Dede Korkut Hikayelerinde Toplumsal Cinsiyet Kabulleri Bağlamında Kadın ve Erkek Söylemleri

144 Dr. Gülnaz ÇETİNKAYA T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı “babası”, yönetim sistemi içerisinde “bey”, geleneksel yapının onayından geçmiş “yigit” tir. Hika- yelerde erilliğin en önemli söylem kodlarını bey ve babalık statüsü içerisinde görmek mümkündür. Bu bağlamda bey ve baba; kolektif bilincin en önemli temsilcisidir. Çünkü hikayelerde erkekler, hayatlarındaki önemli aşamaları kamusal alanda toplumun tanıklığında gerçekleştirir. Bu tanıklık, yiğitlik yolunda ilerleyen genç için hem kendi ile ilgili farkındalıgının, hem de baskalarının birey hakkında farkındalıklarının olusmasına dayalıyken, baskalarının kisi ile ilgili söylemleri bey ve baba statüsünde yerini toplumsal bellegin sözcülüğüne bırakmaktadır. Bu bağlamda baba ve bey, yasadıklarını ve deneyimlerini geleneksel yapının deger yargılarıyla bellek süzgecinden ge- çirerek gelecege tasıyan, “an” da karar veren ve uygulayan durumundadır. Eril kimliğin bey ve baba olarak kolektif bilinci temsil ediş şekilleri birbirinden farklıdır. Bey, toplumsal yapının gizil eleştirel unsurlarının mekan üzerindeki sembolik nesnelerle aktarıcısı du- rumundayken baba bu gizil eleştirel unsuru çözümleyen, yorumlayan ve aktaran durumundadır. Baba, kamusal alanın değerlerini iç mekâna taşıyandır. Bu bağlamda toplumsal belleğin gizil eleştirel unsurunun sözcüsü durumundadır. Dıs mekândaki fizikî ve manevî alandaki sınanma- ların iç mekâna yansıması ise bireysel değerlendirme, sorgulama şeklinde görülmektedir. Dirse Han Oglu Bogaç Han Hikâyesi ’nde Dirse Han Bayındır Hanın sölenindeki sorgulamaları evin içerisine su sekilde tasır: “Kalkubanı Han Bayındır yirinden turmıs, bir yere ag otag bir yere kızıl otag- bir yere kara otag dikdürmis, ogulluyu ag oataga kızluyı kızıl oataga oglu kızı olma- yanı kara otaga kondurun, kara kiçe altına dösen, kara koyun yahnısından önine getürün, yir-ise yisün, yimez-ise tursun gitsün, anun oglı kızı olmaya Tanrı Ta’ala anı kargayupdur biz dahı kargaruz dimis. Ben varıçak gelübeni karsuladılar kara otaga kondurdılar, kara kiçe altuma dösediler, kara koyun yahnısından önüme ge- türdiler, oglı kızı olmayanı Tanrı Ta’ala kargayupdur biz dahı kargarız bellü bilgil dediler. Senden- midür benden-midür, Tanrı Ta’ala bize bir batman ogul virmez nedendür didi.” ( Ergin 1997: 79-80) Babanın, evinde hatununa yaptıgı bu konusma toplumsal kabullerin aktarımı niteliginde- dir. Toplumsal yapının sözcüsü olarak Bayındır Han’ın çocuksuzlukla ilgili sorgulamalarını Dirse Han evin içinde hatunu ile gerçekleştirmektedir. Baba, evin içindeki sorgulamalarını gelenegin, deger yargılarının ve kuralların temsilcisi olarak hem bugünü hem de gelecegi için yapmaktadır. P. Bourdieu’ nun da ifade etigi gibi baba “ bir yandan gelecegi geçmise yönlendirir, diger yandan da gelecege ait yaptırımın gerçeklesmesini” saglar. (Bourdieu 2014:93) Çünkü gelecek geçmişin köklü deger yargıları üzerine şekillenir ve aktarılır. Geleneksel öğretinin özü, aktarmaktan ve yasatmaktan geçer. Baba ve bey; geleneğin, törenin, düzenin ve otoritenin temsilcisidir. Bey, geleneği ve dü- zeni yönetim sitemi içerisinde şölen düzenleyerek, av ve akın izni vererek gerçekleştirir. Baba törenin ve düzenin devamlılığını geleneksel bilgiyi oğula aktararak, ona toplumsal davranış ve kuralları, kahramanlık için gereken hünerleri öğreterek gerçekleştirmektedir. Babanın kolektif bi- linç temsiliyetinde gelenek, yaşam ve tecrübe önemlidir. Otorite simgesi olarak baba, geleneksel öğretici olarak oğlundan bir takım davranış ve hünerler göstermesini istemekte ve beklemekte- dir. Bu anlamda oğlun yaptığı yiğitlik, baba için gurur vesilesidir ve bunun toplumsal gösterim

RkJQdWJsaXNoZXIy NTU4MTc2