çarçela Yayla -
Çimen Dağ Yüksekliği 3170 Metre
Depin Vadi -
Gare Dağ Yüksekliği 3460 Metre
Gereşin Yayla Yüksekliği 2000 Metre'nin üzerindedir.
Geveruk Dağ Yüksekliği 3680 Metre
Golan Yayla -
Han'a se Gundan Yayla -
Helena Yayla -
Hisar Dağ Yüksekliği 2214 Metre
Kan Göl -
Kandil Dağ Yüksekliği 3350 Metre
Kani Mehan Yayla -
Kara Dağ Yüksekliği 3219 Metre
Kaval Vadi
Kaval Sineber Şelale -
Kırıkdağ Vadi -
Kisara Dağ Yüksekliği 3500 Metre
Köşedireği Dağ Yükekliği 3.700 Metre
Kup Dağ Yüksekliği 3034 Metre
Mergan Yaylası Yayla
Meydana Melhem Yayla -
Mor Dağ Yüksekliği 3810 Metre
Nebırnav Yaylası Yayla
Sandil Dağ Yüksekliği 3818 Metre
Sat Dağ Yüksekliği 3300 Metre
Semedar Yayla -
Seyithan,Lis, ve Dalohan Göl -
SuppaDurek Dağ Yüksekliği 4.060 Metre
Sümbül Dağ Yükseliği 3467 Metre
Tal Vadi
Tiyar Vadi -
Zap Vadi Türkiye sınırları içindeki uzunluğu 426 km'dir.
    İklim
    İklim
    Hakkâri Bölümü’nün genel olarak iklim özelliklerine bakıldığında, Doğu Anadolu’nun şiddetli karasal ikliminin bütün bileşenlerinin görüldüğü, bu bileşenlerin iklim elemanlarına yansıdığı görülmektedir. Bölgenin doğusuna ve kuzeydoğusuna doğru gidildikçe karasallığın şiddeti artmasına karşılık, güneydoğusuna gidildiğinde bu etki özellikle de alçak kesimlerde tedrici olarak azalmaktadır. Bölgenin denizlerden uzaklaşması, yükseltisinin artması ,bunun yanında yaz ve kış devrelerinde farklı hava kütlelerinin tesiri altında kalması dolayısıyla kışların çok uzun şiddetli ve karlı, yaz mevsiminin ise çok kısa ve oldukça sıcak geçmesine neden olmaktadır. Sıcaklık farkları 250C’den fazladır. Zira Ekim sonlarından Mayısa kadar Doğu Ana- dolu Sibirya üzerinden gelerek bu sahada yerleşen kontinental kutbi hava kütlesinin işgali altında kalır. Bu hava kütlesi soğuk, ağır ve kuru karakterlidir. Yazın ise daha çok güneyden gelen Tropikal hava kütlesinin etkisi altına girer. Ancak bu hava kültesi bölgenin kuzey doğusunda hiç bir zaman uzun süreli yerleşip kalamaz. Bununla beraber bölümde etkili olan hava kütlesi, yüksek basınçlı, soğuk ve Karasal Kutbi havanın etkisi altında bulunur. Hakkâri’nin ikliminde, enlem, bakı ve topografya şartlarıyla ilişkili olarak, kısa mesafelerde değişiklikler göze çarpar. İlde geniş alanları kaplayan dağlar, yüksek platolar ve bunların arasında uzanan depresyonlar, kısa mesafelerde birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Bu arızalı rölyef ve yükselti farkından kaynaklanan yerel iklim tipleri ortaya çıkmıştır. Zira bölümde yer alan depresyonlar, yüksek plato ve dağlara göre daha ılıman bir karakter gösterir. Dolayısıyla Çukurca ve Şemdinli gibi ilçelerin sınırları içerisinde kalan derin vadiler ve Yüksekova gibi depresyon alanlarında daha ılıman ve kısmen Akdeniz ikliminin etkisi görülürken, yüksek dağ ve platolara çıkıldıkça az da olsa iklimde bir değişiklik söz konusu olur ve kış ayları sert ve etkili bir şekilde kendini gösterir. Örneğin Zap Suyu’nun doğusunda ve batısında kalan yüksek dağlık alanlarda kış devresi uzun, yaz devresi daha kısadır. Ortalama sıcaklıklar depresyon alanlarına oranla daha düşüktür. Karın yerde kalış süresi yüksek kesimlerde artmasına karşılık derin vadiler ve güneye doğru ilerledikçe azalır. Yüksekova'da Bahar Bu olumsuzluklar yüksek alanlarda hem yaşamı ve hem de iktisadi faaliyetleri etkilemektedir. Bunun yanında, depresyonlarda iklimin müsa- it olması, tarım alanlarının başta olmak üzere buralarda toplanmasına, buna bağlı olarak da nüfus ve yerleşme alanlarının bu kesimlerde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Zira Hakkâri ili sınırlarında geniş alanların yerleşmeden yoksun ya da seyrek nüfuslanmış olmasında iklimin önemli bir etkisi vardır. İlin sıcaklık ve yağış değerleri oldukça farklı özelikler göster- mektedir. Zira iklimin yerleşim yerinin tespiti üzerinde rol oynayan en önemli etkisi kuraklık ve aşırı soğuklardır. Bu konuda 350-250 mm yağış eğrisinin tarla ziraatının sınırını, 75-100 mm’lik yağış eğrisinin de otlaklara dayanan yerleşmelerin sınırını belirlediği ileri sürülmek- tedir. Kurak iklime sahip çöl bölgeleri ve daima donmuş olan kutup bölgeleri insanların fazlaca yerleşmediği alanlardır. Dolayısıyla iklim doğrudan doğruya yeryüzünde insanların dağılışı üzerinde rol oynamaktadır. Bu anlamda Hakkâri ili iklimi; özelliklede yüksek dağlık alanların geniş yer kaplaması daha ağırlıklı olarak yeryüzü şekilleri bağlamında incelendiğinde neden büyük ölçekli yerleşmelerin gelişemediği ya da gelecekte potansiyel büyüme ihtimali olan yerleşmelerin nereler olduğu daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Cilo Buzul Sıra Dağları Hakkâri ili meteorolojik elemanlar açısından incelendiğinde İlde başta sıcaklık ve yağış olmak üzere, birçok değişken ili kısmen de olsa çevresinden farklılaştırmaktadır. Zira 42 yıllık rasat verilerinden anlaşıldığı kadarıyla İlde ortalama sıcaklığın 100C’, en düşük ortala- ma sıcaklığın -4,90C ile Ocak ayında ve en yük- sek ortalama sıcaklığın ise 30,70C ile Temmuz ayında gerçekleştiği görülmektedir. Ortalama yüksek ve ortalama düşük sıcaklık değerlerine bakıldığında ise, yüksek sıcaklık değerlerinin 30,7°C ile Temmuz ve Ağustos aylarında, düşük sıcaklık değerlerinin ise -8,40C ile Ocak ayında gerçekleştiği görülmektedir. İlin yukarıda verilen sıcaklık değerleri ve aşağıda verilecek gü- neşlenme süresi, ortalama bulutluluk, kapalı günler gibi değişkenleri incelendiğinde yerleş- me ve tarımsal faaliyetler açısından uygun olduğu görülecektir. Ancak unutulmaması gereken bu değerlerin alındığı rasat istasyonunun denizden yüksekliğinin 1728 m olduğu gerçe- ğidir. Bu bağlamda ilde bulutlu gün sayısı ince- lendiğinde hiçbir ay 5 gün ya da daha fazla bir değeri ifade etmiyor. Yılın tamamında 5 günün altında ve hatta tablo incelendiğinde görülece- ği üzere yaz aylarında bu değer 1 günün altına dahi düşmektedir. Dolayısıyla bulutlu gün sayısı az olan ilin güneşlenme süresi uzun, bulutlu günler ve ortalama kapalı günler sayısı ise dü- şük bir değeri ifade etmektedir. Yine yerleşme ve tarımsal hayat için vazgeçilmez bir değişken olan bağıl nemin ki, özelliklede insan sağlığı için, çok uygun koşullar arz ettiği söylenebilir. Zira kış ayları hariç bağıl nem % 50’ler civarın- da seyretmektedir. Ancak bağıl nemin uygunlu- ğuna karşılık basınç değerleri oldukça yüksektir. Ortalama atmosfer basıncı 827,5 hPa olan ilin yerel atmosfer basınca bütün yıl yüksek değerler ifade eder. Hakkâri’de buharlaşma oranı sınırlıdır. Zira yaz aylarında gerçekleşen buhar- laşma özellikle hemen sınır komşusu olan Şır- nak’ın Silopi ve Cizre ilçeleriyle kıyaslandığında daha da anlamlı olacaktır. Çünkü söz konusu şehirlerde yaz aylarında gerçekleşen aylık bu- harlaşma miktarı 1000 mm’yi çok aşmaktadır. Oysa Hakkâri’de hiçbir ay buharlaşma değeri 350 mm’yi dahi bulamamaktadır. Yağışın aylara göre ortalama değerine bakıldığında 131,7 mm ile en yağışlı ayın Nisan ayı olduğu ve en az yağışlı ayın ise 1,9 mm ile Ağustos ayı olduğu görülmektedir. Cilo - Mergan Yaylası Yağış değerleri açısından oldukça olumlu bir tablo gösteren ilde yıllık yağış miktarı 789,4 mm bigi oldukça yüksek sayılan bir miktarı ifade etmektedir. Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Hakkari ili yağış ve sıcaklık grafiği Tablodan da anlaşılacağı üzere en yağışlı ay ile en az yağışlı ay arasındaki yağış değeri oldukça yüksektir. Yaz ayları boyunca yağış değerleri oldukça düşük seyretmektedir. İldeki yağışın seyri bu anlamda tipik bir Akdeniz iklimi yağış grafiğine benzer bir durum arz eder. Zira Haziran ayının ilk günleri hariç, İlde Haziran ayının son 20 günü, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarının tamamında yağış değerinin toplamı ancak 18 mm’yi bulmaktadır. Bu da aylık ortalama toplam yağışın 4,5 mm de kaldığını göstermektedir. Diğer bir ifadeyle dört ayda düşen toplam yağış yıllık yağışın yalnızca % 2,3’üne denk gelmektedir. Hatta Haziran ayının ilk 10 gününü de dâhil ettiğimizde bu değer toplam yağışın % 3,3’ü etmektedir. Görüldüğü üzere yaz aylarında bir yağış sorunu vardır ve bu sorun başta akarsuların taşıdıkları su miktarını ve daha önemlisi tarımsal faaliyetleri önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Yaz ayları en az yağışın düştüğü mevsim olmasına karşın en yağışlı mevsimin ilkbahar olduğu tablodan anlaşılmaktadır. Toplam yağışın % 40,2’si bu mevsimde düşmektedir. Hakkâri iline düşen yağış miktarı Türkiye'nin kıyı bölgeleri hariç tutulduğunda bütün iç bölgelerin ortalamasının üzerinde seyrettiği anlaşılmaktadır. Hakkâri’de ortalama rüzgâr hızı 1,1 ile 2,1 m/s arasında değişmektedir. Rüzgârın etkili olduğu dönem ise Nisan ile Ekim arasıdır. Şüphesiz ilkbahar yağışlarının toplamda çok geniş yer kaplaması ve bir de bu mevsimde yaşanan kar erimeleri, İlde önemli su taşkınları sorununun yaşanmasına neden olmaktadır. Zira ilde taşkın döneminin ilkbahar ayları olması bu mevsimi sel ve toprak kayması gibi doğal afetlerin yoğun şekilde kendini gösterdiği mevsim olmasına da neden olmuştur. Özellikle taşkın olaylarının görüldüğü en önemli alanların başında, Yüksekova ilçe merkezi ile Zap Suyu kenarındaki yerleşim alanları gelmektedir.
    ...Devamını Oku
    Flora
    Doğa temelli turizm talebini yaratma noktasında flora önemli bir değişken olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu çevrenin hiç şüphesiz nitelikli olma zorunluluğu vardır. Bundan dolayı sürdürülebilir turizm için, bölge ve yerel alanların doğal özelliklerin korunması ve turizme açılması gerekmektedir. Bu anlamda Hakkâri ili, yeterli envanter çalışması yapılmamış olmasına karşılık önemli sayılacak oranda biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Hakkâri sınırları içerisinde beş önemli doğa alanı bulun maktadır. Bunlar sırasıyla; Zap Suyu Vadisi, Buzul-İkiyaka Dağları, Yüksekova, Mordağlar, Şemdinli Vadisi’dir. Hakkâri beş önemli doğa alanının yanı sıra dört önemli bitki alanını da içermektedir. Bunlar da sırasıyla; ÖBA No: 117 Zap Suyu Vadisi, ÖBA No: 118 Buzul ve İkiyaka Dağları, ÖBA No: 119 Yüksekova, ÖBA No: 120 Şemdinli Vadisi ’dir. İldeki yüksek dağlar, derin ve uzun vadiler önemli izolasyon alanları oluşturarak ilimize has endemik bitki türlerin oluşmasının yanı sıra nadir bazı bitki türlerinin yaşam alanı bulmasına olanak sağlamıştır. Bu endemik bitkiler arasında; Ters Lale (Fritillaria İmperialis), Erodiumhakkiaricum, Şah Burçak (Lathyrus Satdaghensis), Astragalusrechingeri, Delphiniumcarduchorum, Pterocephaluskurdicus, Crepis Hakkârica, Fritillariacrassifoliasubsp, Hakkarensis, Rosulariaelymaitica, Grammosci- adiumcornutum, Cephalariakotschyi, Inulainuloides türleri ve daha birçokları mevcuttur. Hakkâri ilinin florası henüz tam anla mıyla ortaya konulamamış olup bu konuda araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Ayrıca yöre halkı tarafından değişik yemeklerde kullanılan birçok bitki çeşidi bulunmaktadır. Bunların başlıcaları; Uçkun , Doğa Dikeni ,Yarpuz , Mende, Kenger’dir.
    ...Devamını Oku
    Fauna
    Hakkâri yer şekillerinin getirdiği avantaj sayesinde av hayvanları açısından zengin sayılabilecek bir potansiyele sahiptir. Özellikle dağlık alanlarda kurt, tavşan, tilki, dağ keçisi, ayı ve domuz gibi hayvanlara rastlanırken kuş türlerinin sayısı da oldukça fazladır. Kuş türü açısından ördek, bıldırcın, keklik ve yabani hin- di bulunmaktadır. İldeki hayvan çeşitliliği her ne kadar tek başına turizmi harekete geçiren bir çekiciliğe sahip olmasa bile diğer doğa temelli turizm türlerini destekleyecek niteliktedir. Hakkâri endemik türlerin bazıları şunlardır: Memeliler; İran Geyiği (Dama dama- mesopotamica) Türkiye’de sadece Hakkâri’de görülmektedir. Hazar Kaplanı (Pantheratigrisvirgata), dünyada en son görüldüğü yer Hakkâri’dir. Kelebekler; Çok gözlü Hakkâri Çillisi (Polyommatusdezinus) dünyada sadece Hakkâri’de bulunmaktadır. Çok gözlü Buzulmavi (Polyommatus) dünyada sadece Hakkâri’de vardır. Çok gözlü Antekorman (Polyommatusanticarmon) dünyada sadece Hakkâri’de bulunur. Sürüngenler; Spitzenberger kaya kertenkelesi (Darevskiavalentinispitzenbergerae) dünyada sadece Hakkâri’de bulunmaktadır. Hakkâri Uysal Yılanı (Eirenis-Hakkâriensis) dünyada sadece Hakkâri’de vardır. Diğer taraftan Hakkâri mikroklima ve coğrafi özellikleri açısından ve ayrıca türlerin geçiş noktası olması dolayısıyla çok fazla türe ev sahipliği yapmaktadır. Buna ek olarak Hakkâri, bilimsel araştırmalar açısından biyologlar tara- fından hala bakir bir alan olarak değerlendirilmektedir.
    ...Devamını Oku
    Ekonomik Yapı
    Hakkâri ili, Anadolu, Mezopotamya ve İran üçgeninde yer alması, coğrafi konumu ve yapısı sebebiyle tarihte birçok topluluğa vatan olmuştur. Hakkâri, Med, Pers, Selevkos, Abba- si, Selçuklu, Moğol, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı hâkimiyetini görmüştür. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 1915’te Rusların işgaline uğrayan Hakkâri 1918 yılında işgalden kurtarılarak özgürlüğüne kavuşmuştur. 1933 yılında Van iline bağlı olan Hakkari 1936 yılında il statüsü kazanmıştır. Hakkâri ilinin Doğu Anadolu Bölgesi yerleşme tarihi açısından köklü geçmişi ve geçmişten gelen birikimiyle, tarihin her döneminde ön plana çıkmış ve bir şekilde ticarete konu olmuştur. İlin coğrafi olarak dağlık olması ekonomik çeşitliliği azaltsa da, belli sektörleri ön plana çıkarmıştır. Tarım arazilerinin azlığı ve dağlık araziler dolayısıyla hayvancılık bölgenin temel ekonomik dinamiği haline gelmiştir. Fakat Hakkâri’deki elverişsiz coğrafi şartlar sebebiyle ekonomik sektörler çok çeşitlenememiş, hatta bazı dönemlerde kesintiye uğramıştır. Genelde tarım ve hayvancılıkla uğraşan halkın, güvenlik sorunları sebebiyle şehir merkezlerine göç etmesiyle sorunlar baş göstermiş, sosyolojik doku bozulmuş, tarım ve hayvancılık önemli ölçüde gerilemiş ve bunların sonucu olarak işsizlik sorunu önemli ölçüde artmıştır. Hakkâri’nin Irak ve İran olmak üzere iki farklı ülkeye komşu olması, bölgenin önemli illerinden biri olmasını sağlamıştır. Bu ülkelere komşu olması özellikle dış ticaret bağlamında çok önemli bir avantaj sağlasa da, ilin son yıllarda sürekli terör sorunu ile anılması, her geçen gün büyüyen ekonomik problemleri ve teşvik sisteminden kaynaklanan sorunlar ile yeterli düzeyde yatırım yapılamaması, özellikle işsizliğin artmasına yol açtığı gibi, tarım, sanayi ve ticareti de durma noktasına getirmiştir. Bu bağlamda ekonominin yeniden canlandırılması için; teşvik sisteminde doğu illerinden farklı bir konumda değerlendirilmesi, ulaşım ağlarının genişletilmesi ve yenilenmesi, 2008 yılında kurulan üni- versitenin daha aktif hale gelmesi, zengin doğal kaynakların değerlendirilmesi ve dış ticaretin arttırılması için sınır kapılarının aktif hale getirilmesi, sürdürülebilir bir gelişmenin sağlanabilmesi için oldukça önemlidir. Hakkâri’nin genel ekonomik yapısına bakıldığında, ekilebilir tarım arazisi sınırlı olduğundan yüzyıllardan beri yöre halkının temel geçim kaynağı hayvancılık olmuştur. İlin işlenebilen tarım arazisi az olduğu için tarla tarımı, seracılık, meyvecilik ve sebzecilik gibi araziye bağlı tarımsal faaliyetler yeterli ölçüde gelişememiştir. Ancak geniş çayır-meraları ve yüksek yayları ile hayvancılık yapmaya oldukça elverişlidir. İlin arazi yapısı engebeli olup dar bir alan içinde topoğrafik farklılıkları nedeni ile arıcılık sezonu di- ğer illere göre daha uzun sürmektedir. İldeki bu yükseklik farklılıklarının yanı sıra; bitki örtüsü bakımından zengin bir floraya sahip olması, bitkilerin değişik zamanlarda çiçek açması, arıcılık sezonunun uzun sürmesi ve yöreye has çiçeklerin bolluğu sayesinde arıcılık ekonomik yaşamda önemli bir unsurdur. Bunun dışında, su ürünleri yetiştiriciliği gibi üretim faaliyetleri de bulun- maktadır. Yeryüzü şekillerinin yaklaşık %88’ini dağların oluşturduğu Hakkâri’nin kullanılan toplam tarım arazisinin %74,8’i sulanabilmektedir. Hakkâri idari yapı yönünden; Merkez, 3 ilçe, 4 belde, 136 köy, 377 mezradan oluşmaktadır. 2014 yılı itibariyle 276.287 kişi yaşamaktadır. Nüfus bakımında Türkiye ge- nelinde 63. sıradadır. Nüfusun 149.217 ki- şisi şehirlerde yaşarken, 123.824 kişisi belde ve köylerde yaşamaktadır. Şehirde yaşayanların oranı %54,5 iken köyde yaşayanların oranı ise %45,5’tür. Türkiye genelinde ise il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranının %91.3 olduğu dikkate alınırsa, Hakkâri’de kırsal yaşamın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğu ifade edilebilir. İlçelere göre nüfus dağı- lımına bakıldığında ise, Merkez 80497 kişi (ilçe merkezi 57585, belde ve köyler 22912), Yükse- kova 117440 kişi (ilçe merkezi 68757, belde ve köyler 48683), Şemdinli 63261 kişi (ilçe merkezi 15739, belde ve köyler 47522) ve Çukurca 16251 (ilçe merkezi 8698, belde ve köyler 7553) kişidir. İl merkezi nüfusu 57.585 olan ilin nüfus yoğunluğu ise km2 başına 38 kişidir. Türkiye ge- nelinde ise nüfus yoğunluğu 100, en yüksek olan İstanbul’da ise bu değer 2725’tir. Bu bakımdan Hakkâri Türkiye değerinin oldukça altındadır. Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Hakkâri’nin 7228 km2’lik alanı ile Türkiye yüzölçümünün %0,9’unu kaplamaktadır. 2012-2013 dönemin- de Hakkâri’de nüfus artış hızı binde -25.1 ile binde 13.7 olan Türkiye değerinin altındadır. Bunun sebebi olarak büyük şehirlere olan göçler düşünülebilir. Hakkâri 2012-2013 net göç hızına bakıldığında, binde -8.3 ile göç veren illerdendir. Bu dönemde Hakkâri’ye 8007 kişi göç ederken, Hakkâri dışına göç eden sayısı ise 10293 kişidir. Hakkari’ye komşu illerden Şırnak’ın net göç hızı binde -1.5, Siirt’in net göç hızı binde -7.8 ve Ağ- rı’nın net göç hızı ise binde -24.6’dır.
    ...Devamını Oku
    Ortalama Sıcaklık Nem
    Nüfusu : 17.250 kişi Yüzölçümü : 914 km2 Rakım : 1285 m Şehir Merkezine Uzaklığı : 77,7 km İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte İlçe , Urartu Uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini ‘Mir’ denilen dini , siyasi , askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca , İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. Selçuklular’dan sonra Osmanlı Döneminde Hakkari Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-çal adı ile kaza teşkilatı kurularak Van Sancağına , 1890 yılında ise ; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkari İl Beyliğine bağlanmıştır. 1.Dünya Savaşında Ruslar ve Nasturiler Çukurca’yı yakıp yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca , 1926 yılında Ankara Antlaşması ile T.C sınırları içerisine alınmış , 1953 yılında ise ilçe yapılmıştır. Çok eski bir yerleşim merkezi olan İlçemizin bilinen son sakinleri Nasturilerdir. Mezopotamya uygarlığının izlerini taşımaktadır. 1.Dünya Savaşı Döneminde Rusların kışkırtmasıyla ayaklanan Nasturiler Ordumuz ve Milislerin ayaklamayı bastırmasından sonra ülkeyi terk etmişlerdir. Çukurca 1926 Ankara Antlaşmasıyla Türkiye Toprakları içine alınmıştır. Daha önce bucak merkezi iken 1953 yılında 6068 sayılı kanun ile ilçe yapılmıştır. Toplam 914 Km2 Yüzölçümlü İlçemiz,doğuda Yüksekova,batıda Şırnak ( Uludere ve Beytuşşebap ),Kuzeyde Hakkari ve Güneyde ise Irak Devlet Hududu ile çevrilidir. İlçemizin rakımı 1285 m.dir. İlçe Yerleşim Merkezi,yüksek dağlarla çevrili olup düz olmayan bir alandır. Çukurca adı da belirtilen bu coğrafi konumundan gelmektedir.
    ...Devamını Oku
    Nüfusu : 63.261 kişi Yüzölçümü : 1.680 km2 Rakım : 1450 m Şehir Merkezine Uzaklığı : 129,6 km Bölgenin tarih çağına Sümerler ve Akatlar’la girdiği,kentte ilk önce Sümerler’in Hakan Boyu olduğu,Sonra Akatlar,Urartu’lar ve Asur’ların bölgede uzun süre yaşadıkları anlaşılmıştır. Bölgenin daha sonra Med’ler ,Babiller,Pers’ler,Makedonya’lılar ve Silveskoslar’ın eline geçtiği, Hz.Ömer devrinde İslam Ordularının bu bölgeyi Müslüman Birliğine kattığı,daha sonra Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Çaldıran Zaferinden sonra Osmanlı egemenliğine girdiği ve tarih boyunca bir çok kavimlere belde olduğu görülmüştür. Rusların 1853 yılında Türk’lere savaş açması sonunda Dağistan’daki Şeyh Şamil ile işbirliği yapan Şemdinli’li Seyit Taha düşmana savaş ilan etmiştir. Ölümü üzerine Kardeşi Şeyh Salih Azerbeycanlıları ve Hakkari’lileri Ruslara karşı ayaklandırdı. Fakat güneyde Cizre’de hüküm süren İzzettin Şir Ruslar tarafından kandırılarak isyan çıkarması sağlandı,Yezidi ve Nasturi’lilerle birleşen İzzettin Şir Musul ve Bitlis dolaylarını yağma ile işgal etti.(1854).Fakat Diyarbakırlı Hacı Timur Ağa asileri tamamen ortadan kaldırdı (1855).sonra Van Sancağı’na bağlı Şemdinan (Şemdinli)Albak,Çölemerik (Hakkari),Gever (Yüksekova), Beytüşşebap,Çal,Tiyari ve Kotur ilçeleri ile birlikte Erzurum Vilayeti’ne bağlandı.1865’te Van Vilayetinin kurulması ile ilçeler Van’a bağlandı. 1914 ile 1917 tarihleri arasında dört defa Rus işgaline uğramış olan Şemdinli’nin İlk işgali 5 Kasım 1914 olup,10 Aralık 1914 tarihinde Kuvvetlerimiz tarafından geri alınmıştır.13 Mayıs 1915 tarihinde ikinci defa Rus işgaline uğrayan ilçe kısa sürede Rus işgalinden kurtarıldı.31 Temmuz 1916 tarihinde kuvvetlerimiz tarafından Rus’lar tekrar geri püskürtüldü. İşgallerinde ısrarlı olan Rus Kuvvetleri Şemdinli’yi 10 Ağustos 1916 tarihinde dördüncü kez işgal ettiler. Rus’lar ve işbirlikçileri olan Nasturiler kötü düşüncelerine tüm Doğu Anadolu üzerinde olduğu gibi küçük Şemdinli üzerinde de sürdürmeye çalıştılar. Ancak yörenin İnsanları Ordu birliklerimiz ile el ele vererek onların bu hain emellerine engel oldular.24 Kasım 1917 tarihinde kuvvetlerimiz tarafından bir daha dönmemek üzere Rus Kuvvetlerini geriye kaçırdılar. Şahanklı Sinko Milli Mücadele sırasında 20.nci Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR Paşa ile işbirliği yaparak Yurdumuzdan kovulduktan sonra Urumiye bölgesine çekilen Ermenilerin bölgeye girmelerine engel oldu. 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması ile Musul ve Hakkari’nin 5 bölgesi sınır dışı kaldı. Nihayet Çölemerik (Hakkari),Gever (Yüksekova),Şemdinan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkari Vilayeti kuruldu. Cumhuriyet döneminde bir süre Van Vilayeti içerisinde kaldı.4 Ocak 1936 tarihinde Hakkari tekrar Vilayet olunca Şemdinli de Hakkari’ye bağlandı COĞRAFİ DURUM Yeri,Yüzölçümü ve Rakımı Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan İlçemiz tabiat güzelliği bakımından Hakkari İlinin en güzel İlçesidir. Türkiye’nin İran ve Irak’a hudut teşkil eden üçgeninde yer alır. Yüzölçümü 1.680 Km2,Rakımı ise 1450 M.dir. Bitki Örtüsü Genellikle dağlık olan İlçemiz alanının %45’i Ormanlık,%41’i tarıma elverişsiz alan,%10’u dört veya beş ay kullanılabilen çayır ve mera ve %4’ü tarıma elverişli alandır. Ormanlarda bulunan ağaçların cinsi genellikle meşedir.
    ...Devamını Oku
    Nüfusu : 118.147 kişi Yüzölçümü : 2.385 km2 Rakım : 1950 m Şehir Merkezine Uzaklığı : 78 km Tarihi bir Kent olan Yüksekova' nın tarihi M.Ö.7000 lere değin uzandığı kesin olarak bilinmektedir. GEVEROK vadisinde kayalara kazılmış bini aşkın resim bulunmuştur. Bu resimler yapısal özellikleri nedeniyle NEOLOTİK dönemle tarihlenmektedir. M.Ö.1000' de ise yörede URARTU uygarlığı yaşanmıştır. Bu uygarlığın en kalıcı izleri ise İlçe sınırları içindeki ünlü ORDU yoludur. Bu yol, URARTU krallığının Van Gölü kıyısındaki merkezi TUŞBA'dan (Van İlinin eski ismi)başlayıp CİLO Dağlarına değin uzanmaktadır. KELYAŞİN ve TOPUZAVA anıtları üzerinde URARTU dili ile yazılmış yazıtlar vardır ki; Bu uygarlıkla en doğrudan bilgiler bu yazıtlardan elde edilmiştir. Büyükçiftlik (Hırvata) Köyü kalıntıları, Yüksekova' nın batısında Orişe deresi ağzındaki büyük bir kent ve kale kalıntısıdır. Burası Urartu' nun önemli kentlerinden Musaşir olduğu sanılmaktadır. Eski adı GEVER olan Yüksekova Kanuni Sultan Süleyman' ın egemenlik yıllarında Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1.Dünya savaşında Ruslar Yüksekova' yı işgal ettiler. (24 Mayıs 1915) Nasturi liderlerinden Marşimonu HOY' a götürdüler.Onun aracılığı ile bütün Nasturileri ayaklandırarak Türk ordusuna karşı kullandılar. 1915' te bölgedeki Müslüman halk Rus ve Nasturi zulmünden kaçarak dağıldılar. 5 Mayıs 1919' da yerli milis kuvvetleri ve şanlı ordumuz tarafından Yüksekova kurtarılınca isyancı Nasturiler, Urumiye (İran'ın Yüksekova' ya komşu olan ili) bölgesine çekildiler. 19.Yüzyılda Van vilayetine bağlı Hakkari livasının kazası olan Yüksekova 1936' da ilçe konumuna getirilmiştir. İlçe Merkezinin eski adı Dize' dir.
    ...Devamını Oku
      Havayolu
      Havayolu Ulaşımı İlimizin Yüksekova ilçesinde Mayıs 2015’ten itibaren hizmet vermeye başlayan S lahaddin Eyyûbi Havaalanı uçak seferlerine başlamıştır. Seferler haftanın belirli günlerinde bulunmaktadır. Yüksekova’dan Hakkâri il merkezine sabah saat 07.00’dan akşam saat 18.00’a kadar yolcu minibüsleriyle ulaşım sağlanabilmektedir. Hakkâri-Yüksekova arası 78 km olup ulaşım yaklaşık 50 dakika sürmektedir. Ayrıca Türkiye’nin her yerinden Van Ferit Melen Havaalanına uçak seferleri bulunmaktadır. Havaalanına indikten sonra Van şehirlerarası otobüs terminaline gidilerek Hakkâri-Van arası seyahat eden turizm firmalarından biriyle Hakkâri’ye gelinebilmektedir.
      ...Devamını Oku
      Karayolu
      Şehirlerarası Toplu Taşıma ile Karayolu Ulaşımı Hakkâri'ye Van üzerinden aktarmalı olarak seyahat eden turizm firmaları ile gelinebilmektedir. Bu firmaların yolcu minibüsleri sabah 07:00 ile akşam 18:00 saatleri arasında Van’dan hareket etmektedir. Hakkâri-Van arası 210 km olup, ulaşım yaklaşık 3 saat sürmektedir. Ayrıca Şırnak üzeri ulaşım sağlamak isteyenler sabah 07:00 ile öğlen 13:00 saatleri arasında farklı seyahat firmaları ile Hakkâri’ye ulaşılabilmektedir. Hakkâri-Şırnak arası 190 km olup ulaşım yaklaşık 4-5 saat sürmektedir. Özel Araçla ile Karayolu Ulaşımı Erzurum-Ağrı istikameti kullanılırsa Van’dan geçilmesi gerekmektedir. Van üzeri gelirken iki alternatif yol bulunmaktadır: Birincisi Edremit üzerinden geçer ve diğerinden 20 km daha uzundur. Ancak diğer yola göre daha kullanışlı bir yoldur ve kışın karlıbuzlu havalarda en uygun yol bu istikamettir. Muş-Tatvan veya Bitlis-Tatvan istikameti kullanılırsa, Tatvan-Gevaş güzergâhı takip edilmesi gerekmektedir. Bu güzergâh kullanılırken Van ili Gürpınar ilçesinden geçilmesi gerekmektedir. Van-Hakkâri yolunun 60. km'sinde bulu- nan Güzelsu (Hoşap) beldesinden sonra 32 virajlı sert bir dağ yolu bulunmaktadır. Güzergâhın 90. km'sinde Başkale ilçesi bulunmaktadır. Van-Hakkâri yolunun 160. km'sinde Yeni Köprü yol ayrımı bulunmaktadır. Yol ayrımında Hakkâri-Şırnak güzergâhı takip edilmesi gerekmektedir. Güzergâh üzerinde iki adet küçük tünel bulunmaktadır. Güney illerimizden Hakkâri'ye ulaşım Şırnak üze-rinden sağlanmaktadır. Şırnak-Hakkâri arası 190 km’dir. Yolun engebeli olmasından dolayı ulaşım yaklaşık 4-4,5 saat sürmektedir.
      ...Devamını Oku

      Konum Bilgileri

      Seyahat Hatırası TÜMÜ

      Nerede Konaklanır TÜMÜ

      Turizm AktiviteleriTÜMÜ