Folklorun Korunması: Derlemeden Aktarmaya

474 Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı meye göre koruma için yaşatma anlamına gelmek üzere “aktarım” terimi öne çıkmaktadır. Yani, okul içi veya okul dışı eğitim, ev içi eğitim, hizmet içi eğitim gibi bütün bireyler ve gruplar arası “ör- gün”, “yaygın” ve “sargın” biçimleriyle diyalog ve etkileşim alanları “aktarım” için elverişli hâle ge- tirilmeli, yaşlıların bildiklerini gençlerin de öğrenmelerinin yol ve yöntemleri bulunmalıdır. Son an- latıcı ölmeden bir masalı derlemiş olmak halk biliminin veri elde etme çalışmaları açısından yeterli olabilir ama kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından yetersizdir. Sözleşme kültürel mirasın korunması o masalın başka bir anlatıcıda yaşamasının sağlanmasıyla mümkün olabilir görüşündedir. Nitekim masal çalışmaları yapan pek çok araştırmacı sözlü ortamdan pek çok masal derlemiştir ve bunlar dergilerde, kitaplarda, arşivlerde yerlerini almıştır ama hemen hiçbiri kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşama şansına sahip olamamıştır. Folklor bilimi ile meşgul olanların konuyu bir de Sözleşmenin bu yaklaşımından hareketle yorumlamaları, koruma ve aktarım çalışmalarının uygulanabilirliğini veya uygulanma gerekliliğini tartışmaları gerekmektedir. Folklor ürünlerine “kimlik ve aidiyet”, “sürdürülebilir kalkınma”, “ino- vasyon” veya “uygulamalı halk bilimi” için yaratıcı alan ve esin kaynağı olarak da değerli olduğunu unutmamalıyız. Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi ndeki korunma yaklaşı- mı, geçmişin öğrenilmesi kadar geleceğin tasarlanmasında da folklorun yerini, rolünü ve önemini vurgulamaktadır.

RkJQdWJsaXNoZXIy NzM2ODUz