Aile İci Sevgi Sözlerinden Olusan TakmaAdlar Uzerine

328 Prof. Dr. Saim SAKAOĞLU T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı nıldığı da görülür: Mehmet İstemi, Ali Sami, Hasan Kerem, Ayşe Betül, Fatma Selcen, Hatice İrem, vb. Son yıllarda görülen bir yeniliği de hatırlatmadan geçemeyeceğiz. Türk Medeni Kanu- nu’unda yapılan bir değişiklikle evlilik aşamasında eşlerinin soyadından önce gelmek üzere kız- lık soyadlarını da kullanabileceklerdir: Selcen Sakaoğlu-Manavgat. Bu durum anılan kanunun çıkmasından önceki evlilikler için de, ilgili makamlara başvurulması halinde geçerli olmaktadır. Ancak hanımın iki adı varsa ortaya dört kelimeden oluşan bir ad ve soyladı ortaklığı çıkmaktadır. Fatma Betül Sayan Kaya, 65. Hükümette Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, atanması, 24 Mayıs 2016. Gilman Senem Gençtürk Hızal, Başkent Üniversitesinde profesör. Pek az olmakla birlikte üç adı bulunan bir hanımın evlenmesi sonucunda beş addan olu- şan bir ad zenginliği ortaya çıkacaktır. Belirlediğimiz bir adı aşağıya alıyoruz: Fatma Naciye Can Şimga Muğan, Prof. Dr. İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü 2016. Bir erkeğe ait olan aşağıdaki ad, kişinin dört adlı olduğunu göstermektedir: Fatih Sultan Mehmet Han Öksüz, Kahramanmaraş Barosu avukatlarından olup internette adlar ayrı ayrı yazılmıştır. Buraya kadar ele alınan adlar kişilerin alması gereken adlarla ilgilidir. Ancak toplumuzun bazı sebeplere bağlı olarak bunların dışında başka ad verme sebepleri de vardır. Bunlar alınması ve konulması zorunlu olan adlar değildir. Ayrıca bir de sınıf, meslek ve yaş gruplarına göre alınan veya yakınları veya başkaları tarafından verilen adlar vardır. Konumuzun daha iyi anlaşılabilmesi için ve ana konumuzun yerinin ortaya konulabilmesi için bir sınıflama yoluna gidilecektir. Bu sınıf- lamayı iki ana dal olarak ele alabiliriz: 1. İsteğimizle aldığımız adlar 2. İsteğimiz dışında başkalarınca konulan/takılan/verilen adlar Birinci gruba giren adlar hemen herkesçe bilinen adlar olup aydınlar arasında bunların özel bir adı vardır: Takma ad, müstear ad, iğreti ad. Bu tür adların daha çok yazar, şair, çevirmen, köşe yazarları ve resmî görevleri gereği gerçek adlarını kullanamayacak olanlarca kullanıldığı gö- rülmektedir. Unutulmasın bütün yazarlığı boyunca bu tür adların arkasına saklanmayan kişiler de vardır. Buna karşılık bu tür adlarının sayısı pek çok olan kişiler de görülmektedir. Bu çok adlılık, kişinin dönemlerine, adı kullandığı alana, yaşına göre değişiklik göstermektedir. Peyami Sefa’nın Server Bedii , Faruk Nafiz Çamlıbel’in Çamdeviren, Tarık Buğra’nın Mehmet Nazım adlarını kul- lanmaları gibi. Bu arada çok adlılığa örnek olmak üzere bir romancımızla bir şairimizin adlarını hatırlat- mak isteriz. Böylece onların ad alma konusundaki dikkatlerini de yakalamış olacağız. Ülkemizde bu tür adlarla ilgili olarak yayımlanan kaynak eserlerin en önemlisi ve en gelişmişi Tahsin Yıldı-

RkJQdWJsaXNoZXIy NTU4MTc2